Ekonomide yumuşak çıkış

Merkez Bankası “yeni para politikası” uygulamasına geçmiş ve ekonomide yumuşak inişi gerçekleştirme çabasına girişmişti.

1.05.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Ekonomide yumuşak çıkış


YATIRIMLAR TOPARLANIYOR
İlk çeyrekte yatırım harcamalarındaki düşüşün de durduğuna işaret eden göstergeler var. Bu açıdan en önemli gösterge olan reel sermaye malı ithalatı, ocak ayında yüzde 7,9 ve şubat ayında yüzde 6,1 artış gösterdi. Mart ayı ve dolayısıyla ilk çeyrek verileri belli olduktan sonra muhtemelen, bu göstergede beş çeyrektir süren düşüşün yerini yeniden yükselişin aldığını göreceğiz. Şirket kuruluşlarında da benzer bir gelişme var. Şirket kuruluşlarında altı çeyrektir süren düşüş, bu yılın ilk çeyreğinde durdu ve yüzde 1,6’lık yükseliş yaşandı. Yatırım cephesinin bir başka göstergesi olan ticari araç satışlarındaki düşüş ise ilk çeyrekte de devam etti, ama bu düşüş iyice yavaşlayıp yüzde 1’e kadar indi.

Özel yatırım harcamalarının GSYİH içindeki payı tüketim harcamaları kadar yüksek değil ve yüzde 20 civarında. Fakat bu harcamaların yüksek oynaklık göstermesi büyümeyi neredeyse tüketim harcamaları kadar etkilemesine neden oluyor. Nitekim geçen yıl özel yatırım harcamalarındaki düşüş yüzde 4,5’i bulmuş ve ekonomideki büyümeye 1 puanlık negatif etkide bulunmuştu. Bu bakımdan yatırım harcamalarındaki düşüşün sona ermiş gibi görünmesi de ekonomideki büyüme açısından olumlu bir gelişmeyi oluşturuyor.

DIŞ TALEP ZAYIFLIYOR
İç talebin önemli bileşenleri olan özel tüketim ve yatırım harcamalarındaki olumlu gelişmelere karşılık dış talepte olumsuz gelişmeler var. Türkiye İhracatçılar Mec-lisi’nin (TİM) öncü gösterge niteliğindeki verileri, ilk çeyrekte ihracattaki artışın yüzde 2,8’de kaldığını gösterdi. Reel ihracatta ocak ve şubat aylarında yaşanan artış, tek hanede kaldı ve ilk çeyrekteki performansın geçen yıla göre düşük olduğu sinyalini verdi. Ocak ve şubat ayı verilerine bakılırsa hizmet ihracatında ise yüksek performans sürüyor gibi görünüyor.

Dış talepteki yavaşlama, en önemli ihracat pazarımız olan Avrupa’daki resesyonun hala sürüyor olmasından kaynaklanıyor. Bu bölgede 2011’in sonlarında resesyon başladığında bir süre alternatif pazarlara yönelerek durumu idare etmiştik. Daha sonra ise gerçekte ihracattaki performans düştüğü halde altın ihracatının devreye girmesi, sorunun gözlenmesini engellemişti. Şimdi altın ihracatı hızını kaybedince ihracattaki performans düşüşü açıkça ortaya çıktı.

Geçen yıl ekonomideki büyümenin büyük kısmı dış talepten kaynaklanmıştı. Mal ve hizmet ihracatındaki artış olmasa muhtemelen yüzde 2,2’lik büyümeyi de göremeyecek ve ekonomide küçülmeyle karşılaşacaktık. Geçen yıl ekonomiyi ayakta tutan dış talebin bu yıl zayıflamakta olması, elbette ki büyüme açısından olumsuz bir anlam taşıyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz