"Otomotiv'de gelecek nerede?"

Otomotiv sektörünün önde gelen yöneticileri, sektörün geleceğine ilişkin fikirlerini paylaştı.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Otomotiv'de gelecek nerede?

Geçen yılın ocak ayında Başbakan Tayyip Erdoğan, TÜSIAD’ın genel kurulunda iş adamlarına “yerli otomobil üretelim” çağrısında bulundu. Bu çağrı, sektörde büyük bir tartışma başlattı. Sektörün önde gelen yöneticileri, otomobilde yerli markanın hayal olmadığını düşünüyor. 2023 hedeflerine ulaşmak için bunun şart olduğunu düşünenler bile var. 2023 hedefinde otomotiv sektörüne düşen pay ise 75 milyar dolar ihracat yapmak. Sektörün bunu gerçekleştirebilmesi için her yıl ihracat rakamını yüzde 10 artırması gerekiyor. Ali Kibar, Jan Nahum, İbrahim Aybar, Orhan Sabuncu yerli otomobile ve sektörün geleceğine ilişkin fikirlerini paylaştı. İşte detaylar...

YERLİ OTOMOBİL MÜMKÜN MÜ?

Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, yerli otomobilden ne kastedildiğinin iyi anlaşılması gerektiğini düşünüyor.
Aybar’ın bu konudaki değerlendirmesi şöyle: “Bir otomobilde yaklaşık 5 bin referans parça var. Her şeyi yerli olarak yapma imkanı olsaydı bunun örneklerini dünyada görürdük. Bir tsunami felaketi oldu ve birçok fabrika üretimde sekteye uğradı. Çünkü tsunami bölgesinden gelecek parçalara ihtiyaç vardı. Her şeyi yerli üretimle yapmak geçerli bir tanım değil. Kritik parçalar yerli olmalı ki zaten halihazırda bu yapılıyor. Bu bağlamda farklı açılımlarla bu konuyu ele almak lazım. Ürettiğiniz ürünün tasarımına, adedine, detaylarına, kapasitesi ile yerine ve pazarlanacak pazarın detaylarına yerli bir müteşebbis olarak siz karar veriyorsanız, üreteceğiniz otomobil yerli otomobil olacaktır.” Sektörün önde gelen isimlerinden Ali Kibar, teşvikteki zamanlamaya dikkat çekerek şunları söylüyor: “Sayın Başbakanımızın artık Türkiye’nin yerli otomobilini yapması gerektiğini belirtmesiyle başlayan düşünce akımı doğru bir yolda. Ben bunu aslında Türk markalı bir otomobil olarak nitelendiriyorum. Önümüzdeki dönemde ben Türk markalı bir şeylerin yaratılacağını tahmin ediyorum. Tabii
bunları yaparken başka ülkelerde olmayan, sadece Türkiye’ye has bir ürünün geliştirilmesi lazım fakat bununla ilgili ciddi yatırımlar gerekiyor. Türkiye Gümrük Birliği’ne girdiğinden bu yana Avrupa ile çok uyumlu ürün kullanım sistemine sahip. Türkiye’deki eğilim sedan tarzı otomobildir, fakat Avrupa’da bu hatchback’tir. Çalışmalarımızı biz de hassas bir şekilde devam ettiriyoruz. Bazı teşvikler olacak ve biz de Hyundai olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yalnız teşvik geciktikçe en değerli şey olan zamanı yitiriyoruz.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz