"Hayatımın mentoru"

Pek çok iş insanı ilk mentorlarının kendilerine yaptıkları katkıyı paylaşırken, başarılarındaki rollerinin altını çiziyorlar...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Hayatımın mentoru
Vehbi Koç, tıpkı Ithaka Kralı Odysseuss’un oğlu Telemakhos’u Truva Savaşı’na giderken can dostu Mentor’a “Ona bildiğin her şeyi öğret” diyerek emanet ettiği gibi davrandı ve oğlu Rahmi Koç’u, en iyi profesyoneli Bernar Nahum’a teslim etti. Sadece Koç Holding patronu Rahmi Koç değil, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Özokur’dan Index Group CEO’su Erol Bilecik’e kadar pek çok iş insanı ilk mentorlarından çok şey öğrendi. Bugün onlar hakkında saygı ve vefa ile bahsediyorlar. Onların kendilerine yaptıkları katkıyı paylaşırken, başarılarındaki rollerinin altını çiziyorlar...

Rahmi Koç, 1958 yılında eğitimini tamamladıktan sonra rahmetli babası Vehbi Koç’un isteğiyle grubun en başarılı profesyoneli Bernar Nahum’un yanında işe başlamıştı. Vehbi Koç, en büyük oğlunu Nahum’a teslim ederken, “Onu bana, şirkete, memlekete kazandırıver” demiş ve eklemişti: “Kazandırdığın ve kazandıracağın bütün paralardan, bu vazife benim için çok daha önemlidir.” Bugün Nahum’un rehberliğinde iş hayatına atıldığı ilk dönemleri anımsayan Rahmi Koç, ilk mentorunun çok disiplinli, çalışkan ve görevlerine bağlı olduğunu anlatıyor. Ondan neler öğrendiğini de şöyle paylaşıyor:

“Pazar günleri golf oynardı. Ama golf oynamayı bile görev olarak sayardı. Bazı zamanlar cumartesi, hatta pazar günleri bile çalışırdık. Bir pazar günü öğle vakti çağırır, ‘Uğra, bir konuşalım’ derdi. Tabii bütün bir pazar günümüz geçiveriyordu. Nahum pazarlama, ticaret ve para yönetimiyle çok ilgili bir insandı. Ben de pek çok şeyi ondan öğrendim. Hatta bana bir keresinde ‘Bir otomobili nasıl ithal edersin? Anlat bakalım’ dedi. Kademe kademe anlattım. Sonra, ‘Kuzum peki tahsilat nerede?’ dedi. Onu eksik söylemişim” ifadesini kullandı. Bayilere de büyük özen gösterirdi. Onların aile hayatlarını takip eder, kazandıkları parayı nasıl harcadıklarına dikkat ederdi. Hiçbirinin iflas etmesine izin vermezdi. Onun zamanında tek bir bayimiz kapanmadı. Nahum’la geçirdiğim yıllar benim için çok kıymetliydi. Ondan işin pazarlama, ticaret ve para-pul yönetimiyle ilgili kısımlarını öğrendim.”

PROFESYONELLİĞİ ÖĞRENDİ

İş dünyasında sadece Koç değil, aile şirketinde önemli pozisyonlara gelen ya da kendi şirketini
kurmadan önce profesyonel hayatta deneyim kazanan birçok kişinin yolun başında onlara rehberlik eden mentorları oldu. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Özokur da bu liderlerden biri... Sabri Ülker’in kızı Ahsen Özokur’un Orhan Özokur’la olan evliliğinden en küçük oğlu olan Ahmet Özokur, iyi bir eğitim sonrasında iş hayatına atıldığında ilk olarak bilişim alanında deneyim kazandı. Bir süre sonra da Yıldız Holding bünyesine yönetim kurulu üyesi olarak geçiş yaptı. Özokur, bilişim grubundaki hisselerini Yıldız Holding’e satıp grup bünyesine katıldığında ilk işinin bir mentor edinmek olduğunu söylüyor: “Bu mentorum ne ağabeyim ne dayımdı, Mentorum, Metin Yurdagül idi. Yurdagül, Ülker’de genel müdürlük, yönetim kurulu üyeliği ve sözcülük görevlerini üstlenmiş son derece deneyimli, kıymetli zarif bir liderdir. Kendisinden ‘profesyonel’ olmanın ne demek olduğunu öğrendim.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz