"Bakan'ın 5 önceliği"

"Gündemimizde 2011'de küresel ekonomi de devam edecek ciddi sıkıntılar var."

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Bakan'ın 5 önceliği
 


Başbakan Yardımcısı ve Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan’dan, çok kritik bir dönemde randevu talep etmiştik. Avrupa ekonomilerine yönelik endişeler, Merkez Bankası ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) aldığı önlemler, yeni bir döneme işaret ediyordu. Özellikle içeride alınan önlemler ve Bakan Babacan’ın bankacılarla yaptığı açıklamalar, “ihtiyatlı ” bir döneme girildiğine yönelik değerlendirmelere yol açıyordu. “Bir soğutma dönemi mi başlıyor” ve “Bakan bazı riskler mi görüyor” gibi sorular ortaya atılıyordu. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, kendisiyle yaptığımız uzun görüşmede, ekonominin 2011 ve sonrasına yönelik değerlendirmeler yaptı. Babacan’ı, her şeye olumlu bakan bir “hükümet üyesinden” çok, risklere de dikkat çeken, hatta altını çizen bir ekonomi yöneticisi olarak gördük. Ülke içi ve ülke dışı risklere dikkat çekerken bunlara ilişkin yeni önlemler de alınabileceğini paylaştı. Her şeye rağmen 2011 için olumlu tablo çizen ve büyümenin, programlanandan yüksek çıkabileceğini belirten Ali Babacan, sorularımızı şöyle yanıtladı:

Capital: Krizin Türk ekonomisine etkilerini tamamen giderdik mi? Hasar atlatıldı mı, yoksa hala hasar var mı?

- Bankacılık sektörümüz açısından baktığımızda, çok şükür olumlu bir tablo var. OECD ülkeleri arasında en iyi noktadaki ülke olduğumuzu söyleyebilirim. Mesela kriz sırasında bankacılık sektöründe, takipteki alacaklarımız yüzde 5,4’e kadar çıktı. Ama bu oran yüzde 3,7’ye, kriz öncesinden de daha iyi bir düzeye indi. Ya da dönen çeklere, protesto edilen çeklere bakıyoruz. Kriz öncesi yüzde 4-5 civarında seyreden dönen çekler, yüzde 3 küsur civarında seyrediyor. Finansta, ödemelerde ve bankacılıkta, kriz öncesinden de daha iyi bir noktadayız. Kredi hacmi, kriz öncesinde 370 milyar mertebesindeydi. Şimdi yıl sonu itibariyle 500 milyar TL’yi geçtik.

Capital: Kriz öncesine dönmeyen göstergeler de var?

- Evet, ihracatımız hala 132 milyar doları yakalayamadı.Bunun arkasında da Avrupa pazarındaki bozulma var. İhracatta 102 milyar dolara kadar düşmüştük. Tekrar 114 milyara yakın bir rakama ulaştık. Belki 2011 sonunda 132 milyar dolara doğru gidebilir. Belki diyorum, çünkü Orta Vadeli Plan’da 127 milyar dolar koyduk. Öte yandan bütçe ve kamu borçlarına bakacak olursak kriz öncesi duruma hızla geri dönüyoruz. Borçluluğumuz yüzde 39,5’ti. Bu yılı yüzde 41 küsur civarında bitirmiş oluyoruz. Olağanüstü bir gelişme olmasa kriz öncesi rakamlara tekrar dönebiliriz. Milli gelirdeki kaybımızı, 3’üncü çeyrek itibariyle telafi etmiş durumdayız. Açıklanan son sanayi endeksi rakamlarına bakacak olursak 4’üncü çeyreğin büyümesi, yine beklenenin biraz daha üstünde olacak gibi görünüyor. Dolayısıyla GSYİH’ya, toplam milli gelir açısından baktığımızda krizin etkilerini tamamen telafi etmiş durumdayız. Avrupa ve Amerika henüz bunu yapamadı.

Capital: Peki istihdamda, işsizlik konusunda aynı şeyi söylemek mümkün mü?

- Aslında bu krizde istihdam hiç düşmedi. Hatta 2009’da dahi toplam istihdamımız arttı. Ama işgücü katılımı da arttı ve işsizlik oranımız yükseldi. İşsizlik oranının tekrar normale dönmesi, yani 10’lara inmesi biraz zaman alacak. İşsizlikte şöyle bir sorun var: Her yıl 500-700 bin arasındaki genç nüfusumuz işgücüne katılıyor. Herhangi bir yıl istihdam üretmede zayıf kaldığınız zaman o rakam stoka ekleniyor.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz