Pişmanlık dersleri!

İş dünyası, yeni pazarlara yatırım ve ihracattan yanlış ortakla yola çıkmaya, iş ilişkilerinde duygusallıktan yanlış organizasyona çok sayıda kararından pişmanlık duyan ve “bir daha asla!” diyenlerle dolu... İşte artık yoğurdu üfleyerek yiyen iş insanlarının sütten ağızlarının nasıl yandığını ve bunu nasıl pozitif bir öğrenmeye dönüştürdüğünü anlatan “ilk elden” hikayeler…

3.09.2015 14:34:300
Paylaş Tweet Paylaş
Pişmanlık dersleri!

KESKİNOĞLU’NUN PAZAR HATASI Davut Doğan ve Kamil Karakaş gibi Keskinoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Keskin Keskinoğlu da “Yabancı bir pazarı iyice tanımadan bir daha asla” diyenlerden… Keskinoğlu’nu bu sonuca götüren ise Singapur pazarına yaptıkları zorlu giriş. Şirket, Singapur’un talep ettiği uzun ve çetrefilli prosedürlerin hepsini aşarak 2,5 yıl sonunda pişmiş tavuk eti ihracatı gerçekleştirmiş ama bu sefer de satışlar istenildiği gibi olmamış. Keskinoğlu “Market tadımlarında müşteriler ‘iyi’ diyor ama satışlar istenilen hızda gitmiyor. Daha sonra anlıyoruz ki Singapurlular çok nazik oldukları için kültürleri gereği her ürün tadımında güzel deyip, gerçekten beğenip beğenmediklerini söylemezlermiş” diyor. Bunun üzerine Keskin Keskinoğlu kalkıp Singapur’a gitmiş ve yerinde araştırma yapmış. Fast food restoranlarındaki denemelerinde ve market incelemelerinde görmüş ki ürünlerin lezzetini tutturmakla beraber kaplamasını daha yumuşak yapmaları gerekiyor. Ayrıca Singapurluların satın almada daha küçük ve soft renklerdeki paketleri tercih ettiğini gözlemlemiş. Ambalajları ve lezzetleri pazarın isteğine göre baştan sona yenilemesinin ardından Keskinoğlu ürünleri iki yıl sonunda Singapur pazarında kendisine yer bulabilmiş. “Yeni bir pazara girmek, özellikle bu pazar başka bir ülkedeyse o kadar zor ki” diyen Keskinoğlu, şu uyarıyı yapıyor: “Pazarı çok iyi tanımadan büyük girişimlerde bulunmamalı ve yerinde araştırma yapmadan o pazara girmeye kalkmamalısınız. Pazarın alışkanlıklarını, dinamiklerini iyi analiz edip, çok dikkatli planlama yapılıp pazara girilmeli.”
YERİNDE İNCELEMEDEN ASLA!
SEM Plastik Genel Müdürü Yavuz Eroğlu da “Bir daha asla yerinde inceleme yapmadan yabancı bir pazar hakkında önyargılı karar vermem” diyor. Onu bu sonuca ulaştıran ise Filistin ve Irak’a geciken yatırım ve ihracat kararları olmuş… Konuyu şöyle özetliyor: “Filistin pazarıyla ilgili toplumsal ve ekonomik algı hepimizin malumu. Bana da Filistin pazarına girme diyorlardı. Ancak bir vesileyle pazarı birebir inceleme ve yakından görme şansına sahip oldum. Bu konudaki yaklaşımım tümüyle değişti. 2008’de Filistin pazarına girdik ve bu ülkeye sanayi yatırımı yapan ilk ve tek Türk şirketi olduk. Filistin’e kurduğumuz bin 200 metrekarelik fabrikamızda 7 yıldır üretim yapıyoruz ve bu yatırımın şirketimiz, ülkemiz ve Filistin için önemli bir adım olduğunu süreç içindeki sonuçlardan görüyoruz.” Eroğlu yine Irak’ta savaş sonrası kamuoyuna yansıyan ürkütücü tablolar nedeniyle 2 yıl pazara girmekte çekimser kaldıklarını söylüyor. Ancak pazarı yerinde gördüklerinde ilk gelenlerin çok daha hızlı yol aldığını belirtiyor ve şöyle devam ediyor: “Bir daha asla sahada inceleme yapmadan, riskli bile görünse bir pazar hakkında karar vermemek gerektiğini gördüm.”
AYAYDIN’IN CEO TERCİHİ
İpekyol-Machka-Twist Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Ayaydın “bir daha asla” dediği deneyimi şirketinin kurumsallaşması sırasında yaşamış. 2008 yılına dek başında olduğu aile şirketini aynı yıl İtalyan devi Miroglio ile birleştirince dümeni profesyonellere teslim etmiş. Bir süre sonra şirketin rakamları negatife dönmüş. Ayaydın konuyla ilgili şunları anlatıyor: “Yönetim kurulunda alınan kararları takip ettiğiniz sürece; işi profesyonellere bırakmak ve süreci takip etmek aslında büyük bir nimet. Çünkü bunu yapabildiğinizde çok daha fazla boş vaktiniz oluyor ve yeni iş fırsatları geliştirebiliyorsunuz. Ancak şirketin başına gelecek kişiye, içiniz rahat bir şekilde bayrağı teslim edebilmeniz için çekirdekten birilerini yetiştirmelisiniz.” Genç giyim markalarından Miss Poem’in yönetim kurulu başkanı Suat Sekman’ın bir daha tecrübe etmek istemediği konu ise “şirket yönetiminde çok merkezlilik.” Sekman, “Yönetimin tek merkezden olması idarenin kontrolünü sağlıyor. Merkezden büyümeyi daha doğru buluyorum. Teknoloji şirketi GoldMaster’ın genel müdürü Sinan Bora’nın pişmanlığı ise yıllardır erkeklere yönelik imalat yapan bir firmanın yöneticisi olarak, kadınların dünyasını çok daha önceden keşfedememek. Bora, “Bunu fark etseydim elektrikli ev aletleri ve züccaciye sektörüne bu kadar geç girmez ve bu sektörlerdeki faaliyetlerimize daha erken başlamış olurdum” diyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz