"Takvimli E-Ticaret"

Elektronik ticaret hızlı gelişiyor, yeni yaklaşımlar ortaya çıkıyor. “Calendar commerce” (Takvimle e-ticaret) de bunlardan biri... Çok yeni bir konsept. Ancak, uzmanlar, bazı aksaklıkları giderildi...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Takvimli E-Ticaret

Elektronik ticaret hızlı gelişiyor, yeni yaklaşımlar ortaya çıkıyor. “Calendar commerce” (Takvimle e-ticaret) de bunlardan biri... Çok yeni bir konsept. Ancak, uzmanlar, bazı aksaklıkları giderildiği takdirde, hızlı gelişme bekliyor. İşin özünde “elektronik günlük”lerin şirketler tarafından değerlendirilip, takvimlenen etkinliklere yönelik pazarlama faaliyeti var. İlk örnekler ise olumlu mesajlar içeriyor...

Türkiye’de henüz böyle bir uygulama yok. Ancak, sadece hayal edin. Fenerbahçe taraftarısınız. Sarı-kanaryalı takımın maçlarını bir kez bile kaçırmayı göz önüne almıyorsunuz. Üstelik, futbol konusunda önde gelen internet sitesini düzenli olarak ziyaret ediyor ve “elektronik günlüğünüzü” her maç tarihine göre güncelleyecek programı kendi bilgisayarınıza indiriyorsunuz.

İnternet yayıncısı şirket de bunun karşılığında sizden, günlüğün altındaki linkleri ziyaret etmenizi istiyor ve bir pazarlama kanalını kullanmanızı öneriyor. Böylece, Fenerbahçe’nin sponsorları ve yayıncı şirketin anlaşmalı kuruluşları da size pazarlama olanağını yakalıyor. Örneğin, maça gidemediğiniz günlerde sizi “dev ekranına” davet eden bar, pizza satın almanızı isteyen fast-food zinciri, forma satın almayı hatırlatan giyim firması, yanınıza su almanızı anımsatan diğer bir firma... Şirketler, böylece, önceden takvimlenmiş bir etkinliği, seçilmiş bir hedef kitleye ulaşmada araç olarak kullanabiliyorlar.

Yönetim dilinde, daha doğrusu “yeni ekonomi” dünyasında son dönemde gelişen bu yaklaşıma, “Calendar commerce” (Takvimle ticaret) adı veriliyor. Gelecekteki etkinliklere dayalı olarak gerçekleştirilen bu e-ticaret anlayışı, tüketicinin izniyle gerçekleştirildiğinde daha başarılı sonuçlar sunuyor.

“Elektronik günlük”lere dikkat

İnterneti etkin kullananlar, özellikle iş dünyasındakiler “elektronik günlük” konusunda daha önde gidiyorlar. Böylece günlerini önceden organize ediyor, hatta kendisini uyarmasını da talep edebiliyor. Ancak, çoğumuzun günlüğünde yılın büyük bir bölümü boştur. Doğum günü, evlilik yıldönümü ve benzeri özel zamanlar dışında, günlüklerde yer çoktur. Hazırlanın, pazarlamacıların gözü sizin “elektronik günlük”lerinizde. Hedefleri onları mümkün olduğunca doldurup, sizi çeşitli ürün ve hizmetleri satın almaya yönlendirmek...

“Takvimle ticaret” adlı bu yöntemin mantığı ise çok basit; büro ortamında çalışanların çoğu, kağıt üzerindekilerden çok daha güvenli buldukları elektronik günlüklere kolaylıkla erişme olanağına sahip. Bir çoğunun internet erişimi de var. İşte pazarlamacılar da bu noktada şu soruyu ortaya atıyorlar: “Neden abonelere önemli tarih ve hatırlatmalarla birlikte bunlarla ilgili satın alabilecekleri cazip ürünler sunulmasın?”

Plana göre, sunulan bu ürünlere e-ticaret sitelerinden link de verilirse, kullanıcılar sadece birkaç “tık” yaparak kolayca alışverişlerini gerçekleştirebilirler. Ancak, tüketicinin bu ürünlerden satın alıp almayacağı esas odak noktasını oluşturuyor. Uzmanlara göre, ilk bakışta bu zor görünüyor. Ancak, tüketicinin kariyer veya diğer özelliklerine uygun olarak hazırlanacak cazip seçenekler ve karşı konulmaz pazarlık olanakları sunulursa, yöntem ciddi bir ilgi görebilir.

Teknolojik araştırmalar yapan Giga Information Group firmasının araştırma müdür yardımcısı Martha Bennett şöyle diyor: “Saçma. Günlükler şirketlerin pazarlama departmanlarının iletileriyle mesaj çöplüğüne dönüşecek. Kimsenin bunu gerçekten isteyeceğini düşünmüyorum”.

Sky Sports’un örnek stratejisi

Elbette, bu yöntemi daha kurnazca bir yaklaşımla çalıştırmak da mümkün. Bir futbol takımının taraftarını düşünün. Taraftarı olduğu Leeds United kulübünün karşılaşmalarını bir kez bile kaçırmayı göze alamıyor. Bu kişi bir spor yayıncısının internet sitesini düzenli olarak ziyaret ediyor ve günlüğünü her maç tarihine göre güncelleyecek bir programı bilgisayarına indiriyor.

Bu önemli hizmet için de yayıncı, kullanıcıdan ekranın altında yer alan ve kendi hizmetlerinin tanıtıldığı bir sayfayı ziyaret etmesini istiyor. Bu sizce de son derece mantıklı bir değiş tokuş değil mi? Sky Sports Online geçtiğimiz günlerde böyle bir hizmet başlattı.

İngiltere’deki bazı futbol kulüplerinin internet siteleriyle işbirliği halinde başlatılan bu hizmet, taraftarlara sezon fikstürlerini günlüklerine indirme olanağı veriyor. Sky Sports Online’ın bu girişiminden önce, yine Sky, diğer bazı yayın organları buna benzer başka bir gelir modeli daha oluşturmuştu. Bu modele göre, kulüplerin TV’de yayınlanan maçlarında saha kenarına reklam veren sponsorlar, elektronik günlüklerin giriş sayfasında da sponsorluk mesajı koyarak reklamlarını yapma olanağı buluyordu.

Bu sisteme, bir bakıma, şirketlerin her yeni yılda müşterilerine gönderdikleri ve kendileriyle ilgili önemli tarihlerin belirtildiği ajandaların on-line versiyonu da denebilir. Sky Grubu’na teknoloji tedariği sağlayan Infuzer firmasının araştırmasına göre, insanlar, elektronik günlüklerini günde en az 5 kez ziyaret ediyor.

Yeni seçenekler yolda mı?

Giga yetkilisi Martha Bennett, bu şekilde yapılan reklamlar için şu yorumu yapıyor: “İnsanlar bu şekilde iletilen tanıtım mesajlarına uzun süre ilgi göstermiyor. Elektronik günlüklerini her gün defalarca kontrol etseler bile, bir süre sonra sponsorun ekrandaki mesajına kayıtsız kalmaya başlıyor.”

Eğer reklam tek başına işe yaramazsa, pazarlamacılar satışları canlandırmak için daha doğrudan bir yönteme başvuruyorlar. İnternet üzerinden anında alışveriş yapma olanağı sağlayabilirlerse, ürünlerini kullanıcının günlüğündeki bazı tarihlere bağlayabilirler.

Örneğin Infuzer CEO’su Ray Eitel-Porter, Sky’ın hizmetlerine gelecekte maçla ilgili hatıra eşyası satın alma veya maç izlerken yemek üzere pizza siparişi verebilme gibi seçeneklerin de eklenebileceğini söylüyor. Porter’a göre, bu PC, dizüstü bilgisayar veya akıllı telefonlar aracılığıyla gerçekleştirilebilecek.

Trenyolu şirketinden işadamlarına

İşadamları ve iş dünyası da bu hizmetlerden çeşitli şekillerde faydalanabilecek. Bunun bir örneği şu anda İngiltere’de hizmet veriyor. Öncülüğü yapan şirket ise Infuzer... Bu şirket, hizmetini, İngiliz demiryolu işletmelerinin web sitesi Trainline.com ile birlikte devreye soktu. Buna göre, tren bileti için önceden yer ayırtan yolcuların seyahat tarihleri otomatik olarak elektronik günlüklerine de işlenmiş olacak. Otel rezervasyonu ve taksi çağırma gibi hizmetlerin de yakında elektronik günlüğün getirdiği olanaklar arasına girmesi bekleniyor.

Bu projeler opsiyonel bir e-ticaret unsurunu faydalı hizmetlere dönüştürecek. Alternatif hizmetlerin daha sonra elektronik günlük kullanıcılarının doğum günü, yıldönümü veya tatil gibi özel günlerine yönelik olarak da düzenlenmesi planlanıyor.

Elektronik ticareti canlandırma amaçlı kullanılacak bu yöntemin savunucularına göre, isabetli bir zamanlamayla yapılacak ürün tekliflerinin tüketiciden olumlu yanıt almaması için hiçbir neden yok.

Bill Gates de destekliyor mu?

Microsoft’un yeni .Net stratejisi internetteki çok sayıda farklı uygulamaları bir araya getirip, tüketicinin içinde yaşayabileceği dijital bir dünya yaratmayı amaçlıyor. Bu amacın kalbinde ise “Elektronik takvim ticareti” yatıyor. Bill Gates tarafından tanıtılan bu yeni teknolojide bir aile reisinin evden uzakta geçirdiği bir gün canlandırılıyor. Evin babası dışarıda olduğu sırada eşinin, kızının ve kendi anne ve babasının “elektronik takvimlerine” giriyor ve hepsinin ortak boş gününü tespit ediyor. Daha sonra onlara ortak boş günlerinde hayvanat bahçesine birlikte bir gezi tertip etmeyi öneriyor. Tabii elektronik ortamda. .Net, ailenin bütün bireylerine cep telefonu, PC veya televizyon yoluyla ulaşıyor ve gidilecek günü onaylatıyor.

Bununla birlikte, bu türden karmaşık bir teknoloji farklı bilgisayar sistemleri arasında büyük bir koordinasyon gerektiriyor, ki bu da Microsoft tarafından düşünülmüş. Hayvanat bahçesine gezi planlayan baba, çıkışta bir restoranda yer ayırtabiliyor, ailenin bireyleri gezi için tren bileti de alabiliyor . Bill Gates, bu yeni projenin çok iddialı olduğunu belirtirken, sektör ise çok güçlü bir destekçi bulmuş olmanın heyecanını yaşıyor.

Microsoft bütün bunları tam olarak ne zaman gerçekleştirebileceğini henüz açıklamadı. Ancak, beklentiler, gerçekçi olunursa, bütün bunların birkaç yıl alabileceği yönünde.

Sistem tam olarak oturtulana kadar ise elektronik günlük sayfalarımız için rekabet eden alternatif teknolojiler ortaya çıkacak. Bu sistemi kullanmak isteyen firmaları bekleyen başlıca güçlük tüketiciyi dışlanmaktan ve yabancılaşmadan koruma konusunda ortaya çıkıyor.  

“CALENDAR COMMERCE”İN RİSKLERİNE DİKKAT!

Bazı uzmanlar, ilgisiz ve gereksiz pek çok mesaj arasında boğulmak istemeyen kullanıcının, böyle bir hizmet sağlayıcıya karşı büyük bir güven duygusu hissetmeye ihtiyaç duyacağına da dikkat çekiyor. Martha Bennett’e göre, çok iyi tasarlanmış faydalı bir hizmet kuşkusuz kabul görecektir, ancak hizmet suistimallere de açık durumda. Bu kuşkuyu elektronik posta kutularına gelen sayısız gereksiz mesaj da haklı çıkarıyor. Bennett’e göre, bu türden çok  sayıda mesajın gelmesi, elektronik günlük kullanıcıları açısından caydırıcı olabilir.

Pazarlamacılar, elektronik günlük kullanıcılarıyla ne kadar sıcak ve sağlam bir ilişki içerisine girerse girsin, yine de birçok güçlükle karşılaşabilir. Pazar araştırmaları yapan Gartner G2’nin uzmanlarından Catherine Nichols, pazarlamacıyla kullanıcı arasındaki birebir ilişkinin bazı tatsız durumlara da neden olabileceği konusunda uyarıyor. Örneğin ebeveynlerinden birini henüz kaybetmiş bir kullanıcı, “Anneler günü” için hediye seçenekleri sunan mesaj almaktan hoşnut olmayabilir. Bu örnekten daha az tatsız olan, ancak yine de istenmeyecek durumlarla da karşılaşılması mümkün. Eşiyle birkaç gündür tatsızlık yaşayan birine, eşine nasıl çiçek gönderebileceğini anlatan veya diyet yapmakta olan birine mutfak alışverişi için öneriler içeren ya da restoranları tanıtan mesajların gönderilmesi de memnuniyetsizlik yaratabilir. Bu tür hataların yapılması, satıcı ile alıcı arasında güvene dayanan gerçekçi ve sağlam bir bağ olduğunu yalanlayarak tüketicinin sadece bir veri tabanından öte bir şey olmadığını ortaya koyabilir.
 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz