Hedefteki “Etkin” Grup

Rakamlar ve yapılan çalışmalar onların gücünü açıkça ortaya koyuyor… Her ülkede örnekleri var. ABD’de yapılan çalışmalar, “Influentials” (Etkililer) grubunun, gıdadan sinemaya, otomobilden dışarıda...

1 MART, 20030
Paylaş Tweet Paylaş
Rakamlar ve yapılan çalışmalar onların gücünü açıkça ortaya koyuyor… Her ülkede örnekleri var. ABD’de yapılan çalışmalar, “Influentials” (Etkililer) grubunun, gıdadan sinemaya, otomobilden dışarıda yemek yemeğe, her alanda önemli rol oynadığını ortaya koyuyor. Bir yılda sinema konusunda 84 milyon, otomobil için de 31 milyon öneri yapmış olmaları, bunu gösteriyor. İnsanları etkileyen, dünyayla yakından ilgilenen, trend seter olarak görülen bu grubu şirketler yakın takibe aldı. Böylece “Fısıltı pazarlama” (Word of mouth marketing) yönteminden de yararlanmayı amaçlıyorlar.  
 
ABD’nin önde gelen petrol şirketlerinden Standard Oil, 1940’lı yıllarda Roper adlı araştırma şirketinden ilginç bir çalışma istedi. Şirketin amacı, kamuoyunu ve insanları etkileyen, öncü rolü üstlenen insanları tanımak, onların izlemeye almaktı. Şirket, imajını, daha doğrusu saygınlığını artırma stratejisi izlemek istiyordu. İşe de bu önemli kitleden, toplumun önünde giden “etkin” gruptan başlamaya karar vermişti. Sonuçta Roper Standard Oil’e böyle bir çalışma yaptı ve “dünyayla daha fazla ilgili, daha iyi eğitimli” olarak nitelendirilen grubu ifade eden araştırmasını sundu.  
 
Standard Oil’in yaptığı bu çalışmanın hedefinde politikadan eğlenceye, giyimden gıdaya, her alanda etkili olan, sözü dinlenen bir grubu tanımak idi. Onlar davranışları, tüketim biçimleri ve önerileriyle topluma öncülük ediyor, bir anlamda bazı şirketlerin gönüllü tanıtımını da yapıyorlardı. O nedenle ilk önce bu grubu etkilemek gerekiyordu. Standard Oil ve sonrasında bazı şirketler de aynı yoldan gittiler.  
 
Bu öncü grup, “Influential” (Etkili) olarak nitelendiriliyor. Düşünce akımlarını ve trendleri şekillendiren bu kitlenin önemi giderek daha fazla kendini gösteriyor. Geçtiğimiz günlerde ABD’de piyasaya çıkan “The Influentials” (Etkililer), konuya bir kez daha dikkat çekti. Kitabın yazarları, bu konuda yıllarca çalışan Roper’da danışman olarak çalışan Ed Keller ve Jon Berry…. İki yazar, kitaplarında, bu kitlenin özelliklerini anlatırken, bütün sektörler ve dünya için önemine de dikkat çekiyorlar.  
 
Çok etkili bir kitle mi?  
 
Keller ve Berry’nin çalışmasına göre, ABD’deki yetişkin nüfusun yüzde 10’u, “influential” olarak adlandırılan bu gruba giriyor. Bu da neredeyse 21 milyon insan demek. 21 milyon insanın gücünü ortaya koymak açısından ABD’de bu kitlenin sadece restoranlar için yılda 84 milyon adet öneride bulunduklarına dikkat çekmek gerekiyor. Aynı kitlenin,  filmler ile ilgili 76 milyon, otomobiller konusunda ise 31 milyon öneri yaptıkları tahmin ediliyor.  
 
Türkiye’de “Etkilileri” ortaya çıkaran araştırma, DAP tarafından, “Yaşam Biçimleri 2002” çalışması kapsamında yapıldı. Bunu göre, “Yeni Avrupalılar” olarak adlandırılan bu grubun kentli nüfustaki payı yüzde 9. Onlar, değişimi yönlendiriyor ve batılılaşma da köprü görevi yapıyorlar… Doğal olarak tüketim trendlerini de belirliyorlar.  
 
Ed Keller ve Jon Berry’e göre, bu kitle, ABD’de en çok sözü dinlenen, insanların akıl danıştığı, fikirlerine değer verdiği grubu oluşturuyor. Bu özellikleri nedeniyle, onlara “düşünce liderleri” veya “trend belirleyiciler” (trendsetter) diyenler de var. Sosyal çevreleri geniş ve farklı konularla ilgileniyorlar. Kendilerini nasıl ifade edeceklerini de iyi biliyorlar.  
Bir başka deyişle ise onlar “Fısıltı pazarlama” (Word of mouth marketing) yönteminin en önemli aktörleri.  
 
Roper’a göre,  Amerikalılar, bazı konularda bilgi almak için, geleneksel medyanın yerine, arkadaş, aile ve uzman gruplarını kullanıyor. Restoran, yemek, otel, DVD, kitap, PC, sigorta gibi alanlarda önce çevresine danışıyor.    
 
Önemleri nasıl arttı?  
 
“The Influentials” adlı kitapta yer alan araştırma, “Fısıltı pazarlamanın” ve bu grubun yükselen gücünü açıkça ortaya koyuyor. Buna göre, “görülmeye değer film” konusunda bilgi için arkadaşlarını en iyi kaynak olarak gören ABD’lerin oranı 25 yıl önce yüzde 32 düzeyindeymiş. Ancak, 2002 yılında bu oran yüzde 46 düzeyine ulaştı. Otomobilde ise oran yüzde 7’den yüzde 35 gibi yüksek düzeylere çıktı.  
 
Diğer ürün gruplarında da benzer bir trend var. Aile üyeleri de, arkadaşlar kadar önemli bir bilgi kaynağı olarak görülüyor. Restoran, film, eğlence, PC, dekorasyon, DVD, sigorta ya da giyim konularında aile üyelerine kulak veren, onlardan bilgi alanların oranı yükselme eğiliminde… Ayrca, meslektaşlara, komşulara, uzmanlara danışma eğilimi de yükseldi.  
 
Bu tablo ve ona bağlı olarak “Fısıltı pazarlama”nın çıkışı, “Etkili” insanları yeniden şirketlerin ve pazarlamanın gündemine oturttu. Politikacılardan pazarlamacılara, yöneticilerden sanatçılara pek çok grup için bu “etkili” tipleri anlamak bir numaralı öncelik haline geldi.  
 
Tüketimin güvenilen kitlesi  
 
“Etkililer”, itibarı yüksek ve güvenilir tipler olarak nitelendiriliyor. Sivil toplum kuruluşlarında aktif rol alıyor, okul aile birliklerinde çalışıyor, miting ve sosyal aktivitelere katılıyorlar.    
 
ODTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Pazarlama Bölümü’nün öğretim üyelerinden Doç. Dr. Uğur Çağlı, “Bu kişiler, görüşlerine özel olarak güvenilen ve değer verilen insanlardır. Aile üyesi, arkadaş ya da tanıdık olabilirler. Tecrübelerinden daha önce faydalanılan bu insanlar, uzmanlıkları ya da karizmaları nedeniyle beğenilirler. Dolayısıyla zaman zaman etkileyici ve ikna edici olurlar” diye konuşuyor.    
 
Onların güvenilirliğini artıran sadece kişilik özellikleri ve sosyal statüleri değil.Tüketim cephesinde de önemli rolleri var. Tüketicilerin yeni dönemde sorgulayan bir yapıda olmaları nedeniyle, “Etkililer”e daha çok danışılıyor.  
 
Doç. Dr. Uğur Çağlı’a göre, tüketimde, bu tip kişilerin etkisinin çok yüksek olduğuna dikkat çekiyor ve: “Arkadaş, aile ya da tanıdıklarıyla aralarında bir çıkar ilişkisi olmadığı için, diğer pazarlama araçlarına göre çok daha güvenilirdirler” diyor.    
 
Ortak profilleri nasıl?  
 
Etkili insanların bazı ortak demografik özellikleri de var. ABD’de bu kitle çoğunlukla eğitimli insanlardan oluşuyor. Yüksek eğitim görenlerin oranı, toplumun geneline kıyasla daha fazla.  
Ancak, onların eğitim durumu “daha fazla ve daha iyi eğitim” tanımıyla daha iyi anlatılabilir.  
İşgücüne katılım oranları da toplum ortalamasının üzerinde. Yönetici ve takım lideri pozisyonlarında bulunanların oranı da ortalamadan yüksek.  
 
Teknolojik gelişmelere en hızlı adapte olanlar arasında ilk sırada geliyorlar. Hanelerinin geliri genelde ortalamanın yüzde 50 üzerinde. Ancak, aralarında daha düşük gelirliler de bulunuyor.  
 
Ed Kerler ve Jon Berry’ye göre, ABD’li “influential”ların yaş ortalamaları ise genel ortalamaya çok yakın. Yani 15 yaş üzerindeki her birey “etkili” rolünü üstlenmeye aday. Bu etkili kişiler arasında 20’li yaşlarda gençlerinde , 40’lı yaşlarındaki orta yaşlılarında temsil edildiğini, farklı yaşlarda olduklarını söyleyebiliriz.  
 
Etkili insanların gelecek vizyonu çağdaş popüler kültürün çizdiğinden çok daha farklı. Onlarda insanların çoğu gibi geleceğin ciddi sorunlar getireceğini öngörüyor. Ancak, karamsar da değiller. Toplumsal sorunlar tam olarak kavranıp ve üzerlerine gidildiğinde çözülebileceğini düşünüyorlar.  
 
Sıradan Amerikalıların gelecekte sorun olacağını düşündüğü konular ile “etkililer”in gündemi farklı. “Etkililer”, tekno-terörizm, kişisel mahremiyet ve gizlilik gibi konularda endişeli. Sıradan bir Amerikalı ise toplumdaki bozulma, yaşam koşullarının kötüye gitmesi, delice ilerleyen teknoloji ve ufuktaki kıyamet günü gibi popüler konular için kaygılanıyor.  
 
Türkiye’deki Yeni Avrupalılar  
 
Türkiye’deki “Etkili”lerin profilini ise DAP Genel Müdürü Ali Alyanak şöyle çiziyor:  
 
* Herhangi bir gelişmiş ülkede çalışabilecek profesyonel meslek sahipleridir.  
 
* Çağdaşlaşmadaki gecikmeye ve ekonomik darboğazlara karşı duyarlıdırlar. Bu duyarlılıkları bazen ‘çekip gitme’ arzusuna dönüşen bir edilgenliğe yol açar.  
 
* Değişimin bir an önce olmasını isteyen, sabırsız bir tutumları vardır. Kuralları sorgular, otoriteyi körü körüne kabule yanaşmazlar.  
 
* Çok genç bir kitleyi temsil ediyorlar. İyi eğitimliler ve maddi açıdan rahat bir kesimden oluşur.  
 
* Kadınların konumu, başkalarına saygı, kimlik yaratma, markaya verilen önem gibi konularda tüm diğer gruplardan daha öndedirler.  
 
* Evde ve işyerinde internet sahibi olan insanların oranı, diğer çağdaş gruplardan öndedirler. İnterneti eğlence amaçlı değil, bilgi almak ve haberleşmek için kullanırlar.”  
 
ABD’li ya da Türk… Bu grubun hobileri arasında ilk sırada “okumak” yer alıyor. Ali Alyanak, “Neredeyse yüzde 90’ı sıkı bir kitap okuyucusu. Daha çok siyasi içerikli ve psikolojik kitapları tercih ediyorlar” diyor.  
 
Yaşamın anlamı da çok farklı  
 
“İyi bir yaşam” denilince sıradan bir insan için ilk 5 önceliği şunlar oluşturuyor: “Kendine ait bir ev”, “Mutlu bir evlilik”, “Çocuk sahibi olmak”, “İlgi çekici bir iş” ve “Otomobil”…  
“Etkili” grubun öncelikleri ise farklı. Onlar için birinci sırada “ilginç bir iş ve mutlu bir evlilik sahibi olmak” var. İkinci ve üçüncü sırada “çocuk sahibi olmak ve onlara yüksek eğitim olanağı sağlamak” yer alıyor.  
 
Ardından ise “toplumun refahına katkıda bulunan bir iş yapmak” geliyor. Çok para sahibi olmayı sıradan insanlar kadar önemsemiyorlar, yüksek eğitimli olmayı iyi bir yaşamın ayrılmaz bir parçası olarak görüyorlar.  
 
Onlarda insanların çoğu gibi geleceğin ciddi problemler getireceğini öngörüyor. Ancak, karamsar da değiller. Toplumsal sorunlar tam olarak kavranıp ve üzerlerine gidildiğinde çözülebileceğini düşünüyorlar.  
 
Onların gözüyle Amerikan rüyası  
 
“Herkese eşit şans tanınan” bir toplumda yaşamak, yaşamlarını özgür seçimleriyle yönlendirmek, sevdikleri bir işte çalışmak ve terfi etmek gibi konulara karşı herkesten daha fazla önem veriyorlar. “Amerikan rüyası” denilen iyi bir yaşantının anlamını böyle tanımlıyorlar.  
 
ABD vatandaşlarının yüzde 67’si, “Her bireye eşit şans tanınan bir toplumda yaşamayı” Amerika n rüyasının bir parçası olarak tanımlıyor. Ancak, “Etkililer” arasında bu yanıtı verenlerin oranı yüzde 78’e yükseliyor.  
 
Onları diğerlerinden ayıran bir başka özellikleri ise “severek çalışacakları bir işe sahip olma” konusundaki hassasiyetleri. Amerikan toplumunun yüzde 60’ının rüyalarını bu hedef süslüyor. Etkililer arasında ise bu oran yüzde 72. Amerikan toplumunda iş yaşantısında terfi etmeyi önemseyenlerin oranı yüzde 60 iken etkililer arasında terfiyi önemseyenler yüzde 68’e çıkıyor.  
 
Şirketler nasıl kullanıyor?  
 
Bu kitlenin varlığı şirketlere nasıl yansıdı? İkna edilmesi daha zor olan bu tipleri kazanmak için nasıl davranıyorlar. Reklamların, gazete ve televizyonun önemi azaldı mı? Elbette, hayır...  
 
Dergiler, gazeteler ve televizyon hala önemini koruyor. Günümüz toplumunun eğitim seviyesi daha yüksek. Dolayıyla, insanlar çok sayıda kaynaktan fikir edinme, bilgi alma şansına sahip. Medyanın rolü de değişti.  
 
İnsanları bir karar almaya yönlendirmekten çok onlar arasındaki iletişimi destekleyen, onları ihtiyaç duydukları bilgilere ulaştıran bir rol üstlendi. “Bizim ürünümüzü almalısınız.  
 
Çünkü,...” diye başlayan cümlelerden çok “Gelin ve daha fazla bilgi için web sitemizi ziyaret edin veya müşteri temsilcilerimizi arayın, sizi bilgilendirsinler” gibi duyurulara rastlanıyor artık. Etkili insanların dikkatini ancak bu şekilde çekmek mümkün.  
 
Onları tanımaya ve kazanmaya yönelik aktiviteler yapanlar da var. Trend Grup Yönetici Ortağı Nurhan Keeler, şirketlerin onlara ymönelik çalışmalarına şöyle bir örnek veriyor:  
 
“Türkiye’de sigara, alkollü içecek ve teknoloji şirketleri ‘düşünce lideri’ denilen bu kişilerle dönem dönem toplantılar yapıyor, bir günlerini ve görüşlerini paylaşıyorlar. Onların gittikleri yerlerde aktiviteler düzenliyorlar.”  
 
HTP Araştırma Şirketi Yönetim Kurulu Üyesi Sinan Kurmuş, “Amway, Avon, Rainbow gibi şirketlerin biraz bu tür insanlardan yararlandığını söylemek çok da yanlış olmaz. Ama bu onlara yönelik değil onlarla birlikte çalışmayı hedefleyen şirketlere örnek teşkil ediyor” diyor.  
 
PC MERKEZLİ BİR DÜNYANIN GÖRÜNÜMÜ NASIL OLACAK?  
 
Etkili insanların yüzde 77’si 20 yıl içinde evlerdeki bilgisayar ağları sayesinde insanların diğer ev aletlerini kontrol edebileceği beklentisi içinde. “PC merkezli” bir dünya öngörüyorlar. Onların geleceğin “PC merkezli” dünyasına yaklaşımları ise şöyle:  
 
YETENEKLİ KÜÇÜK PC Yüzde 75’i PDA, cep telefonu, internet erişimi ve müzik dinleme fonksiyonlarının tamamına sahip küçük cihazların yaygınlaşacağını düşünüyor ve yüzde 40’ı böyle bir cihaza sahip olmayı istiyor.  
 
SAĞLIK AMAÇLI E- KİMLİK Her 10 etkiliden 8’i, kişilerin sağlık durumlarıyla ilgili her türlü detayı içeren e-kimliklerin  günlük yaşamın bir parçası haline geleceğine inanıyor.  
Önümüzdeki 20 yıl içinde insanların taşınabilir sağlık monitorleri çıkacağını ve vücut fonksiyonları tarayarak aksi giden bir şey varsa insanları haberdar edeceğini düşünüyor. Çoğu bu tip bir cihaz almaya istekli.  
 
AKILLI MUTFAK Onların yüzde 50’si, “akıllı mutfakların” gerçek olacağını ve hergün yemek hazırlamanın çok kolaylaşacağını düşünüyor. Ama her türlü teknojik yeniliğe de sıcak baktıkları söylenemez. Örneğin, sadece 10 kişiden 4’ü akıllı bir mutfağa sahip olmak istiyor. Belki de bu tipler yemek pişirmeyi ve alışverişi bir hobi gibi gördüklerimden web bağlantılı buzdolabına da pek sıcak bakmıyorlar.  
 
E-BOOK YAYGINLAŞACAK MI? E-kitaplardarda onlar tarafından çok talep edilen bir ürün değil. Kolay okunabilir bulmuyorlar.  
 
ÇEVİRİ YAZILIMLARI Onların önemli bölümü, önümüzdeki 20 yıl içinde çalışabilen ve bir dilden diğerine çeviri yapabilen yazılımların farklı toplumlar arasındaki iletişimi artıracağını düşünüyor. Bu yazılımların gözlük veya başka bir kişisel eşya üzerinde çalışabileceğini düşünüyorlar.  
 
RADYODA UYDU DEVRİMİ Her 10 etkili insandan 7’si 20 yıl içinde otomobillerdeki uydu sistemleri sayesinde dünyanın herhangi bir yerindeki radyo istasyonunu dinleyebileceklerini düşünüyor. Web teknolojileri buna şimdiden olanak tanıyor.  
 
SEYAHAT ENDÜSTRİSİ Seyahat endüstrisinin kısa vadede canlanacağına ilişkin ipuçları veriyorlar. Yüzde 70’i yeni yerler ve farklı şeyler görmeye çok istekli. Bu onların sadece Kenya, Kosta Rika veya Tibet gibi otantik, vahşi yerler görmek istediği anlamına da gelmiyor. Amerika içinde bir tatil veya sağlık amaçlı bir tur da olabilir.  
 
TÜRKİYE’DE KİMLER NE ZAMAN ETKİLİ?  
 
Bilgi Üniversitesi İşletme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Beyza Oba, Türkiye’de farklı konularda etkili özellikleriyle öne çıkan kitle konusunda şu saptamaları yapıyor:  
 
TURİZM VE SAĞLIK Hizmet tüketicileri seçim yaparken güvendikleri ve kendilerine benzer yaşam biçimleri olan kişilerin tecrübe ve görüşlerinden faydalanır. Türkiye’de turizm ve sağlık konusunda arkadaş ile aile bireylerinin görüşüne büyük önem verilir.    
 
OKUL SEÇİMİ Sizinle aynı değerleri paylaşan, benzer yaşam biçimini benimsemiş kişilerin çocuklarının olduğu bir ortamı seçerler. Bu tip kişlerin önerilerine kulak verirler.  
 
MESLEK TERCİHİ Toplumsal yapı, bilimdeki gelişmeler ve modaların etkisi var. Doktorluk bir dönemin en gözde seçeneğiydi. Bir dönem sanayileşme ve üretimin ekonomik gelişmenin temel ekseni olarak görülmesi de belirli mesleklere ilgi ve talebi artırdı.  
Mühendislik bilimlerine yönelme başladı. Günümüzde ise bir zamanlar hiç akla gelmeyen genetik, bilgisayar, görsel iletişim gibi konular gözde.  
 
Trend Grup Araştırma Şirketi Yöneci Ortağı Nurhan Keeler ise hızlı tüketim, restoran ve otel gibi alanlarda etkili olan grup için şu değerlendirmeyi yapıyor:    
 
RESTORAN, OTEL VE SİNEMA Sosyal yaşantısı canlı, çevresi geniş ve aktif insanlara danışılıyor. Bu kişiler, gerek kendi keşifleriyle, gerekse bilgi kaynakları sayesinde bu ortamları ilk tanıyan ve deneyen kesimdir.  
 
HIZLI TÜKETİM Daha çok bayanlar, kendi aralarında bilgi alışverişinde bulunuyor ve evin reklam izleyen büyük çocuğu etkili olabiliyor.  
 
POLİTİK KARARLAR Tavsiyeler son dönemde çok etkili. Burada da kişilerin kendi çevreleri öne çıkıyor. Hiç olmadığı kadar çok politika tartışılıyor. Eskiden fanatik veya tabu niteliğinde kanatlar vardı, şimdi ise yeniyi denemek ve ekonomi için en iyisini seçmek önem kazandı.  
 
OTOMOBİL SEÇİMİNDE ETKİLİ İNSANLARIN ROLÜ NE?  
 
Honda Türkiye AŞ. Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ümit Karaarslan, otomobil alımında etkili insanların kimliğinin farklılık gösterdiğine dikkat çekiyor. Karaarslan değerlendirmelerine şöyle devam ediyor:  
 
ALT VE ORTA SEGMENT Yakın çevre, eş-dost ve akraba, en önemli gözlem konusudur. Ayrıca, reklam yoğunluğu ve illerin büyüklüğü doğrultusunda satıcı firma sahiplerinin özellikleri de önemlidir. Alt kültürlerde etki altında kalma oranı çok yüksektir. Fikirler alt kültür gruplarında yüksek sesle dile getirilir. Örnek alınan kişiler açıkca belirtilir. Anahtarlıktan aksesuara kadar her konuda dışa açıktırlar.  
 
ÜST SEGMENT Üst kültür gruplarında ise son yıllarda klüp havası güçlendi. Otomobil, restoran, eğlence gibi konularda dışa kapalı ancak orak seçimler yapılıyor. Lüks segmentteki araçlar için iş adamları, medyatik kişiler (dernek ve klüp başkanları) öncüdürler. Ayrıca bu segmentte yurt dışı trendlerde yakından izlenir.  
 
ETKİLİ İNSANLARA GÖRE GELECEĞİN 5 ÖNEMLİ EĞİLİMİ  
Etkili insanların geleceğe ilişkin beklentilerini ortaya koyan araştırmalar 5 önemli eğilimin varlığına işaret ediyor. Toplumdaki değişimin yönünü gösteren bu temalar kültür, devlet ve iş dünyası için büyük önem taşıyor:  
 
GELECEK NESİL İÇİN ENDİŞE Amerikan toplumu orta yaşlı bir toplum haline geldi, yaş ortalaması 35. Ana –baba olma çağındaki insanların gelecek nesilleri düşünmesi çok doğal. Suç ve yasadışı işler, onları düşündüren konular arasında yerini koruyor. Yüzde 73’ü suç ve şiddetin her yere  sıçramasını önemli sorun olarak görüyor. Son 5 yıl içinde “devlet okullarındaki eğitimin kalitesi”, “ailenin dağılması” ve “genç insanların tutum ve davranışları” onları en çok düşündüren konular arasında ön sıralara yükseldi.    
 
İŞ VE ÖZEL YAŞAM DENGESİ Günlük yaşamın temposu gitgide hızlandı. Amerikalılar çok daha sıkı bir tempoda çalışmaya başladı. Ofisten eve iş taşıyan, evinde bilgisayarıyla iş yapan etkili insanların oranı 1996’da zirveye (yüzde 50) ulaştıktan sonra geriledi ve yüzde 40-42 civarına düştü. Yoğun iş programı, çocuklar, iş eğitimleri ve dersler, bir dereceye kadar keyif verici olsa da bu hızlı tempo onların çoğunu yoruyor. Eğlenmeye ve dinlenmeye yeteri kadar zaman ayıramadığını söyleyen ABD’lilerin oranı son 25 yılda 38’den 45’e çıktı.    
 
DAHA UZUN VE SAĞLIKLI YAŞAM Çeşitli gelişmeler ortalama insan ömrünü uzattı. Etkili insanların “yaşlı” tanımından algıladıkları farkı şeyler var. Örneğin,yüzde 20’si,  85 yaşına kadar olan insanları yaşlanmış saymıyor… İleri yaşlarda bazı sağlık promlemleriyle karşılaşabileceklerinin farkındalar ama bu yıllara negatf değil, pozitif bir bakış açısıyla yaklaşıyorlar. Yüzde 65’i hobilerine, öğrenmeye, ailelerine ve sevdiklerine zaman ayırabilecekleri bir dönem olarak görüyor.  
 
BÜYÜK BİRADER KORKUSU Onlar, geleceğin, George Orwell’in bilim kurgu romanı “1984”e benzeme olasılığından endişe duyuyor. “Büyük Birader” (Big brother) tarafından özel hayatın en küçük detaylarının bile izlenebilmesi fikri çok rahatsız edici. “Gizlilik ve mahremiyet eksikliği” etkililerin yüzde 80’ini kaygılandırıyor. Bu durum müşterilerine daha iyi hizmet sunmak için onlar hakkında daha çok bilgi toplamayı hedefleyen şirketlerin “ilişkisel pazarlama” uygulamalarıyla çelişiyor.  
 
RAHATLIĞIN SINIRLARI Şirketler her türlü ürünü daha verimli ve daha hızlı hale getirmeye uğraştı. Amerikalıların hayatına 1950’lerde süpermarketler ve TV karşısında yenilen yiyecekler, 1960’larda fast-food, 1970’lerde self-servis benzin istasyonları girdi.  
 
Bunlara 1980’lerde  mikrodalga ve katalog satışları eklendi. Günümüzde ise bu akım ATM’ler, indirim mağazaları ve online alışveriş ile sürüyor. Ancak, görünen o ki, bu “rahatlık ve kolaylık” akımı duvara toslamak üzere. Etkili insanlar, fast-food yiyeceklere 1980’li yıllarda olduğu gibi ilgi göstermiyor. Elektronik iletişim yerine, yüz yüze ilişkileri tercih ediyor.  
 
Gelecekte de online alışveriş ve indirim mağazalarının başarılar elde edecek ama şirketlerin “rahatlık” dışında daha “kaliteli” ürünler ve deneyimler sunması gerekecek. “Casual dining” ve “Fine dining” restoranları Starbucks konseptindeki kafeler ilgi görecek.  
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.