İhracat ve büyüme

Ekonomik kamuoyu reel dış ticarete ilişkin verileri de yakından takip etseydi, herhalde bu beklenti çok daha büyük olacaktı.

1.09.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
İhracat ve büyüme

Siyasetin sportif başarıyla ilişkisi ise özellikle komünist ülkelerde hükümetlerin uluslararası sportif başarıyı uygulanan siyasi rejimin başarısı olarak göstermeye çalıştıkları ve bunun için de bu alana çok fazla kaynak ayırdıkları gözlemine dayanıyor. 1990'lı yıllarda komünist rejimlerin çoğu çökse de, komünist rejim sırasında oluşturulan sportif altyapı ve yaratılan spor kültürü bu ülkelerin hala başarılı olmasını sağlıyor. Çalışmada son dört olimpiyat üzerinden yaptığımız regresyon analizlerinde bu faktörlerin sportif başarı üzerindeki etkisini ampirik olarak da ortaya koyduk. Bu analizler olimpiyatlarda kazanılan madalya sayısını, kişi başına gelir düzeyindeki yüzde 1 'lik artışın yüzde 0,59-0.63 arasında, nüfustaki yüzde 1 'lik artışın da yüzde 0,430,53 arasında arttırdığını gösterdi. Ev sahibi olmanın ve eskiden veya halen komünist rejimle yönetilmiş bulunmanın da kazanılan madalya sayısını istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde arttırdığını tespit ettik. Londra 2012'deki madalya dağılımı bu çalışmanın sonuçlarına uyuyor. Londra'da madalya sıralamasının tepesinde dünyanın zengin ülkelerinden biri olan ABD, ikinci sırada ise en kalabalık ülkelerden biri olan Çin yer aldı. Ev sahibi Büyük Britanya, kazandığı madalya sayısını önceki olimpiyatlara göre önemli ölçüde artırdı. Macaristan, Kazakistan, Küba ve Kuzey Kore gibi geçmişte otoriter rejimlerle yönetilen veya hala yönetilmekte olan ülkeler de üst sıralarda yer buldu. Bu çalışmanın sonuçlarını Türkiye'nin Londra'daki başarı düzeyini tespit etmek amacıyla kullanmak da mümkün. Regresyon analizlerinde ortaya çıkan katsayıların ortalaması ile Türkiye'nin 2012 yılı tahmini kişi başına gelir düzeyi ve nüfus verilerini kullanarak hesap yaptığımızda, Londra'da 10 madalya alabileceğimiz ortaya çıkıyor. Oysa sadece 5 madalya kazandık. Yani potansiyelimizin yarısında kaldık. Regresyon analizlerinin örneklem içi tahmin sonuçlarına göre, Türkiye'nin kazandığı madalya sayısı 2004 ve 2008 olimpiyatlarında potansiyelinin az da olsa üzerindeydi. 1996'da ve özellikle 2000'de ise yine potansiyelimizin altında kalmıştık.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz