40'ından sonra değiştim

Kayı Holding CEO’su Prof. Dr. Alpaslan Korkmaz ile gerçekleştirdiğimiz söyleşiden öne çıkan başlıklar şöyle...

2.10.2018 11:59:000
Paylaş Tweet Paylaş
40'ından sonra değiştim


SAFARİDE UNUTAMADIKLARIM

FİLİN UYARISI 
Güney Afrika safarisi esnasında yaşadığım şu tecrübemi unutmuyorum: Fil geldi, bizi uyardı, kulaklarını salladı ve o rüzgarı hissettim. Fil bana yakın durmuştu, herkes suskundu, benim rengim değişti. File 50 santim mesafede duruyordum, fil birinci sinyali verdi, durduk. 2-3 dakika geçti bir daha sinyal verdi ve bir daha kulaklarını salladı. Fil o an “Git yoksa üçüncü ihtardan sonra müdahale edeceğim” diyor.
OLAĞANÜSTÜ TECRÜBE İkinci müdahalede ayrıldık, usulca kritik mesafeden uzaklaştık. Bu olağanüstü bir tecrübe. Aslanların arasında doğal ortamlarında o hayvanları görebilmek insana şunu öğretiyor: Doğamızı ciddi şekilde korumamız gerekiyor. Bu müthiş bir hediye, bunu çarçur edemeyiz.
BİR KEZ MUTLAKA Bunun bir sonraki nesillere kalmasını istiyorsak üzerimizde mesuliyet var. Bazı hayvanlar yok oluyor. Biz onların alanlarını istila ediyor, onlara yaşam hakkı tanımıyoruz. Bu duyguyu yaşamak, hayvanların doğal ortamını görebilmek için imkanı olan herkese hayatında bir kere safari tavsiye ediyorum.



“AJANDAMIN DEĞİŞMEYEN TEK MADDESİ”

ÇOCUKLARIM İSVİÇRE’DE
Ben doğma büyüme İsviçreliyim. Çocuklarım orada okuyor, oğlum lisede, kızım ortaokulda. Olmazsa olmaz kurallarımdan biri belirlenmiş zamanlarda çocuklarımla vakit geçirmek. Bu ajandamın değişmeyen maddesi. Çocuklarımı çok özlüyorum.
40’TAN SONRA DEĞİŞTİM İş-yaşam dengesine gelirsek bunun bir formülü yok. Herkes kendi formülünü bir şekilde oluşturmalı. Ama öncelikler önemli. 40 yaş öncesine göre önceliklerimi değiştirdim. Sanırım olgunlaşıyorum. Kırk yaşından önce daha yoğun çalışıyordum ve aile daha arka plandaydı. Dolayısıyla aslında çok dengeli bir yaklaşım değildi. Zamanla bunun dengelenebileceğini öğrendim.
ENERJİ TOPLAMA FIRSATI Siz kendinize mutluluk için ne kadar zaman ayırırsanız ve enerji toplama fırsatı verirseniz, o kadar daha verimli oluyorsunuz. Eskiden sadece işe zaman ayırmanın doğru olduğunu düşünüyordum. Yine yoğun bir iş tempom var ama spor da yapıyorum. Yılda birkaç kez farklı yerlere gidip keşfetmeye çalışıyorum.



HERGÜN KENDİMLE BULUŞUYORUM

İÇE DÖNÜŞ
İnsanoğlu her gün iç bahçesine gitmeli. Yoğun olsak bile o yoğunluktan bir şekilde kurtulabilmek için insanın kendisiyle buluşması gerektiğini düşünüyorum. O karanlığın sizi yenmemesi gerekiyor. Ben gün içindeki içe dönüşümü bir film izleyerek, meditasyon yaparak, spor yaparak ya da güzel bir manzaraya dalarak gerçekleştirebiliyorum. Bir çocuğun tebessümünü yaşamak lazım.
KIZILDERİLİ RİTÜELİ Mesela Kızılderililerin av seremonilerinde şöyle bir ritüelleri var. Avlarını yakaladıktan sonra köylerine girmeden önce avcılar duruyor, atlarından inip bir saat oturuyorlar. Sakinleşmek ve sükunete kavuşmaya çalışıyorlar. Ondan sonra köylerine giriyorlar. Beyazlar bunu anlamıyormuş.
RUH VE BEDEN DENGESİ “Av bitti köyünüze girsenize” dediklerinde Kızılderililer “Hayvanı yakalamak için agresifleştik. Ruh ve beden ayrıldı şimdi oturup onların eşleşmesini, ruh ve bedenin dengeye kavuşmasını bekliyoruz” diyorlar. Bundan sonra evlerine girdiklerini söylüyorlar. Bence bu çok bilgece bir yaklaşım. Arada ruh ve bedeni dengelemek iyi gelebiliyor. Bu her zaman seyahat etmekle değil, iç seyahatlerle de oluyor. Bu bir yolculuk hiçbir zaman formülü buldum diyemiyorsunuz.



İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz