Dışarıda mağaza açmayı sürdüreceğiz

Enne Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Aytekin’le Enne’nin faaliyetlerini ve mobilya sektörünü konuştuk...

4.05.2020 01:08:000
Paylaş Tweet Paylaş
Dışarıda mağaza açmayı sürdüreceğiz

Ankara merkezli bir mobilya ve iç mimari şirketi olan Enne, 21 yıllık tecrübesiyle yurt dışında büyümeye devam ediyor. 25 ülkeye ihracat yaptıklarını belirten Enne Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Aytekin, 2019 yılında yaşanan zorlukları, birçok farklı pazarda faaliyet göstermenin avantajıyla aştıklarını anlatıyor. “2020’de de yurt içi ve yurt dışında hedeflerimizi gerçekleştireceğimizi düşünüyoruz. Dış pazarda yeni mağazalar açarak yatırımlarımıza devam edeceğiz” diyor.

1999 yılında Erkan Aytekin tarafından Ankara’da kurulan Enne, tasarım mobilyalarını 25 ülkeye ihraç ediyor. Ağırlıklı olarak Avrupa ve Amerika pazarına ihracat yapan şirketin, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Singapur, Panama, Kuveyt, Gürcistan ve Dominik Cumhuriyeti de ihracat listesinde yer alıyor. Yurt dışı ağırlıklı büyümelerini sürdüreceklerini ifade eden Enne Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Aytekin, 2019 yılının zor geçtiğini, özellikle konut satışlarındaki düşüşün dayanıklı tüketim ürünlerine olan talebi de ciddi manada geriye çektiğini söylüyor. Farklı birçok pazarda faaliyet göstermenin avantajını kullandıklarını ve ihracata ağırlık vererek 2019 yılını başarıyla tamamladıklarını belirtiyor ve şöyle konuşuyor: “2020’de de marka değerimizin yaratığı güçle yurt içi ve yurt dışında projeli işlerde hedeflerimizi gerçekleştireceğimizi düşünüyoruz. Dış pazarda yeni mağazalar açarak yatırımlarımıza devam edeceğiz.” Enne Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Aytekin’le Enne’nin faaliyetlerini ve mobilya sektörünü konuştuk: 

Şirketinizden bahseder misiniz?

 Enne, kurulduğu ilk günden bu yana çağdaş tasarım metotlarını izleyerek koleksiyonlarını kurguladı. Kusursuz form arayışının yanı sıra malzeme seçimi, işçilik ve üretim, kalite ve ergonomiye önem vererek insan faktörünü hep ilk sıraya yerleştiriyoruz. Ankara merkezli bir mobilya ve iç mimari şirketi olarak 21 yıllık deneyimimizle faaliyet gösteriyoruz. Bu kapsamda sayısız iç mekan projesini başarıyla gerçekleştirdik. Christope Pillet, Mustafa Toner, Maurizio Manzoni, Carlo Colombo, Arketipo Design, Marconato&Zapa gibi uluslararası tasarımcılarla iş birliği yaparak mobilya koleksiyonları yarattık. Tasarım ürünlerinin sadece teknik olarak mükemmel olması gerektiğini değil, aynı zamanda gerçek tüketici ihtiyaçlarına yanıt vermesi yanında duyguları harekete geçiren estetiği de sunması gerektiğine inanıyoruz. 

 Şirketinizin bugün ulaştığı hacim nedir? 

 Enne olarak katma değer yaratacak projelerle ilgileniyoruz, aynı zamanda marka bilinirliğini yurt dışında artırmak için tasarım ve ürün gamımıza yatırım yapıyoruz. Gerek yurt içinde gerek yurt dışında nitelikli projeler gerçekleştiriyoruz. 300 kişilik kadromuzla 25 farklı ülkeye ihracat yapıyoruz. 

 2019 yılı sizin için nasıl geçti? 2020’de hangi konulara odaklanacaksınız? 

 2019 bildiğiniz gibi herkes için zor bir yıl oldu. Özellikle konut satışlarındaki düşüş, dayanıklı tüketim ürünlerine olan talebi de ciddi manada geriye çekti. Farklı birçok pazarda faaliyet gösterdiğimiz için ihracata ağırlık vererek 2019 yılını başarıyla tamamladık. 2020’de de marka değerimizin yaratığı güçle yurt içi ve yurt dışında projeli işlerde hedeflerimizi gerçekleştireceğimizi düşünüyoruz. Dış pazarda yeni mağazalar açarak yatırımlarımıza devam edeceğiz. 

 Yurt dışı faaliyetlerinizden bahseder misiniz? Hangi ülkelere ihracat yapıyorsunuz? 

 Ağırlıklı olarak Avrupa ve Amerika pazarında faaliyet gösteriyoruz. Yaklaşık 25 farklı ülkeye ihracatımız var. Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Singapur, Panama, Kuveyt, Gürcistan ve Dominik Cumhuriyeti de ihracat yaptığımız başlıca diğer ülkeler arasında. 

 Tasarımlarınız ülkelere göre nasıl değişiyor? Hangi pazarda hangi tip ürünler öne çıkıyor? 

 Ürün gamımızda bulunan tüm ürünler eşit ağırlıkta neredeyse tüm ülkelerde satış görüyor. Bütünsel ürün yelpazesi çalıştığımız müşterilerimiz için birçok seçenek sunuyoruz. 

 Mobilya sektöründe Türkiye’nin dünyayla daha iyi rekabet edilebilmesi için neler yapılması gerekiyor? 

 Marka ve markayı oluşturan ürün ve hizmet bütünü, iyi bir organizasyon ve ciddi yatırım gerektiriyor. Rakiplerimiz, sektörde oldukça eski ve köklü şirketler. Gerekli bilgi birikimi ve insan kaynağı konusunda diğer şirketlerle rekabet edebilmek için nitelikli ürün ve hizmet üretmek, eğitim ve araştırmalara öncelik vermek gerekiyor. Bununla birlikte ülkemizin en önemli kaynağı ve geleceğimiz olan gençlerimize yeni ufuklar açmak için nitelikli iş gücü yaratmamız gerekiyor. Sektörümüzde ihtiyaç duyulan insan kaynağı için hepimize ciddi görevler düşüyor. Eğitim, uygulama ve pratikle pekişecek ve gelişecektir. 

 Sektörün şu an en önemli sorunları nedir? 

 Dünya markaları kalite ve dizayn yaklaşımlarını, ürün standartlarını gerekli sertifikasyon ve akreditasyonlarla birleştiriyor. Fikri mülkiyet hakları, markaların gelişmiş ülkelerde yatırım ve pazarlama faaliyetlerinde ayrıştırıyor. Maalesef sektörümüz bu konuyu yeterince ciddiye almıyor. Dünya pazarında tasarım ve ürün geliştirme faaliyetlerine yatırım yapmayan bir şirketin yer bulabilmesi imkansız. Bizler, tasarımlarımızı ve ürün kalitemizi sürekli olarak ilerleterek ve güncel trendleri takip ederek altyapımızı sürekli olarak geliştiriyoruz.


2020’NİN MOBİLYA TRENDLERİ

YÜKSELEN YILDIZ 
2020 mobilya trendlerine bakarsak ilk sırayı organik formlara verebiliriz. Yalnız bu yılın organik form açılımı bir önceki yıllardan farklı. Neotenik olarak adlandırılan bu formları, şişman, pofuduk, çocuksu, boğum boğum bir görünüm olarak özetleyebiliriz. İnsanlarda çocukluk anılarıyla bağ kurma etkisi yaratan bu formlara sahip mobilya ve aksesuarlar 2020’nin yükselen yıldızı diyebiliriz.
KUMAŞ DETAYI Bunun dışında renkli cam objeler, yarısı sırlı yarısı ham bırakılmış seramikler aksesuarlara yön verirken kanepe ve koltuk kumaşlarında ise “shearling” olarak adlandırılan tüylü-kürklü doku ön plana çıkıyor. Özellikle neotenik formlu kanepe ve koltuklar, bu kumaşlarla daha da çekici bir hal alıyor. Geçmişten günümüze uzanan hezaren tekniği modern formlarla buluşarak ortaya yüzyıl ortası modern dönemini anımsatan çağdaş formlar çıkıyor.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz