"Türkiye nasıl tasarruf ediyor?"

Geniş Açı’nın bu sayısında, son dönemin önemli gündem maddelerinden biri olan tasarruf konusunu masaya yatırdık.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Türkiye nasıl tasarruf ediyor?
1990’ların başında yüzde 25’lerde seyreden yurtiçi tasarruf oranı, bugün yüzde 12,6’ya kadar düşmüş durumda. Yani Türkiye 10 yıl öncesine kıyasla çok daha az tasarruf ediyor. Bu durum ise aslında ekonomik dengeler açısından ciddi bir risk. Çünkü sürdürülebilir büyüme için Türkiye’nin tasarruf etmesi gerekiyor. Ama bu sorunun kısa vadede çözümü göründüğü kadar basit değil. Kamu otoritesi, birbiri ardına yaptığı düzenlemelerle düşen tasarruf oranını artırmaya çalışıyor. Bireysel emeklilikle ilgili yapılan son çalışma, buna iyi bir örnek. Sigorta ve bankacılık tarafı ise ürün sayısını artırmaya odaklanıyor. Geniş Açı’nın bu sayısında, son dönemin önemli gündem maddelerinden biri olan tasarruf konusunu masaya yatırdık.
Tabloyu görmek için görsele tıklayın.
Moderatörlüğünü Capital Dergisi Yayın Yönetmeni Sedef Seçkin Büyük ve editör Yasemin Erdoğan’ın yaptığı toplantıya; Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü Özel Emeklilik Dairesi Başkanı Uluç İçöz, Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Mete Uğurlu, İş Bankası Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Yalçın Sezen, İş Yatırım Araştırma Müdürü Bülent Sengönül ve Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü’nden Prof. Dr. Kamil Yılmaz katıldı. Uzmanlar, bireysel emeklilikten altın fonlarına, yastık altı tasarrufların ekonomiye kazandırılmasından alınması gereken tedbirlere kadar birçok noktayı detaylarıyla analiz etti. Türkiye’nin tasarruf politikaları, şu an gelinen nokta ve yapılması gerekenler tartışıldı.

Sedef Seçkin Büyük

Öncelikle hepinize hoş geldiniz demek istiyorum. 3 ayda bir İş Yatırım’m desteğiyle organize ettiğimiz Geniş Açı toplantılarımızın bu ayki konusu, tasarruf. Söze hemen Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü’nden Özel Emeklilik Dairesi Başkanı Uluç İçöz ile başlamak istiyorum. Türkiye’nin, kamunun tasarruf stratejisini anlatır mısınız? Kamu, şirketler ve bireyler tasarrufa nasıl bakıyor?

Uluç İçöz
Öncelikle teşekkür ederim. Bazı verilerle söze başlamak istiyorum. Dünya Bankası’nın son yaptığı çalışmadan da yola çıkarak, tasarrufları üç ana bölümde değerlendirmek daha doğru olur. Bunlardan biri kamu tasarrufları, biri özel tasarruflar. Özel tasarrufları da iki kısımda inceleyebiliriz. Kurumsal, yani şirketlerin karlılıklarıyla ilgili olan tasarruflar. Bir de hane halkı tasarrufları. Kamu tasarruflarına baktığımız zaman, son yıllarda yüksek oranda bir iyileşme olduğunu görüyoruz. Bunda borç ve faiz yükünün azalmış olmasının ve son yıllarda üzerinde önemle durulan mali disiplinin önemli bir rolü var. Öte yandan özel tasarruf ayağında kurumsal tasarruflara baktığımızda bir artış olduğunu, fakat bunun mütevazı bir şekilde gerçekleştiğini görüyoruz. Özellikle de borsaya kote olmayan, görece olarak daha küçük ölçekli şirketlerde tasarruf oranının düşük olduğunu görüyoruz. Kurumsal tasarruf derken kastımız şirketlerin elde ettikleri karlılığın bir kısmını tutarak, onları yeniden yatırıma dönüştürmeleridir. Diğer taraftan, Türkiye’deki tasarruf açığının iyileştirilmesi, giderilmesine ilişkin en önemli unsur olarak karşımıza hane halkı tasarrufları çıkıyor. Hane halkı tasarruflarında önemli oranda düşüş yaşandığını görüyoruz. Türkiye’de geçmişte yüzde 18-20’lere kadar çıkan tasarrufların gayrisafi milli hasılaya (GSMH) oranı yüzde 12 ila 14 bandı arasına yerleşmiş durumda.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz