"Kur savaşı ve enflasyon"

Ekonomide 2012 yılına Merkez Bankası'nın piyasalardaki gövde gösterisiyle giriş yaptık.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Kur savaşı ve enflasyon
Merkez Bankası, 2011'in son iş günü ile 2012'nin ilk dört iş gününde döviz piyasasını adeta bombaladı. 30 Aralık'ta 1 milyar 865 milyon dolar ile tarihinin en yüklü doğrudan döviz satım müdahalesini yaptı. Aynı ölçüde olmasa da 2012'nin ilk dört iş gününde de döviz piyasasına müdahaleye devam etti. Bu arada likiditeyi de iyice kıstı ve piyasada dövize yönelebilecek Türk Lirası bırakmadı. Merkez Bankası'nın piyasalarda gövde gösterisi yaptığı günlerde, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı da 6 Ocak'ta Bursa'da yaptığı bir konuşmada, iddialı bir söylemde bulundu. Başçı, bu konuşmada, "Biz 2012'de Amerikan Doları'nı yeneriz" diyerek Türk Lirası'nın bu yıl değer kazanacağı konusunda adeta kariyeri üzerine bahse girmiş oldu. Merkez bankası başkanlarının hele de kur konusunda bu kadar açık konuşması pek alışıldık bir durum olmadığından Başçı'nın bu söylemi piyasalarda epey yadırgandı. Fakat bu Merkez Bankası'nın kararlılığını da herkesin görmesini sağladı.

İLK RAUND MERKEZ'İN
Merkez Bankası, sonraki günlerde para ve kur politikası uygulamasında normale dönüş yaparken, piyasalara gösterdiği sopa etkisini göstermiş gibi görünüyordu. 2011'in son iş gününde 1,90 lirayı aşan dolar kuru, biz bu yazıyı yazarken 1,82 liraya kadar inmişti. Aynı dönemde Euro kuru 2,46 liradan 2,36 liraya gerilemişti. 0,5 ABD Doları ve 0,5 Euro'dan oluşan döviz sepeti kuru da 2,18 liradan 2,09 liraya inmiş bulunuyordu. Böylece Merkez Bankası ilk raundu kazanmışa benziyordu. Tabii bu gelişmede sadece Merkez Bankası'nın sopasının değil, küresel finans piyasalarındaki olumsuz havanın dağılmaya başlamasının da etkisi var. Fakat bu iki gelişmenin üst üste gelmesi tesadüf olmayabilir. Merkez Bankası, para ve kur politikasında şahinleşirken küresel finans piyasalarındaki tablonun değişmekte olduğunu da dikkate almış olabilir. Çünkü ocak ayında göze batmaya başlayan küresel risk alma iştahındaki düzelme esasında aralık ayında başlamıştı. Bunu bu açıdan en önemli gösterge olarak kabul edilen VIX'e (Volatiliy Index) bakarak söylüyoruz. Küresel finans piyasalarının karışmaya başladığı ağustos ayında 30'un üzerine yükselen bu endeksin değeri, aralık ayı başında düşüşe geçmiş ve 30 Aralık'ta 23.4'e kadar inmişti. Bu yazının yazıldığı sırada VIX'in değeri 20'nin de altına inmiş ve ağustos ayı öncesindeki seviyesine dönmüştü. Bu endeksteki düşüşler risk iştahındaki artışa, yükselişler ise risk iştahındaki düşüşe işaret ediyor. Bu arada Türkiye'de ağustos ayında başlayan sermaye çıkışı da çoktan durmuş ve kasım ayından itibaren yeniden giriş başlamış durumda. Kuşkusuz Merkez Bankası bu gelişmeleri çok daha yakından takip ediyor ve politikalarını belirlerken dikkate alıyor.

BEKLENTİ YÖNETİMİ
Merkez Bankası'nın kendi açıklamasına göre, yılbaşında bu kadar haşinleşmesinin temel nedenini,
enflasyonda 2011'de yaşanan sıçramanın enflasyonist beklentilere yansımasını engellemek oluşturuyor. Büyük ölçüde kurlarda ağustos ayında başlayan tırmanışın etkisiyle, enflasyon 2011 yılını yeniden çift haneye yükselerek kapattı. Bu yükselişin beklentilere yansıması, fiyatlar genel düzeyinde ikinci tur bir artışa yol açıp enflasyonun kontrolden çıkmasına neden olabilir. Merkez Bankası, enflasyonun kontrolden çıkmasının maliyetlerini iyi bildiğinden, bunu ne pahasına olursa olsun engellemeye çalışıyor. Ocak ayında düzenlenen iki Beklenti Anketi'nin sonuçlarına bakılırsa, Merkez Bankası şimdilik bu amacına ulaşmış gibi. Bu anketlerin sonuçları ocak ayında enflasyon beklentilerinde bir yükseliş olmadığını, tersine bir miktar gerileme yaşandığını gösteriyor. Aralık ayındaki ikinci ankette yüzde 7,1'e kadar çıkmış bulunan 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi, ocak ayındaki ikinci ankette yüzde 6,9'a inmiş bulunuyor. Aralık ayındaki ikinci ankette yüzde 6,5 çıkan 24 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi de ocak ayındaki ikinci ankette yüzde 6,3'e inmiş durumda. Bu arada yıl sonu enflasyon beklentisinin ise ocak ayındaki ilk ankette yüzde 7,4 olarak çıktıktan sonra ikinci ankette yüzde 7,2'ye indiğini belirtmekte fayda var.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz