"Karar motorlu organizasyon"

Organizasyon şemasını unutun.Artık işin sırrı,şirketin yapısına değil karar sürecine odaklanmakta

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Karar motorlu organizasyon
Pek çok CEO, finansal performansın kilit belirleyicisinin, bir şirketin organizasyon şemasındaki kutucuklar ve çizgilerden oluşan organizasyonel yapısından ibaret olduğunu zanneder. Onlar, tıpkı savaştaki generaller gibi kendi görevlerinin doğru birlikleri doğru yerlere kaydırmak olduğuna inanır. Örneğin, eğer savaş inovasyon alanında veriliyorsa o zaman bu CEO’ların görevi, kaynakları inovasyona doğru kanalize edebilecek olası en mükemmel yapıyı kurmaktır.
Aslında bu yaygın kanı, CEO’lar arasında reorganizasyon yapmanın neden bu kadar popüler olduğunu çok güzel açıklamaktadır. Gerçekten de CEO’ların neredeyse yarısı, göreve geldikleri ilk 2 yıl boyunca muhakkak reorganizasyona gider. Bazıları hiç bitmeyen yeniden yapılanmaları yönetirken o anki dürtüleri farklılıklar gösterebilir. Bazıları maliyet tasarrufuna odaklanırken diğerleri büyümeyi hedefleyebilir. Bazıları şirket kültüründe değişikliğe giderken diğerleri stratejik odağın değiştirilmesine yoğunlaşabilir. Ancak özellikleri ne olursa olsun tüm reorganizasyonlar, performansın artırılmasına yönelik önemli yapısal değişiklikler yapılmasını gündeme getirmek zorundadır.
Ancak onca şatafatına rağmen reorganizasyonların çoğu başarısızlıkla sonuçlanır. Bain&Company’nin 2000 ve 2006 yılları arasında gerçekleştirilen 57 reorganizasyon vakasını araştırdığı raporunda, bunların arasından üçte birinden azında anlamlı bir performans artışı yakalandığı gözler önüne seriliyor. Çoğunun hiçbir etkisi olmazken hatta bazıları aslında değer kaybıyla sonuçlanmış. Örneğin Chrysler, iflasının ve nihayetinde Fiat ile kaçınılmaz birleşmesinin ardından üç yıl boyunca tam üç kez kendi faaliyetlerini reorganize etmişti. Üst düzey yöneticiler, her seferinde de bu şirketin kârlılık yolunda yepyeni adımlar attığını iddia etmişti. Ancak hiçbir seferinde de performans artmamıştı.
Biz bu başarısızlıklarının köklerinin yapı ile performans arasındaki ilişkinin baştan aşağı yanlış anlaşılmasında yattığına inanıyoruz. Performans, popüler inanışın aksine her ne kadar çok önemli olsalar da sadece kaynakların doğasına, ölçeğine ve tahsisine bağlı değildir. Bir ordunun başarısı, en az gerçek savaş gücü kadar subayların ve askerlerin sahada aldıkları ve uyguladıkları kararların kalitesine bağlıdır. Benzer şekilde bir kurumun yapısı da ancak ve ancak bu organizasyonun rakiplerinden çok daha hızlı ve mükemmel kilit kararlar alma yeteneğini geliştirebiliyorsa performans artışı sağlayabilir. Size göre şirketinizin stratejik önceliği çok daha inovatif hale gelmek olabilir. Bu durumda reorganizasyonel meydan okumanız, şirketinizi liderlerinin zaman içinde daha fazla ve mükemmel inovasyonlar yapabilecek kararlar almalarını sağlayacak şekilde yeniden yapılandırmaktır.
Şirketlerin çoğu açısından bunun gerçekleşmesi için reorganizasyona olan yaklaşımlarında köklü bir yeniden düşünme sürecine gerek duyulur. Güçlü yanlar, zayıf yanlar, fırsatlar ve tehditlerin analiziyle işe başlamak yerine bizim “karar sürecinin teftişi” dediğimiz yapısal deği- şikliklerle işe başlanmalıdır. Bu teftişin hedefleri arasında şirketinizin stratejisinin başarısı açısından kritik olan kararlar dizisinin tanımlanması ve bu kararların en fazla değerin yaratılması için hangi organizasyonel seviyede alınması ve uygulanması gerektiğinin belirlenmesi vardır.  Eğer organizasyonunuzun yapısını alacağı kararlarla aynı hizaya getirebilirseniz işte o zaman bu yapı gerçekten çok daha iyi çalışacak ve şirketin performansı artacaktır.
Biz bu makalede, karar alma çerçevesinde reorganizasyon için gerekli temel prensipleri saptamaya çalıştık. Şimdi gelin alınan kararlar ile performans arasında nasıl bir ilişki olduğuna daha yakından bakmakla işe başlayalım.
Performansınızın ardındaki
itici güçler neler?

Performansın tek belirleyicisi organizasyonel yapı değildir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz