Yeni "İK" gerçekleri

“Performans ölçümü”, “dikey yapılanma”, “çalışan eğitimi”, “referans almak”…

23 OCAK, 20170
Paylaş Tweet Paylaş
Yeni "İK" gerçekleri
5 DİJİTAL ETKİ HER YERDE
Dijitalleşme, terfi stratejilerinden mülakat yöntemlerine kadar tüm alanlarda etkin olmaya devam edecek. Örneğin yüz yüze mülakatlar yerini video görüşmelere bırakacak. Klasik CV’lere veda edilirken video CV’lerin kullanım oranı giderek artacak. Bu eğilimi doğrulayan çok sayıda araştırma var. Marketandmarkets’ın verilerine göre günümüzde şirketlerin yüzde 63’ü video görüşme yöntemini kullanıyor. 2017’de ise tüm tüketici internet trafiğinin yüzde 69’u videolar üzerinden yapılacak. Abdi İbrahim İK Direktörü Hakan Önel, bu gelişmeleri doğruluyor ve ekliyor: “Bazı fonksiyonların çoğu dijital ortamdan yürütülecek. Sosyal medyanın tüm alanları kullanılarak aday yönetimi yapılacak. Dijitalleşmenin artmasıyla video mülakat sistemine geçilecek.”
Acıbadem Sağlık Grubu İK Direktörü Tolga Eryoldaş da benzer yorumları yapıyor: “Dijital etkilerin İK’daki dönüşümü hızlandıracağını düşünüyorum. Artık ofiste çalışmak, görüşmeye gitmek, yüz yüze konuşmak, aynı odada kalabalık toplantılar yapmak yerine her yerde çalışabilmek, web tabanlı toplantılar yapmak mümkün olacak.” Kiğılı İK Direktörü Duygu Karaca Özer’in insan kaynaklarında dijitalleşme etkisine dair fikirleri ise şöyle: “Geleneksel İK anlayışı tamamen ortadan kalkacak, yerini ‘stratejik ve dijital İK’ (oyunlaştırma, mobilite gibi) uygulamalar alacak. İK liderlik çalışmalarının adı aynı kalsa da içeriği tamamen değişecek. Mobil teknolojilerin gelişmesiyle sosyal medyayla ilintili roller önemli hale gelecek ve dijital dünyaya entegrasyon sürecinde yeni unvanlar ve yeni sorumluluk alanları eklenecek.”

6  KİŞİYE ÖZEL İK ÇÖZÜMLERİ
Yeni dönemde yerleşecek önemli uygulamalardan biri de “kişiselleştirilmiş İK” olacak. Tabii bu noktada “yetenek avı” konusu şirketler için çetin bir rekabet arenasına dönüşecek. Araştırmalar, bu eğilimin özellikle Y kuşağının karakteristiği nedeniyle doğduğunu gösteriyor. Örneğin Deloitte’un “Millennial Survey 2016” raporuna göre, Y kuşağı çalışanların yüzde 44’ü, “Daha iyi bir fırsat sunulursa önümüzdeki 2 yıl içinde mevcut işini değiştirebileceğini” belirtiyor. Şirketler de yetenekleri elde tutmak için “çalışana özel” İK çözümlerine odaklanıyor. KPMG İnsan Kaynakları Direktörü Seçil Namruk, “Y jenerasyonunun tümü ya da satış ekipleri gibi toplu veya bir bölümün hepsini kapsayan İK uygulamalarından ziyade, bireyselleştirmenin esas olacağı gelişim, kariyer ve ödül programları daha anlamlı olacak” diye konuşuyor. Turkcell İş Destek Genel Müdür Yardımcısı Seyfettin Sağlam, “İK sistemleri Endüstri 4.0’a geçişin etkisiyle her çalışanı daha iyi tanıyarak onların ihtiyaçlarına yanıt vermek üzere dönüşüyor” diyor ve ekliyor: “Sunulan standart çalışma ortamı ve paketler yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Şirketlerin çalışanlarının farklılaşan özellik ve ihtiyaçlarını gözeterek çalışma ortamlarını ve şartlarını tasarladığını görüyoruz.” Bimeks İK Direktörü Nisa Dizdar ise şunları söylüyor: “Birçok şirkette hala mesleki ve yetkinlik gelişimi için standart sınıf eğitimleri var. Ancak bir süre sonra kişinin gerçek ihtiyaçlarına göre belirlenmiş eğitimleri göreceğiz. Koçluğun da yer aldığı kişiye özgü eğitim modelleri daha çok karşımıza çıkacak.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.