Üretimde yeni bir devir

Rüzgardan üretilen elektrik, halen kömürden üretilen enerjiye göre daha pahalıya mal oluyor...

8 NİSAN, 20160
Paylaş Tweet Paylaş
Üretimde yeni bir devir
Siemens Rüzgar Enerjisi Bölümü, kendisine çok net bir hedef koydu: İçinde bulunduğumuz on yılın sonuna kadar karada 1 kilowatt/saat (kWh) rüzgar enerjisi üretmenin maliyetini 5 Euro cent’in altına çekmek. Kıyaslamak gerekirse şu anda bulunulan yere bağlı olarak bir kilowatt/saat rüzgar enerjisi üretmenin maliyeti 7 cent civarında dolaşıyor. Siemens aynı zamanda şu anda karada üretilen elektriğin yaklaşık iki katına mal edilen açık deniz rüzgar enerjisi tesislerinde üretilen elektriğin fiyatının da düşürülmesi gerektiğine inanıyor. Dolayısıyla bu şirketin hedefi, açık deniz rüzgar enerjisini rekabetçi kılacak şekilde onun fiyatını da kWh başına 10 cent’in altına düşürmek. Rekabetçi yanını giderek artırmaya çalışan rüzgar endüstrisi aslında araba ve kamyon imalatından çok fazla şey öğrenebilir. Otomobil endüstrisi son birkaç on yıllık süreçte araç bileşenlerini olası en ucuza üretilebilecekleri raddeye kadar optimumlaştırmış durumda. Bu başarının büyük bir kısmı, platform stratejilerine, modülleştirmelere, standartlaştırmalara ve yalın imalat süreçlerine atfedilebilir. Rüzgar enerjisi sektörü de bu yaklaşımlardan bazılarını rüzgar türbinlerinin devasa boyuttaki pervane kanatlarının üretimine uyarlayarak çok daha verimli çalışabilir ve otomotiv endüstrisinden yığınla dersler çıkarabilir.
Yekpare kanatlar
Siemens dünyada 75 metre uzunluğa kadar kanatları tek bir bileşen halinde üretebilen tek şirket. Bu pervane kanatlarında tek bir dikiş bile yok, yani hiçbir zayıf noktaya sahip değiller. Sonuçta bu kanatlar, rüzgara ve hava koşullarına karşı en azından 20 yıl boyunca dayanabilir. Ancak pervane kanadı imalatı bir hayli emek yoğun ve zaman alıcı bir süreç. Danimarka Aalborg’daki 250 metre uzunluğundaki üretim alanında çalışan Siemens işçileri, şimdilik pervane kanadı kalıplarının içini cam elyafından hasırlarla ve sal ağacı kerestesiyle elle kaplıyor; sonra üst ve alt yarıları bir araya getirilmeden önce içinde kalan hava alınıyor ve içi sıvı epoksi reçineyle dolduruluyor. Kalıpların içinin doldurulmasında insan yerine robot da kullanılabilir. Ayrıca çok daha hızlı da çalışırlardı. Onlar kalıp boyunca otomatikman gidip gelebilir ve her saniyede üç metrelik işi yapabilirler. Bu sayede üretim süresi 300 saatten 150’ye düşebilir ve imalat maliyetlerinde yılda 30 milyon Euro’luk bir tasarrufa gidilebilir. 40 metre uzunluğundaki bir pervane kanadı kalıbına yönelik ilk testler olumlu sonuçlar verdi. Siemens Rüzgar Enerjisi’nde baş stratejist olan Jan Rabe, “Biz burada kendi pervane kanadı üretimi uzmanlarımızca özel olarak programlanacak klasik endüstriyel robotlardan faydalanacağız. Bu bizi rekabette bir hayli öne taşıyacak” diyor. Ancak bu daha sadece ilk adım olacak. Siemens yel değirmenleriyle ilgili özel şartnamelere riayet etmek için kanat üretiminde ölçüsüne uygun keçeleri doğrudan kendisi de cam elyafından üretebilir. Rabe, “Bu keçeler kanat içerisindeki konumlarına uygun bir şekilde değişen kalınlıklarda dokunabilir. Eğer biz imalat sürecinde bunu hesaba katarsak o zaman bu kanatların maliyetini daha da düşürebiliriz” diyor.
 Hızlı büyüme
Eğer rüzgar enerjisi sektörü son 5 yılda yakaladığı muazzam büyümeyi sürdürecekse kesinlikle bu gibi yaklaşımlara ihtiyaç duyulacak. Siemens Rüzgar Enerjisi’nin satışları, Siemens’in Danimarkalı bir imalatçı olarak ödüllendirildiği 2004 yılından bu yana aralıksız yıllık yüzde 40 artıyor. O zamanlar bu ödül yılda yaklaşık 200 tane rüzgar türbini kurmanın ve yıllık bazda 300 milyon Euro’luk satış yapmanın karşılığıydı. Bugün ise Siemens bir yılda 2 bin civarında türbin kuruyor ve yıllık satışları da 5 milyar Euro. Almış olduğu mevcut siparişlerinin hacmi ise 11 milyar Euro civarında. Bu endüstri artık konsolidasyon aşamasına girdi ve şimdi hem verimliliğini artırmak hem de maliyetlerini kısmak zorunda. Aynı durum bugün imalat maliyetlerinin yaklaşık yüzde 60’ını oluşturan rüzgar enerjisi tesisinin kaportalarının üretiminde de geçerli. Geriye kalan maliyet ise kule ile pervane kanatları arasında aşağı yukarı eşit bir şekilde bölüşülüyor. Sonuçta Siemens Rüzgar Enerjisi maliyetleri kısmak için modülleştirmelere ve karmaşıklığın azaltılmasına bel bağlıyor. Örneğin yeni 3 megawat ve 6 megawat’lık türbinlerinde şanzıman kutusu ile asenkron jeneratörden vazgeçiliyor. Onların yerine kalıcı mıknatıslar ve uygun gelen şebeke dönüştürme frekansıyla donatılmış doğrudan sürüşlü senkron bir jeneratör kullanılıyor. Bu şanzımansız doğrudan sürüş konseptiyle bu gibi sistemlerde kullanılan bileşen sayısı yüzde 50 oranında azaltılmış ve ünitenin ağırlığı da yüzde 30 oranında düşürülmüş oluyor. Rüzgar türbinlerinin içinde ayrıca örneğin diğer ürünlerde de kullanılabilen hidrolik ve güç elektroniği sistemleri gibi modüller de vardır. Bu türbinlerin aynı hizaya getirilmelerinde kullanılan elektrik motorları gibi çok sayıda modül bileşeni değişik türden rüzgar türbinlerine monte edilebilir. Bu sayede satın alma ve depolama maliyetleri de fevkalade azalır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.