Müthiş düşüş

Ürün stok tutma süresi, 2008 yılında 45 günken 2012 yılında 37,8 güne düşmüş durumda.

21.09.2014 08:36:170
Paylaş Tweet Paylaş
Müthiş düşüş


Mövenpick Hotel İstanbul Satın Alma Direktörü Oktay Çampınar ise stokları azaltmanın avantajını, şirketin parasını depoya bağlamaması ve farklı yatırımlaryapması olarak görüyor. Netaş Satın Alma, Üretim ve Fabrika Bakım Direktörü Murat Kulak, “Stokta kalma süresini azaltmak, şirketin likiditesini artırır ve fiziksel stok tutma maliyetlerini düşürür” derken dezavantajına ise şöyle dikkat çekiyor: “Ancak bu süreyi azaltmak, tekrarlı sipariş maliyetlerinin ve stoksuzluk maliyetlerinin artmasına neden olabilir.”

Yeşim Tekstil CEO’su Şenol Şankaya, fazla stokların nakdin depoda bekletilmesinden dolayı finansal değer kaybının yanı sıra depolarda yaşanan bekleme sebebiyle ürün kalitesinin düşmesine, depolarda fazladan yer işgaline neden olduğunu söylüyor.

Şankaya, şöyle devam ediyor: “Stoklama aslında hem müşteri hem fabrikanın kendisi açısından değer yaratmayan bir süreç. Bütün işletmeler stok türlerinden bazılarına katlanmak zorunda, ancak stokları kontrol etmenin zorluğu da düşünüldüğünde minimum stok miktarıyla çalışmak fabrikanın üretim maliyetlerinin etkin yönetilebilmesi açısından avantaj sağlar.”

NASIL BAŞARDILAR?
Stok süresini düşürmenin zor olduğu sektörler de var. Bunlardan biri de mobilya. Ancak sektör oyuncuları stok maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle bu alana daha fazla odaklanıyor. Bu sayede çoğu, stok sürelerini önemli ölçüde düşürmeyi başarmış durumda.

Örneğin Çilek Mobilya, stok süresini 5 yılda 90 günden 40 güne indirdi. Çilek Mobilya Yönetim Kurulu Üyesi Talha Çilek, bunu nasıl başardıklarını şöyle anlatıyor: “Yalın üretim felsefesine göre stok 7 israftan biri ve sürekli azaltılmalı. Bu kapsamda her yıl stok devir hızını düşürmeye yönelik hedefimizi belirliyoruz ve performans yönetim sistemiyle bölüm ve kişi hedeflerine indirgiyoruz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz