Son söz kimin?

Bir şirkette son sözü kim söyler? Bu kritik sorunun Türkiye’deki yanıtı, “Son söz aile büyüğümüzün” şeklinde. Çünkü 100 şirketten 95’i ailelere ait...

20 KASIM, 20170
Paylaş Tweet Paylaş
Son söz kimin?

Yasemin Erdoğan

yerdogan@capital.com.tr

Grubumuzda bazı kararlarda oy çokluğu, bazılarında oy birliği ararız. Oy birliği gereken kararlarda mutlaka herkesin ikna olması lazım. Örneğin Troy AVM yatırımını 5 kardeş istedi, bir tek ben istemedim. Beni 2-3 ay boyunca ikna etmeye uğraştılar.” Doğanlar Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan’ın bu sözleri, gruptaki karar mekanizmasının nasıl ilerlediğine dair çarpıcı bir örnek. Birçok başka aile şirketinde de benzer durumları görmek mümkün. Hatta yönetim danışmanlarına göre özellikle kritik kararlarda oy birliği şartı, en demokratik ve ideal mekanizmalardan biri. Ancak Türkiye’deki örneklerde son sözün kurucu patrona ve ailede lider rolü üstlenen aile büyüğüne bırakıldığı sıklıkla görülüyor. Kibar Holding’den Sanko’ya, Doğanlar’dan Şölen’e kadar Türkiye’nin önde gelen aile şirketlerindeki karar mekanizmalarına göz attık. Süreçlerin nasıl ilerlediğini, son sözü kimin söylediğini sorduk. 

KRİTİK KURUCU ETKİSİ

Türkiye’deki şirketlerin yüzde 95’i, halka açık kuruluşların ise yüzde 75’i, aile şirketi statüsünde. Dolayısıyla alınan kararların son derece geleneksel biçimde aile büyüğünden çıktığı şirket sayısı hiç de az değil. Bu isim ise çoğunlukla baba veya en büyük kardeş oluyor. Aile şirketlerinde ilk kurucu jenerasyonun son kararı vermede en bağlayıcı merci olduğunu uzmanlar da doğruluyor. Örneğin Family Business Advisors Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Alacaklıoğlu, kurucu aklının önemine ve etkinliğine özellikle vurgu yapıyor. “Son sözü kimin söylediği, şirketin kurumsallaşmada bulunduğu seviyeye bağlı olarak değişir” diyen Alacaklıoğlu, Türkiye’deki durumu şöyle özetliyor: “Patron şirketleri dediğimiz birinci kuşak şirketlerde, tüm kararlarda son sözü patron söyler. İkinci ve üçüncü kuşağa geçildikçe, aile konseyi, aile meclisi gibi mekanizmalar kurulur. Türkiye’de gerçek anlamda kurumsallaşmış gerçekten çok az örnek var. Dolayısıyla son sözü hep aile lideri söylüyor.” Benzer durum aslında global örneklerde de gözleniyor. Bain&Company İstanbul ortaklarından Volkan Kara, “Aile şirketlerinin erken kuşaklarında kararların çoğunluğunun, güçlü bir aile reisi figürü tarafından verildiğini sıkça gözlemliyoruz” diyor. Arge Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Argüden de “Türkiye’de son sözü genellikle kurucu söyler” diye konuşuyor. Önde gelen aile şirketlerinin patronları da bu eğilimi haklı buluyor. Makro Market Başkanı Mehmet Songör, “Aile şirketleri patron merkezli bir yapıya sahip. Doğal olarak kurum içi demokrasiden söz etmek çok mümkün değil. Hal böyle olunca son sözü daima patron söylüyor” diye konuşuyor. Namet Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Kayar ise aile şirketlerinde genellikle son sözü, yönetimdeki en etkili ismin söylediğini belirtiyor. 

OY BİRLİĞİ İLK SIRADA

Patron şirketlerinde, “son söz” konusunda ibre çoğu zaman kurucudan yana olsa da ilerleyen yıllarda aile meclisleri, anayasalar devreye giriyor. Dolayısıyla “oy birliği”, “oy çokluğu” ve “konsensüs” gibi farklı mekanizmalar da öne çıkıyor. Hangisinin kullanılacağı ise alınacak kararın içeriğine göre değişiyor. Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Konukoğlu, en yoğun kullandıkları karar tipinin “oy birliği” olduğunu söylüyor. “Bu mümkün olmazsa konsensüstür” diyen Konukoğlu, nedenlerini şöyle açıklıyor: “Oy çokluğunda birçok sorun yaşanabiliyor. Uzlaşma sağlanmamışsa çoğunluk yönünde oy vermeyen arkadaşlar, alınan kararı yeteri kadar desteklemiyor. Şirketlerin bu gibi kısır çekişmelere ne vakti vardır, ne de tahammülü. O nedenle kararlar muhakkak konsensüs halinde alınmalı.” İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı Neşe Gök, kararların nasıl hayata geçirildiğinin kurum kültürüyle ilgili olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Bizde holding hisselerinin tamamı İnci Ailesi’ne ait. Yönetim kurulumuzda 4 aile üyesi ve 3 profesyonel var. Kararlarda oy birliği önceliğimiz.” Makro Market Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Songör de oy birliğinde ısrarcı olanlardan. Önemli kararlarda fikir ayrılıkları olsa da ikna çabasıyla oy birliğini oluşturmaya gayret ettiklerini söyleyen Songör, “Kritik kararları oy birliğiyle alırız” diyor. Teksüt şirketinde ise birkaç farklı karar türü kullanılıyor. “Çok önemli stratejik kararları oy birliğiyle almayı tercih ediyoruz” diyen Teksüt Yönetim Kurulu Üyesi Arda Aksaray, işleyişe dair kararlarda ise oy çokluğunu tercih ettiklerini belirtiyor.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz