Uyum sağlama yeteneği: Yeni rekabet üstünlüğü

Bugün riskler ve istikrarsızlıklarla dolu bir çağda yaşıyoruz.

1.08.2011 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Uyum sağlama yeteneği: Yeni rekabet üstünlüğü

Uyum sağlayabilen şirketler, çok daha akışkan yapılar kurduklarından, karar verme sürecini ön cepheye kadar taşıyarak ortamdaki değişikliklere en çabuk ve proaktif tepkiyi verebilecek insanları bu sürece dahil eder. Mesela Whole Foods'da temel örgütsel birim takımdır ve her mağazada 8 takım vardır. Nelerin stoklanacağına ulusal satın alıcılar değil takım liderleri karar verir. Takımların yeni işe alımları veto etme hakları vardır. Onlar, şirketin kalite ve sürdürülebilirlik standartlarını karşılayabilecek yerel yetiştiricilerden satın almaya teşvik edilir. Ve dört haftalık bir dönem üzerinden mağazalarının kârlılık rakamları bazında performanslarına göre prim alırlar. Ademi merkeziyetçi, akışkan ve hatta birbiriyle rekabet eden yapılar yaratılarak herkesin ne yapması gerektiğini harfiyen bildiği katı hiyerarşinin büyük avantajından vazgeçilmiş olur. Uyum sağlayıcı bir organizasyon, insanlara bu katılığın yerini alabilecek bir şeyler sunmaksızın başarılı olmayı umamaz. Gerekli olan ise karşılıklı etkileşimi mümkün kılacak, insanların getiri-götürü hesapları yapmalarına izin verecek ve karar verme alanlarının sınırlarını belirleyecek birkaç basit ve üretken kuraldır. Örneğin Netflix, kendi çalışanlarında 9 temel davranış ve beceriye değer verir: Muhakeme, iletişim, etki, meraklılık, inovasyon, cesaret, tutku, dürüstlük ve bencil olmama. Bu şirketin üst düzey yöneticileri, muhteşem bir iş yerinin bu vasıflara sahip "müstesna meslektaşlar" ile dolu olması gerektiğine inanır; bu arada Netflix'in modeli, şu şekilde ifade edilmektedir: "Büyüdükçe çalışanlarımızın özgürlüğünü kısıtlamak yerine artırmak ve inovasyoncu insanları cezbetmeye ve yetiştirmeye devam etmek, böylece uzun vadede sürekli bir başarıyı yakalama şansını artırmak." Netflix'de kendi felsefesiyle uyumlu olacak şekilde sadece iki tür kural vardır: Geri dönüşü olmayan felaketleri önlemek için tasarlananlar ile moral, etik ve yasal sorunları engellemek için tasarlananlar. Burada kesin bir tatil politikası yoktur ve çalışılan süreler de takip edilmez, bu şirketin odağı kaç saat veya kaç gün çalışıldığına değil nelerin yapılması gerektiğine yönlendirilmiştir. Netflix'in "Bizim Özgürlük&Sorumluluk Kültürümüz Rehberi"nde, "Büyüdükçe Daima Kurallarla Değil Ama Üstün Performanslı İnsanlarla Çatışmaktan Kaçının" diye yazar.

Büyük şirketlerin önlerindeki meydan okumalar
Bilhassa büyük ve oturmuş organizasyonlar için uyum sağlayabilen bir rakip haline gelmek hiç de kolay değildir. Bu şirketler, tipik olarak ölçeği ve etkinliği yönetmeye odaklanmıştır ve hiyerarşik yapılarıyla sabit alışkanlıklarında çabuk öğrenmek ve değişmek için gerekli olan çeşitlilik ve elastikiyetten yoksundur. Bu gibi yönetim paradigmaları zor ölür, özellikle de başarıya tarihsel katkılarının çok olduğu durumlarda. Ancak müesses şirketlerde bile bazı taktiklerin uyum sağlama avantajının kazanılmasında etkili oldukları ispatlanmıştır. İşe dahil olan yöneticiler için onlar bir şirketin alışıldık büyütülmesinden başka şey değilmiş gibi görünebilir. Oysa gerçekte onlar, uyum sağlayıcı kapasitelerin içinde gelişebileceği kapsamı yaratır. Eğer uyum sağlama yeteneğini artırmak isteyen büyük bir şirketin CEO'su iseniz o zaman yöneticilerinizden aşağıdakileri yapmalarını isteyin:

Kendi başına buyruk olanlara bakın.
Hızlı değişen endüstriler, genellikle yeni oyuncular ve bazen de diğer sektörlerden çıkan kendi başına buyruk oyun bozucuların varlığıyla tanımlanır. Yöneticilerinizden geleneksel rakiplerinizin hamleleri yerine, piyasadaki yeni oyuncuların neler yaptıklarına odaklanmalarını ve şirketinizin bu yeni rekabetin etkilerini nasıl nötralize edebileceğini düşünmelerini isteyin. Onların aynı zamanda bitişik veya benzer endüstrilerle pazarlarda neler olup bittiğine de bakmaları ve kendilerine "Böyle bir şey benimkinde olsaydı ne olurdu" diye sormaları gerekir. Her ne kadar belirsizliklerle dolu bir ortamda şablonların algılanması çok zor bir iş olsa da ve ayrıca kemikleşmiş inançlar ve dar endüstriyel tanımlamalar ile kolaylıkla yanlış yola sapılabilse de onun devasa bir rekabet değeri vardır.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz