"Her akşam 2 saat boyama yapıyorum"

Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül, iş ve özel yaşam dengesi konusunda hassas. Eve iş taşımıyor. Haftanın belli günlerini kendisine ve ilgi alanlarına ayırıyor...

20.02.2018 12:58:000
Paylaş Tweet Paylaş
"Her akşam 2 saat boyama yapıyorum"

  • Tekne için nasıl bir program yapıyorsunuz? 

Hava ne olursa olsun Mayıs’ta yaz programımı başlatıyorum. 31 Ekim’de de işimi bitiriyorum. Genel olarak mayıs-haziran ayı Türk sularında oluyorum. 

  • Nerelere gidiyorsunuz? 

Türkiye’de Göcek ve Selimiye taraflarına gidiyorum. Yurt dışında Hırvatistan ve İyon Denizi’ne… Tatillerimde birer hafta hep denizin üstünde oluyorum. Uzaklara tekne götürmeyi seviyorum. Yolda balık tutuyorum. Rüzgar nereden eserse oraya doğru gidiyorum. Görmediğim yerleri görüyorum. Emekli olduğumda da İsveç, Norveç fiyortlarına gitmek istiyorum. 

  • Peki tekneyle gitmekten en keyif aldığınız yer neresi? 

İyon Denizi. Bir kere ucuz. İkincisi rüzgar, var dalga yok. Ağırlıklı deniz mahsullerinden oluşan yemekleri damak tadıma uygun. 

  • İşiniz gereği de çok sık seyahatleriniz oluyordur. Yılda kaç kez yurt dışına çıkıyorsunuz? 

Uçaktan nefret ederim, korkarım da… İki yılda 450 bin mil uçmuşumdur. Ama fırtına oldu mu uçağa binmiyorum. Mutlaka hava durumuna göre programımı yaparım. Ankara’ya ve İzmir’e bazen arabayla gidiyorum. Helikopterde de huzursuz oluyorum. Uçak ve helikopterde hiçbir zaman iş konuşamam. Çünkü kendimi veremem. Uçakta yanımda oturanlar iki çift laf etmiyorum diye bana kızar şikayet ederler. Uçakta kulaklığı taktığım zaman çok çekilmez biriyim. 

  • Boyamaya olan ilginiz ne zaman başladı? 

2015 yılında seçimler zamanında televizyonda her kanalda açık oturum vardı. Aynı profiller aynı konuları konuşuyordu. Ben artık dinlemeyeceğim dedim ve boyamaya başladım. Bu işi çok benimsedim.

  • Resme ilginiz var mıydı peki?

Resimde hayatımda hiç 2 almadım. Hep 1 aldım. Ama toplantılarda konsantre olmak için her zaman bir şeyler karalarım. 2015 yılında bir pazar günü D&R’da dolaşırken boyama kitaplarını gördüm. Baktım “Büyükler için boyama” yazıyor. Bir tane aldım ve boyamaya başladım. Bugün evde salonun en baş köşesinde bir masam var, üzerinde yüzlerce hatta binlerce kalem duruyor. Her gittiğim yerde New York’ta, Çin’de, Kore’de mutlaka sanat malzemeleri mağazalarına gidiyorum. Şu anda 3 bine yakın boyama kalemim var. İşi geliştirdim taş, kozalak ve ahşap maketler boyamaya da başladım. Sevdiklerime özel günlerinde kart postal boyayıp veriyorum. Uçakta, teknede seyahatlerde boyama yapıyorum. Teknede herkes yatınca başlıyorum boyamaya, gece ikiye üçe kadar boyama devam ediyor. Evde de televizyon izlememek için her akşam 2 saat boyama ile ilgileniyorum. Yaptığım boyamaları bazen analiz de ettiriyorum. Kullandığım renkler ruh halimle ilgili ne ifade ediyor diye danışmanlık alıyorum. Bazen doğru çıkıyor. İçimde coşku olduğu zaman coşkulu renkler kullanıyorum. Bir resme başlarken lanet bir gün geçirdiysem o zaman renkler değişiyor.

  • Bir nevi günlük gibi değil mi? 

Evet. Ayrıca günlük de tutuyorum. 

  • Kaç yıldır? 

Aşağı yukarı 6 yıldır… Bundan 6 yıl önce bir rahatsızlık geçirdim. O zaman düşünmek, yaşamak ve eğlenmekle ilgili her gün bir sayfa yazmaya başladım. Kimse bilmez günlük tuttuğumu. Hala her gün 5-6 dakika yazmaya çalışıyorum. 

  • Kaç çocuğunuz var? 

Bir çocuğum var, 31 yaşında. 

  • Nasıl bir babasınız? 

Oğlumla hep arkadaş olduk. Birbirimize her şeyimizi anlatırız. O şimdi Amerika’da çalışıyor. Benden çok daha iyi bir öğrenci oldu. Hiçbir dershaneye göndermedim, ek ders aldırmadım. Dersi derste dinleyerek Koç’u kazandı. 

  • Tek çocuğunuzun yurt dışında olması zor olmadı mı?

Gelecek, mutlaka dönecek. Öyle diye umut ediyoruz. Bizim onları mutlu görme derdimiz var. Onların bizi mutlu etme gibi bir derdinin olmaması lazım. Eğer onlar mutluysa sorun yok.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz