Alışverişte “Çip” Devrimi

ABD’de üzerinde çalışılan teknoloji hayata geçtiğinde, özellikle perakendeci şirketler için hayat çok kolaylaşacak... Müşteriyi tanıma ve ona yakınlaşma çabasında inanılmaz bir yol alınmış olunacak...

1.05.2002 03:00:000
Paylaş Tweet Paylaş

ABD’de üzerinde çalışılan teknoloji hayata geçtiğinde, özellikle perakendeci şirketler için hayat çok kolaylaşacak... Müşteriyi tanıma ve ona yakınlaşma çabasında inanılmaz bir yol alınmış olunacak. Öyle ki, markete giren müşterinin üzerindekilerin nereden satın alındığını bile anlamak mümkün hale gelecek. Sadece bu kadar mı? Raflardaki ürünlerden de benzer mesajlar perakendeciye ulaşacak. İşte bu mucize gibi görünen teknolojinin özünde, ürünün içine yerleştirilen minik “çip”ler var.

Büyük bir market zincirinin yöneticisiniz... Müşterinizi yakından izliyor, davranışlarını ve satın alma kararlarını analiz ediyorsunuz. Ancak, daha fazlasını bilmenin zararı olur mu? Şöyle bir tablo hayal edin. Müşteriniz mağazaya giriyor. Üzerindeki kıyafetten ayakkabıya, her şeyi nereden satın aldığını anında öğrenebiliyorsunuz... Bir anlamda rakiplerinizi tanıyor, ona göre strateji oluşturabiliyorsunuz.

Hepsi bu kadar da değil... Müşteriniz alışverişe devam ediyor. Raftan bir deterjan alıyor. Siz anında bunu öğreniyor ve boşalan rafa bir deterjan koyabiliyorsunuz.

Müşteri alışverişini tamamlayıp, marketten ya da mağazadan ayrılmaya karar veriyor. Artık alışveriş sepetindeki her şeyi, bir anda saptayıp kasaya girmek mümkün. Üstelik, müşterinin kredi kartı da sizin kasanızla temasa geçebiliyor.

Biraz hayal gibi gelmiş olabilir. Ancak, bekleyin... ABD’de deneme uygulamaları yapılan ve “ürünlerin içine çiplerin gömülmesi” mantığına dayalı sistem, bütün bunları önümüzdeki yıllarda yaygın hale getirecek.

Alışverişte çip dönemi

Şık giyinmeyi seviyor ve modayı da yakından izlemek istiyorsunuz. Ancak, her şeyi tek tek düşünmek için zamanınız yok. Ayrıca, kusursuz görünmek için profesyonel desteğe de ihtiyaç duyuyorsunuz. İtalyan lüks tüketim devi Prada sizin için her şeyi düşünmüş. Kıyafeti seçip giyinme kabinine girdiniz. Elinizdekini askıya astığınız anda ürünün üzerindeki çipler duvardaki yassı panoyu harekete geçiriyor. Ekranda ünlü bir model, seçtiğiniz kıyafetin aynısını tanıtıyor. Dahası da var. Prada’nın ünlü tasarımcısı Miuccia Prada size kravat, çanta gibi seçiminize uygun aksesuar önerilerinde bulunuyor.

Prada, bu sistemle çalışacak ilk butiği New York’un SoHo semtinde yeni açtı. Proje tamamlandığında Texas Instruments tarafından üretilecek çipler, Prada’nın tüm el çantaları, sivri topuklu ayakkabıları ve daracık elbiselerine takılacak.

Radyo Frekanslı Kimlik Çipleri (RFID-Radio Frequency Identification) adı verilen teknolojinin her yerde oturtulmasıyla birlikte, çok daha başka yararları ve kullanım alanları da ortaya çıkmaya başlayacak ABD’deki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) 2 yıl önce açılan AutoID merkezinde bu doğrultuda yapılan araştırmalar devam ediyor. Aralarında Pepsi, Johnson & Johnson, UPS ve ABD Savunma Bakanlığı’nın da bulunduğu çok sayıda kuruluş tarafından desteklenen araştırmalar için tam 9 milyon dolarlık bir fon oluşturulmuş durumda.

MIT’e bağlı AutoID Center’a da başkanlık eden Procter & Gamble yöneticilerinden Kevin Ashton’ın tahminlerine göre, RFID sistemi veri toplamada otomasyonun tamamlanmasını sağlayacak. Ashton, “Ürünler dünyasında özel bir iç ağa ve bilgisayarların gerçek dünyayı anlamaları için standardize bir yönteme ihtiyacımız var” diye konuşuyor.

Stok yönetimi kolaylaşıyor

Oklahama’nın Tulsa kentindeki Sam’s Club adındaki mağazada, jilet kutuları ve deterjan paketleri  içine yerleştirilen mikroçipler, telsiz alıcıları sessizce alarma geçiriyor ve yükleme havuzunun kapısına ulaşan ürünleri tek tek bildiriyor. Mağaza raflarının içine yerleştirilen ek alıcılar da mağaza personelini eksilen ürünün yerine yenisinin konması konusunda uyarıyor.

Perakende sektörü uzmanlarına göre, bu buluş, stok yönetiminde ulaşılan en üst noktayı oluşturuyor. Artık elle stok sayımına gerek kalmayacak. Kartınızın içindeki çipler konuşmaya başlayacak ve sipariş edilen her birim ürünün zamanında ve eksiksiz ulaşıp ulaşmadığı teyit edilecek.

On yıl sonra neredeyse bütün tüketim malları, içlerinde barındıracakları küçücük çiplerle yükleme havuzu, market rafları, girişler, güvenlik noktaları ve park alanları dahil her yerde bulunan radyo frekanslı alıcılara durumlarıyla ilgili sinyaller gönderip bilgi verecek.

Elektronik ürün kodu olarak bilinen ve sadece kendilerine ait tek bir numara içeren bu yeni çipli etiketler, satıcının, müşterinin neleri satın aldığını izlemesini sağlayacak. Aslında bu çipler, barkodlardan daha fazlasını içermiyor. Ancak, kasada elle tarama işine son veriyor. Tulsa’daki Sam’s Club, bu yaz söz konusu çipleri kişisel eşyalarda uygulamaya başlayacak.

Şirketlerin ilgisi büyük

İlk örneklerinin başarılı sonuçlar vermesi, şirketleri bu konuda cesaretlendirdi. Şirketlerden gelen haberler, bu konuda ciddi yatırımların yapılacağını haber veriyor. ABD’deki tüketiciye yönelik üretim yapan şirketlerin bir bölümü, 4 yıla kadar yüksek fiyatlı ürünlerini, 10 yıl içinde de bütün her şeyi  bu sistemle satmaya başlamayı planlıyor.

Bu sistemin imalatçı firmalara sağlayacağı avantajlar arasında, “stok” kayıplarının en aza indirgenmesi öne çıkıyor. Perakendeciye getirisi ise çok daha önemli; hırsızlık olaylarından kaynaklanan zarar en düşük seviyeye indirgenebilecek. Tüketici ise artık kasa önlerinde uzun kuyruklarda bekleyip zaman kaybetmeyecek.

Dünyanın en büyük tüketici malları üreticilerinden Procter & Gamble, bu yöntem sayesinde stok maliyetlerinde yüzde 40 dolayında, bir başka deyişle 1.5 milyar dolar tasarruf edebilmeyi hedefliyor. Procter &Gamble’ın ön incelemelerine göre, buradan her işlem başına 4 sent tasarruf sonucu çıkıyor.

Çiplerin evrimi

Bu radyo çipleri, çiftlik hayvanlarının çalınmasını önlemek için fişlemede ve paralı otoyollardaki gişelerde uzun yıllardır başarıyla kullanılıyor. Çokuluslu petrol şirketlerinden ExxonMobil’in SpeedPass (HızlıÖde) isimli otomatik ödeme sistemi, sürücülere aldıkları benzinin ücretini sadece anahtarlık benzeri bir cihazı okutarak ödeme olanağı sunuyor. Bu sistem kısa sürede 6 milyon sürücüye ulaşmış bulunuyor.

Yeni dönemde ise bir takım değişikliklerin olacağı tahmin ediliyor. Örneğin, boyutları çok daha küçük ve daha ucuz olan çipler üzerinde çalışılıyor. Bu yeni ürünlerle, verileri okuyacak daha akıllı yazılımlar ile çok daha güçlü ve ucuza mal olacak radyo alıcılarının eşlik etmesi planlanıyor.

California merkezli Alien Technology isimli bir çip üreticisi firma, MIT için son derece ufak bir tür çip geliştiriyor. Alien, üzerinde çok kısımlı elektronik devre bulunan silikon tabletlerde asitle yakma yoluyla minik delikler açıyor. Çıkan parçalar bir tür solüsyonun içinde bekletiliyor ve ardından üzerinde küçük çukurların bulunduğu plastik bir filmle kaplı eğimli bir yüzeye boşaltıyor. Bu küçük bloklar eğimli yüzey üzerinde yayılırken, yerçekimiyle mikro gözeneklerin arasına giriyor.

Küçük bir antenle çalışan çipler, FM bandına yakın ve lisanssız bir frekans üzerinden birkaç metre uzaklıkta yayın yapabiliyor. Yazılım devi SAP ve Sun Microsystems çiplerdeki verilerin kullanışlı bir hale getirilmesini sağlayacak yazılım ve sunucular (server) üzerinde çalışan firmaların başında geliyor.

Öncü şirketlere dikkat

Avustralya’nın Sydney kentinde bulunan Star City Casino, 1997 yılında gerçekleştirdiği bir uygulamayla, bu fişleri çalışanlarına verdiği 80 bin adet üniformaya yerleştirdi. Sonuç ise beklenenden daha iyiydi. Çünkü, hırsızlık olayları yüzde 10’un altına çekilmişti. Star City Casino’nun uyguladığı bu yöntem, danışmanlık grubu Accenture’nin bu ülkedeki ortaklarından Lyle Ginsburg tarafından tasarlanmıştı.

ABD’li hazır giyim devlerinden GAP, Atlanta’nın banliyölerinden birindeki mağazasında Texas Instruments’ın ürettiği çipli fişleri kullandı. Örneğin sattığı blue-jeanleri mağazanın dağıtım merkezinden, içlerinde okuyucuların gömülü olduğu mağaza raflarına kadar takip etti. Saniyede tam 50 çipli fişin tarandığı mağazada, çalışanlar da bu sayede tüm ürünlerin o sırada hangi noktada bulunduğunu bilgisayardan görüntüleyebiliyor.

Fast-food devi McDonald’s da bu çipli fişleri denemekle meşgul. ABD’nin Idaho eyaletinde bulunan 31 restoranında müşterilerine içinde ödeme bilgileri içeren ve dolum yapılabilen anahtarlık şeklinde bir alet veriyor. İçinde çip bulunan alet, kişinin kredi kartı veya banka hesaplarına bağlı. Kasaya yürüyüp siparişinizi aldığınızda, ödeme yapmak sadece 2 saniye sürüyor.

Penslyvania’da kurulu FreedomPay firması tarafından işletilen bu sistem, bedava soda gibi hediye ürünler de sunuyor. McDonald’s aynı zamanda ilk olarak Exxonmobil tarafından kullanılan benzer bir teknoloji olan SpeedPass’i de Chicago’daki 450 restaurantında halen test ediyor.

Maliyetin düşmesi şart

Çipli fiş uygulamasının yayılması için bu sistemin destekçilerinin maliyet, teknoloji ve gizlilik ile ilgili engel ve endişeleri gidermeleri gerekiyor. Şu anda 1-2 dolar dolayında olan radyo frekans çiplerinin maliyetinin 1 sentin altına inmesi şart. MIT’in araştırmacıları, 5 sente mal olacak çipleri 3 yıl içinde geliştirmeyi planlıyor.

Benzer bir şekilde, radyo frekans okuyucularının birkaç bin dolar olan fiyatının da 100 dolara kadar çekilmesi gerekiyor. Unilever’den Simon Ellis’e göre, ancak fiyatlar aşağı çekilebildiği taktirde bu teknolojinin mağazalara yerleştirilmesi mümkün olacak. MIT’in Medya Lab kuruluşuna bağlı ThingMagic, önümüzdeki sonbahar aylarında 100 dolarlık prototip okuyucuları piyasaya çıkarmayı planlıyor.

Sistemde karşılaşılabilecek bir başka sorun da ileti denizi içindeki çok sayıda fişin içinde bulunan rakamların nasıl okunacağı. ThingMagic buna şöyle bir çözüm öneriyor: “Kişisel fişleri tanımak yerine kendi ürettiği prototip okuyucular hangi paketin hangi raf üzerinde durduğunu gösterebilecek”.

Sistemin riskleri

Ancak, gizlilik ve mahremiyet konularında tepkiler de var. Gizlilik savunucularına göre, hükümet dahil, elinde bir radyo frekans okuyucusu bulunan herkes yanından geçen birinin ayakkabılarını nereden satın aldığını bile öğrenebilecek. Örnek olarak ABD’li perakende grubu Wal-Mart, mağaza içindeki çip okuyucuları sayesinde her müşterisinin en sık uğradığı rakip perakende mağaza zincirlerini de öğrenme şansını elde edecek.

Bunlardan daha korkutucu bir başka endişe ise bazı kredi kartı şirketlerinin plastik kartlar içine radyo çipleri yerleştirme planları yapmaları yönünde. San Francisco’daki bir gözetim grubu olan Electronic Frontier Foundation avukatlarından Lee Tien, bunlarla ilgili olarak şöyle konuşuyor: “Bu son derece ciddi. Perakende zincirleri değilse bile, bir gün resmi makamlar bile bu bilgileri soruşturma amaçlı olarak kullanmayı talep edebilir”.

1974 yılında Wrighleys’in 10’lu ciklet paketleri barkodlanan ilk ürün olmuştu. Bundan on yıl sonra böylesi küçük bir paket içerisinde bir çip bile barındırabilecek. Mağazaların gözleri zaten vardı. Şimdi kulakları ve beyinleri de olacak


 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz