Yeni "İK" gerçekleri

“Performans ölçümü”, “dikey yapılanma”, “çalışan eğitimi”, “referans almak”…

23 OCAK, 20170
Paylaş Tweet Paylaş
Yeni "İK" gerçekleri
Yasemin Erdoğan
yerdogan@capitalcom.tr

1 DEMOGRAFİK DÖNÜŞÜM

Yakın geleceğe damgasını vuracak İK trendlerinden ilki, demografik dönüşüm. Rakamlar çarpıcı. Goldman Sachs’ın Yaklaşan Milenyum Kuşağı Çağı (Millennials Coming Age) adlı raporunda yer alan veriler, sadece ABD’deki Y kuşağı nüfusunun 92 milyona ulaşarak önceki iki kuşağı geçtiğini ortaya koyuyor. Aynı eğilim küresel iş gücü verilerinde de görülüyor. 2025’te küresel iş gücünde 4 çalışandan 3’ünün Y kuşağı olacağı tahmin ediliyor. Türkiye’deki durum da benzer. Bugün toplam ülke nüfusunun yüzde 35’ini Y kuşağı oluşturuyor. Tahminlere göre 2025 Türkiye’sinde iş gücünün yüzde 60-75’ini Y kuşağı oluşturacak. Uzmanlar bu etkiyle istihdam yapısının tamamen değişeceğini vurguluyor. “Dünya nüfusu bir yandan artıp diğer yandan yaşlandıkça demografik dengesizlikler ortaya çıkıyor” diyen Korn Ferry Türkiye Executive Search Genel Müdürü Nilgün Langenberg, ekliyor: “Bu gelişme, gelecekte yetenekli insan kaynağı için yoğun bir rekabet yaşanacağını gösteriyor.” Dinamo Danışmanlık Kurucu Ortağı, Universum Orta Doğu Direktörü Evrim Kuran, pek çok şirketin 2 yıl içinde Z kuşağını da istihdam edeceğini söylüyor. Çalışan bağlılığı, kariyer planlama ve mesai saatleri gibi kavramların yeniden tanımlanmasının önemine değiniyor ve “Çalışan bağlılığına değil çalışan deneyimine odaklanacağımız günler kapıda” diye konuşuyor. AstraZeneca Türkiye İK Direktörü Feyza Aysan da Y ve Z kuşağının şirketlerdeki varlığının artmasıyla çalışanların esnek çalışma taleplerinin artacağını söylüyor ve “Genç kuşak kendi özgün çalışma koşullarını belirleme konusunda daha kararlı” diye konuşuyor. Odgers Berndtson Türkiye Yönetici Ortağı Ayşe Öztuna Bozoklar ise şunları söylüyor: “Yetenek yönetimi uygulamaları konusunda tepe yönetimin gösterdiği duyarlılık, başarı ve sürdürülebilir rekabet açısından yeni dönemin olmazsa olmazı haline gelecek.”

2 “ESNEK GÜNLER” YAKIN
Geleceğin iş yaşamını şekillendirecek bir diğer güçlü eğilim, çalışma biçimlerine dair. Uzmanlara göre yakın zamanda bordrolu çalışan sayısı azalacak ve iş gücü piyasası, uzaktan çalışan insanlarla büyüyecek. Trend, rakamlara da yansıyor. Gallup’un her yıl gerçekleştirdiği “İş ve Eğitim Anketi” (Work and Education Poll), söz konusu eğilimi 10 yıllık dönemler halinde ortaya koyuyor. Anket sonuçlarına göre “Şimdiye kadar hiç evden çalıştınız mı” sorusuna “Evet” yanıtı verenlerin oranı giderek artıyor. Bu oran 1995’te yüzde 9 iken, 2006’da yüzde 30’a, 2015’te ise yüzde 37’ye yükselmiş durumda. Adecco Türkiye İK Direktörü Akgül Can Beyhan, bu trende dair, “Esnek modeller gelecekte daha fazla benimsenecek” diyor ve ekliyor: “Çevik çalışma kültürü ve esnek çalışma modelleri İK’nın odak alanlarından olacak. Artık bir çalışanı kaybetmenin hesaplanan maliyeti, o çalışanın maaşının 200 katına kadar çıkabiliyor. Bu nedenle şirketler mevcut kadroların verimliliğini artırmaya önem veriyor.” My Executive Kurucu Ortağı Müge Yalçın da benzer fikirde. Yalçın, “Rekabetçilik artık ofis çalışanlarıyla kısıtlı değil. Dışarıdan bakan objektif gözler, şirkete kimi zaman çalışanlarından farklı perspektifler sunabiliyor. Bu da şirkete stratejik bir değer katıyor” diyor. Novartis Türkiye Ülke İK Direktörü Senay Kızılkaya ise şu yorumu yapıyor: “Geleneksel çalışma modelleri yerini esnek/modern çalışma uygulamalarına bırakacak. Bu çerçevede yarı-zamanlı çalışmalar artacak, klasik mesai kavramı değişecek. Ofislerin sayısı azalacak, bunların yerini ev-ofisler alacak. Hatta kişiler kendi ülkelerinden farklı ülkeler için çalışılacak.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.