Kurul masası küçülüyor

Yönetim kurullarının küçülme süreci hızlandı.

1.11.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Kurul masası küçülüyor

CİRO ETKİLEMİYOR
Uzmanlar, Türk şirketlerinin büyüklük, ciro farkı gözetilmeksizin genelde 10’un altında üye sayısına sahip olduğu konusunda hemfikir. Örneğin 2,5 milyar TL’lik cirosu bulunan Boyner Holding’in de 4 milyar dolar cirosu olan Borusan Holding’in de 6 yönetim kurulu üyesi var. 26 milyar TL cirosu olan Sabancı Holding’in üye sayısı Borusan ve Boyner’den sadece 3 fazla. 9 kişilik kurulun 4 üyeliği zaten hisse sahibi aile üyeleri tarafından yürütülüyor. Yönetim danışmanı Pembe Candaner’e göre “Üye sayısı, büyüklüğün yanı sıra şirketin ortak sayısına, ortakların birbiriyle akrabalık durumuna, şirketin borsaya açık olup olmaması gibi pek çok etkene bağlı olduğundan, farklı cirolara sahip şirketlerin üye sayısı aynı olabilir.” Ayşegül Aydın ise Türkiye’de sayının tamamen şirketin ana hissedarlarının tasarrufuna bağlı olması nedeniyle bu tip durumların normal olduğu görüşünde.

Algoritma Danışmanlık’ın kurucusu Ali Özgenç, Türkiye’de kurulların, her grubun ortaklık yapısına, iç dengelere, karar süreçleriyle ilgili dışardan almak istediği katkı ve know how’a göre yapılandığını söylüyor. Midillili, Türk şirketlerindeki ortak eğilimin kalabalık olmayan bir kurul yönünde olduğunu düşünüyor ve ekliyor: “Genelde rakam olarak çokluk pek muteber değil. Halka açık şirketlerde yoğun regülasyon ve mevzuat olduğu için çokluktan ziyade, nitelikli üyelerin varlığı ile 9 rakamı tercih ediliyor” diyor.

BAĞIMSIZLAR AZ MI?
Adecco Doğu Avrupa Bölge Direktörü Tibet Eğrioğlu, SPK’nın “Kurumsal Yönetim İlkelerinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına İlişkin Tebliği” ile halka açık şirketlere bağımsız yönetim kurulu üyesi zorunluluğu getirmesinin daha profesyonel, donanımlı, şirketin vizyonuna katma değer sağlayacak üyelerin seçimine yol açtığını savunuyor. Tebliğe göre, yönetim kurulu içerisindeki bağımsız üye sayısı, toplam üye sayısının üçte birinden az, yani 2’den az olamıyor. Eğrioğlu, “Bunun doğal sonucu olarak yönetim kurulları daha profesyonel ekipler haline gelmeye başladı” diyor. Türkiye’de profesyonel yönetim bağımsız üyelerin varlığı yoluyla bu sağlanmaya çalışılsa da hala şirket sahiplerinin yoğun bir biçimde aile yakınlarını ya da şirkette uzun yıllar çalışıp ayrılmış isimleri yönetim kurulu üyesi olarak bünyelerine katmayı tercih ettikleri gözleniyor.

Heidrick&Struggles’in 2012 yılında yayınlanan BİST’teki ilk 30 şirket üzerinde gerçekleştirdiği Kurumsal Yönetişim Araştırması’na göre Türkiye’deki ortalama yönetim kurulunun yüzde 55’i, hissedar temsilcilerinden ve yüzde 19’u bağımsız olmayan ve yönetici olmayan üyelerden oluşuyor. Geri kalan yüzde 18 yöneticilerden, yüzde 2 eski yöneticilerden meydana geliyor. Bağımsız üyelerin sayısının oranı ise sadece yüzde 6. Bu rakamın, bugün Avrupa’da ortalama yüzde 43, ABD’de ise yüzde 80 civarında olduğu düşünülürse bağımsız üyeler konusunda Türk şirketlerinin alacağı epey yol olduğu gözüküyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz