Uyum sağlama yeteneği: Yeni rekabet üstünlüğü

Bugün riskler ve istikrarsızlıklarla dolu bir çağda yaşıyoruz.

1.08.2011 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Uyum sağlama yeteneği: Yeni rekabet üstünlüğü

Karmaşık çok şirketli sistemleri yönetebilme yeteneği
Sinyalleri algılama ve deney yapma yeteneği, bir şirketin kendi sınırları dışında düşünebilmesini ve belki de hem müşterileriyle hem tedarikçileriyle çok daha yakın ve akıllıca çalışmasını gerektirir. Bu da akla stratejinin birim analizinintek şirket ya da bir iş biriminden ibaret henüz dillendirilmemiş bir varsayım olduğunu getirir. Kurumsal sınırların ötesinde yapılan dışkaynaklandırma, okyanus ötesine taşıma, değer ağları, değer ekosistemleri, kolektif üretim ve benzeri ekonomik faaliyetlerin giderek arttığı göz önüne alındığında, bizim stratejiler hakkında sadece tek tek şirketler bazında değil ama aynı zamanda dinamik iş sistemleri bazında da düşünmemiz gerekir. Endüstrideki yapılanma, artık her geçen gün daha çok birbirine bağımlı şirketlerden oluşan ama birbiriyle yarışan ağlarla veya ekosistemlerle tanımlanıyor. Böylesi bir ortamda avantaj da ağ veya sistem seviyesinde etkili stratejiler yaratabilen şirketlere geçiyor. Bu yüzden uyum sağlayan şirketler, kendi faaliyetlerini rakiplerine kazanç yaratmayacak yoldan şirket dışına çıkarmanın ve güçlü kontrol mekanizmalarına gerek duymayan ağlar için gerekli stratejileri tasarlamanın yollarını öğrenmeye çalışıyor. Uyum sağlayan şirketler, tipik olarak kendi ekosistemlerini ortak standartlardan faydalanarak yönetiyor. İnsanların sık sık iletişime girmelerini sağlayarak ve "itibari değer" işlevi gören şeffaflık ve derecelendirme sistemleri sunarak katılımcıları arasında güven oluşturuyorlar. Kanban ve Kaizen geribesleme mekanizmaları olan Toyota'nın otomotiv tedarik piramitleri, uyum sağlayıcı sistemlerin ilk örneklerinden sayılır. Ebay'in karmaşık satıcılar ve alıcılar ağı da bir başka örnektir; bu şirket, çevrimiçindeki Pazar yerini desteklemek için satıcı derecelerine ve çevrimiçi ödeme sistemlerine güvenmektedir. Eğer başarının kilit göstergeleri, deneyim eğrisiyle ölçek eğrisi olsaydı, Nokia'nın bugün akıllı telefonlar pazarında liderliğini sürdürüyor olması gerekirdi. Oysa onda erken harekete geçme ve güçlü bir maliyet konumuna sahip pazar payı liderliği avantajı vardı. Ancak Nokia, baştan aşağıya farklı türden bir rakibin saldırısına maruz kalmıştı. Apple'ın uyum sağlayıcı tedarikçiler sisteminin, telekom ortaklarının ve iPhone'u desteklemek için yaratılmış sayısız bağımsız uygulama geliştiricisinin. Bu kadar çok sayıda varlığın aktifinin ve kapasitesinin bir araya getirilebilme yeteneği sayesinde bu akıllı cep telefonu üreticileri, deneyim eğrisinin üzerinden atlamış ve rekor sayılabilecek kadar kısa bir sürede yeni pazar liderleri haline gelmişlerdi. Nokia'nın CEO'su Stephen Elop, şirketteki çalışanlarına gönderdiği bir dahili yazışmada şöyle diyordu: "Rakiplerimiz bizden pazar payını cihazlarıyla çalmıyor, onlar yepyeni bir ekosistemle pazar payı kazanıyor." Çok şirketli sistemler, daha etkin sinyal algılama, paralel inovasyon, müthiş esneklik ve hızlı harekete geçme sayesinde kendi şirketlerinin uyum sağlama yeteneklerini artırabilir.

Harekete geçebilme yeteneği
Uyum sağlama, doğası gereği yerel olmak zorundadır, yani birileri belirli bir yerde ve zamanda ilk deneyini yapar. Ayrıca doğası gereği global de olmak zorundadır, çünkü yapılan deney başarılı olduğu takdirde kaçınılmaz olarak üzerinden iletişim kurulacak, ayıklanacak, güçlendirilecek ve rafine edilecektir. Bu yüzden organizasyonların, uyum sağlamanın yeşerebileceği bilgi akışını, çeşitliliği, özgürlüğü, riski, paylaşmayı ve esnekliği cesaretlendiren ortamlar yaratması gerekir. Klasik stratejik düşüncenin tersine uyum sağlayabilen şirketlerde strateji organizasyonu takip eder. Uyum sağlama yeteneğinin arttırılmasında esnek bir yapılanma ile karar alma hakkının dağınık olması güçlü birer kaldıraçtır. Uyum sağlayıcı şirketler, genellikle sabit siloları ile işlevlerinin yerine özgürce iletişim kurabilen ve mevcut duruma göre yeniden birleşebilen modüler birimleri koyar. Bu çerçeve çalışmasının güçlendirilmesi için zayıf veya birbiriyle rekabet eden yapılanmalarla yapıcı çelişkiler ve anlaşmazlıkların yaratılması faydalı olabilir. Böylesi bir dönüşümü gerçekleştiren firmalardan biri de Cisco'dur. O, ilk başlarda ağ anahtarları ve yönlendiricileri pazarında lider olmak için hiyerarşik ve müşteri merkezli bir organizasyona bel bağlamıştı. Yakın geçmişte ise CEO'su John Chambers, gelişmekte olan ülkelere girilmesini ve 30 kadar birbirine bitişik ve ayrı pazara eskiye kıyasla mümkün olmayan büyüklükte bir çeviklikle erişilmesini mümkün kılan çapraz işlevli konseylerle kurullardan oluşan özgün bir yönetim yapısı kurmuştu.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz