Ekonomide sinyal karışıklığı

Karışık sinyaller, ekonominin nereye doğru gittiğini anlamayı zorlaştırıyor.

1.01.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Ekonomide sinyal karışıklığı


MERKEZ BEKLEMEDE

Ekonomideki bu sinyal karışıklığı Merkez Bankası’nın bile para politikasında “bekle-gör” pozisyonuna geçmesine yol açtı. Gerçi aralık ayında para politikası faizinde 25 baz puanlık bir indirim yapıldı ve yabancı para zorunlu karşılık oranları da bazı vadelerde bir miktar arttırıldı. Ama bunlar ufak rötuşlardan öteye gitmiyor. Resmi para politikası faizi olan 1 hafta vadeli repo borç verme faizindeki indirim, sadece bu faizi epeydir fiili para politikası faizi olan fonlama maliyetine biraz daha yaklaştırmış oldu. Yabancı para zorunlu karşılık oranlarındaki artışla piyasadan çekilmesi beklenen döviz ise son dönemde hızlanan kısa vadeli sermaye girişi karşısında devede kulak kalıyor. Bu nedenle aralık ayında alınan para politikası kararları, durumu idare etmeye yönelik gibi görünüyor. Bu da geçen yazdan bu yana ekonomiye destek olmak için para politikasını epeyce gevşeten Merkez Bankası’nın, yeni adımlar atmak için son durumun netleşmesini beklediğini düşündürüyor. Ekonomide 2012’nin son çeyrek dönemindeki durumun netleşmesi biraz zaman alacak ama şimdilik bu dönemde Merkez Bankası’nın beklediği gibi bir canlanma görünmediğini söyleyebiliriz. Bu dönemdeki büyüme yine düşük ve yüzde 3 dolayında çıkacak gibi. Böyle bir durumda 2012’nin tamamındaki büyüme ise yüzde 2,5 dolayında kalacak. Bu oran hükümetin 2012’ye girerken koyduğu hedefin de, geçen sonbaharda yaptığı gerçekleşme tahmininin de altında. Hükümetin 2012 yılı büyüme hedefi yüzde 4, sonbaharda yaptığı gerçekleşme tahmini ise yüzde 3,2’ydi. 2012’de iç talebin beklenenin de ötesinde zayıflaması büyümeyi
hedeflenenin de altına çekti. 2012’nin son çeyrek dönemindeki durumun netleşmesi, bu yılki büyümenin nereye gideceği konusunda da önem taşıyor. Merkez Bankası’nın geçen yazdan beri para politikasında yaptığı gevşeme iç talebi hareketlendirmeye başladıysa, bunun ilk sinyallerini aralık ayından itibaren görmeye başlayacağız. Böyle bir durumda 2013’teki büyümenin yüzde 4’lük hedefe doğru yollanması mümkün olacak. Aksi takdirde ise iç talebi canlandırmak için yeni önlemler almak gerekecek. Böyle bir durumda belki de para politikası yanında maliye politikası önlemleri de gündeme gelecek.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz