Şaşırtan dönüşüm

Değişim, artık iş dünyasının olmazsa olmazı ...

1 NİSAN, 20130
Paylaş Tweet Paylaş
Şaşırtan dönüşüm

Arzum için de milat Murat Kolbaşı’nın 10 yıl önce yaptığı bir Uzakdoğu gezisi olmuş. Kolbaşı şirkette yarattıkları değişimi şöyle anlatıyor: “O tarihten itibaren şirket dışı kaynaklardan daha fazla yararlanır olduk. 1996’dan sonra danışmanlıklarla değişimi daha planlı ve sistematik olarak yapmaya başladık. 2000’den sonra insan kaynakları ve finans tarafında bizi uluslararası lige taşıyacak hamlelerle değişimi sürdürüyoruz.” Sarar’da ise üçüncü neslin işe girmesiyle yurtdışı mağazacılıkta önemli bir atak yakalandı. “Büyümeye bağlı olarak dönüşüm gerekliydi, mevcut sistem ve yapı şirketin büyüme sonrası ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmişti” diyen Sarar Grup CEO’su Emre Sarar, 2010’da göreve gelmesiyle başlayan değişimde mevcut yapıyı da korumaya özen gösterdiğini söylüyor. 5 kıtada 49 ülkedeyiz. Orta Avrupa ve Ortadoğu’da mağaza sayımızı 2022’ye kadar 100’e çıkarmayı hedefliyoruz” diye konuşuyor.

SÜREÇ DEĞİŞİMİ KAZANDIRIYOR
İş yapış süreçlerini yeniden yapılandıranlar da önemli başarılara imza atabiliyor. 1975’te nakit sıkıntısı çeken Amerika’nın en büyük havayollarından Southwest Airlines bu konuda en iyi örneklerden biri. Şirket, ayakta kalmasını uçuşlar arasındaki temizlik, bakım hizmetlerini 25 dakikadan 10 dakikaya çekmesine borçlu. Türkiye’de de LC Waikiki, Bizim Toptan ve Tamek bu dönüşüme en iyi örneklerden... 2013 yılında 4,5 milyar TL ciro hedefi açıklayan LC Waikiki Yönetim Kurulu Başkanı Vahap Küçük, kendilerini bugünlere taşıyan değişime 2001 kriziyle start verdiklerini söylüyor. Bu dönemde şirket, bayilerinin şartlarını zorlaştırarak kendi sahip olduğu daha büyük metrekareli mağazalar açtı. Küçük, “2001’de ciromuz 15 milyon TL’ye kadar indi. 2001-2003 arası her hafta bir mağaza açtık. 2004’te ciromuz 85 milyon TL’ye çıkmıştı. 2004-2011 arası her yıl yüzde 40 büyüdük” diyor. Tabii bu süreçte insan kaynakları ve yönetimde de güçlü bir değişim yaşandığını belirtiyor. “2010’da şirket bünyesine katılan yabancı üst düzey yöneticilerle tüm organizasyon değiştirildi, şirketin iç terfi oranı yüzde 35’e çıkarıldı. Geçtiğimiz yıl adını satın almalarla duyuran Tamek için de değişim, büyümenin kontrollü gitmesi için kaçınılmazdı. Tamek’in genel müdürü Haluk Öget, “2006 sonrası tüm rakamlarımız 2’ye katlandı. Önce organizasyon zaaflarımızı belirledik. İnsan kaynaklarından BT altyapısına kadar birçok noktada yenilikler yaptık. Kadrolarımızı güçlendirdik” diyor. Yıldız Holding’e bağlı Bizim Toptan da büyük metrekarelerle az sayıda mağaza açan rakiplerinin yanında daha fazla sayıda ancak daha küçük mağazalar açarak pazarda geniş penetrasyon sağladı. Esnek ve hantal franchise modelini terk etti. Tüm iş süreçlerini buna uygun olarak yenilediklerini belirten Genel Müdür Recep Özalp, 5 yılda şirketi yüzde 100’ün üzerinde büyüterek kâra geçirmeyi başardı. Bu dönüşüm sonucu halka açılan şirket, borsada da rekor talep aldı.

YENİDEN DOĞDULAR
PAZARLAMA DEĞİŞİMİ
Pazarlama stratejisini değiştirerek yeniden doğan şirketler de yok değil... Türkiye'de bu anlamda son dönemde Doğtaş ve Hunca öne çıktı, 60 yıllık kozmetik markası Hunca, kendi doğrudan pazarlama sistemini kurarak mağazalaşan rakipleri ile arasında fark yarattı. Doğtaş ise marka algısını değiştirerek, hitap ettiği orta ve alt gelir grubundan daha yüksek gelir grubuna yönelik katma değerli ürünlerin pazarlamasına başarılı bir geçiş yaptı. Bu dönüşüm şirketi, sektörde ciro ve pazar payında 3'üncülüğe taşıdı.
CİRO YÜZDE 30 ARTTI
2009'da Doğtaş Exclusive konseptini geliştirerek son üç yılda algılarını tamamen değiştirdiklerine dikkat çeken Doğtaş Genel Müdürü İsmail Doğan. "Ağırlıklı olarak şehirli, modern hayat standartlarına sahip, orta ve ortanın üstü hedef kitleye seslenmeye başladık. Hedef kitlemiz de A, B ve C1-C2 ağırlıklı hale geldi, Ürünlerimizi farklı alım gücünde olan hedef kitlemize, ulaşılabilir çözümlerle sunuyoruz. 2009'dan günümüze pazar payımızı ve ciromuzu yüzde 30 artırdık” diyor.
DOĞRUDAN SATIŞ KAZANDIRDI
Kozmetik alanında da Hunca, Huncalife markası ile farklı bir pazarlama sistemine geçerek doğrudan satış sistemini başlattı. Hunca Kozmetik'in ikinci nesil patronu Tuncer Hunca, yeni pazarlama sistemlerini ve getireceklerini şöyle açıklıyor: "Doğrudan satış, müşteriye direkt ulaşabileceğimiz bir satış kanalı, Minimum sermayeyle maksimum kazanç sağlayan bir iş bu. Doğrudan satışla ilgili olarak ciddi bir AR-GE çalışması yaptık. Huncalife'ın şu anda 35 yeni markası ve toplam 600 ürünü bulunuyor. Huncalife olarak hedefimiz Türkiye pazarında ilk üçe girmek. Her yıl katlanarak büyüyeceğiz.”

2 ÖRNEĞE DİKKAT
INOVASYONLA GELEN DEĞİŞİM

Türkiye'de hemen her şirket, inovatif çalışmalara imza atmak için kolları sıvamış durumda. Ancak bu çalışmalar sayesinde şirketini dönüştüren örnekler çok değil. Uzmanlar tarafından bu konuda Arçelik önemli bir örnek olarak gösteriliyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.