Büyüme şampiyonları bu işi nasıl beceriyor?

Büyümesini uzun vadede sürdürebilen şirket sayısı çok azdır. Bunu başarabilenler ise rakiplerinden hem daha istikrarlı hem de daha inovasyoncu olanlardır.

1.02.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Büyüme şampiyonları bu işi nasıl beceriyor?

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.
Geleneksel bakış açısı ayrıca şirketlerin yaşlandıkça büyümelerinin yavaşladığını da varsayar. Oysa biz bu grupta böylesi herhangi bir etki göremedik. Şampiyonlarımızın yarısından çoğu 1980'den sonra kurulmuştu ve en yaşlı ikisinin kuruluş tarihleri sırasıyla 1903 ve 1906'ydı. Küreselleşmede, altta yatan teknolojilerde ve iş uygulamalarında yaşanan önemli değişiklikler dönemlerinden bu şirketlerin tamamı alınlarının akıyla çıkmıştı. İnsanın aklına müteşebbisler tarafından kurulmuş şirketlerin rekabetçi bir özelliği olabileceği fikri gelebilir ancak bu da pek doğru görünmüyordu. Her ne kadar şampiyonlarımızdan ikisi (Infosys ve FactSet) araştırma dönemimiz boyunca kendi varlıklarını güçlü bir şekilde hissettirmiş kuruculara sahip yeni kurulmuş birer teknoloji şirketi olsalar da diğerleri (Indra Sistemas, ACS, Atmos, Krka) şirket birleşmeleri ile konsolidasyonların birer ürünüydü ve birkaçı da (Cognizant, HDFC, Yahoo Japan) mevcut organizasyonlar tarafından fonlanan ya da kurulmuş şirketlerdi.
Bu şampiyonların yüksek büyüme oranlarının, endüstri, coğrafi konum ve yaşlılık gibi dışsal faktörlerle açıklanamayacağını anladıktan sonra projemizin yönünü derhal daha niteliksel bir aşamaya çevirdik. Arşivsel araştırmalar ile mülakatlardan faydalanarak bu şirketlerde ortak olan yönlerin neler olduğunu öğrenmeye çalıştık. Bununla birlikte, rekabetçi davranışlardaki farklılıkların birtakım açıklamalar sunup sunamayacağına karar vermek için Hoovers'a göre seçim yapma önyargısından kaçınmak amacıyla onlardan her birini kendilerine en yakın üç rakiple kıyasladık. Sonunda her ne kadar kendileri için sıradanmış gibi görünse de onların sezgilere aykırıymış gibi duran profillerine katkıda bulunan pek çok uygulamayı paylaştıklarını kavradık: Bu şirketler her ne kadar fevkalade çevik ve uyum sağlamakta son derece başarılıysa da onların liderlikleri, stratejileri ve değerleri kolay kolay değişmeyecek kadar istikrarlıydı.

Çabuk uyum sağlayanlar
Büyüme şampiyonları muazzam boyutlarda deney ve inovasyon yapar. Yeni teknolojiler geliştirir ve onlardan hemen faydalanırlar, yeni pazarlara girerler, yeni iş modelleri keşfeder ve hatta yepyeni endüstriler bile yaratırlar. Şirket satın almaya bayılırlar ve asla yılmadan kendilerinden bambaşka düşünen organizasyonlar ile insanlardan girdi almanın peşinde koşarlar. Kendilerini ve kaynaklarını değişen şartlara göre çabucak değiştirirler ve yöneticileri ile çalışanlarını bir görevden bir diğerine kaydırmaktan çok hoşlanırlar.

Erkenden küçük yatırımlar yapar ve portföylerini çeşitlendirirler.

Bu şirketler yeni pazarlarda bizim opsiyon odaklı dediğimiz türden bir yaklaşımı benimser. Küçük miktarlarda yatırımlar yaparak ve fırsatları gördükçe daha esaslı olanlarına yönelerek cazip görünen alanlara rakiplerinden çok daha önce girme eğilimindedirler. Daima göreceli olarak küçük girişimlerden oluşan bir yatırım portföyleri vardır. HDFC'nin yeni pazarlara nasıl girdiği bu anlamda çok öğreticidir. HDFC 1998 yılında Cirrus interbank ağına katılarak dünyanın dört bir köşesindeki Mastercard sahiplerinin kendi ATM makinelerini kullanabilmelerinin önünü açmıştı. 2001 yılında ise Visa ile ortaklaşa piyasaya sürdüğü uluslararası bir kredi kartı ile Hindistan'da bir ilke imza attı. Ayrıca içinde sadece çiftçilere özel bir kart sunmak ve ardından Tata Pipes ile çiftçilere yönelik krediler verilmesini sağlayacak anlaşma imzalamanın da olduğu pek çok kredi kartı inovasyonunu da yapmıştı. Kilit rakibi ICICI ise aksine 2000 yılına kadar kredi kartı işine girmeyi akıl bile edememişti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz