"Petrol ve ekonomi"

İran ile İsrail, ABD ve diğer Batı ülkeleri arasında, uzun süredir bu ülkenin nükleer programından kaynaklanan bir gerginlik var.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Petrol ve ekonomi
Bu gerginlik, sonunda Batı ülkelerinin İran'dan petrol alımını durdurması noktasına kadar gelince petrol fiyatları yeniden hareketlendi. Avrupa Birliği'nin (AB) İran'a petrol ambargosu kararını aldığı ocak ayı sonlarında 110 dolar civarında olan Brent petrolün varil fiyatı, şubat sonunda 125 dolar civarına çıktı. Biz bu yazıyı yazdığımız sırada da petrol fiyatları bu civarda seyrediyordu. Ambargo kararının devreye gireceği 1 Temmuz'dan sonra petrol fiyatlarının nereye gideceği de endişeyle bekleniyordu. İran, halen 137 milyar varille dünyanın üçüncü büyük petrol rezervine sahip ülkesi. Üretimde ve ihracatta da hatırı sayılır bir yeri var. Batı ülkelerinin ambargo kararı, bu dev petrol üreticisinin piyasadan bir ölçüde dışlanmasına yol açacak. Fakat başta Çin ve Hindistan olmak üzere bazı ülkelerin İran'dan ithalata devam edecek olması, bu ülkenin petrol piyasasından büsbütün dışlanmasının önüne geçecek. Ayrıca dünyanın en büyük petrol üreticisi olan Suudi Arabistan da atıl kapasitesini harekete geçirerek İran'dan doğan boşluğu giderebileceğini açıklamış durumda. Bu nedenlerle durum bu şekilde kalırsa petrol fiyatları daha yukarı gitmeyebilir. Fakat mevcut gerginliğin küresel petrol ticareti için hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'nda bir sıcak savaşa dönüşmesi ihtimali de var. Bu ihtimal hayata geçerse petrol fiyatlarının nereye kadar gideceği ise hiç belli değil.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.

PETROL ŞOKLARI
1970'lerde petrol fiyatlarında yaşanan iki büyük sıçrama küresel ekonominin stagflasyon (durgunluk içinde enflasyon) olgusuyla tanışmasına yol açmıştı. O dönemde petrol fiyatlarındaki sıçrama hem enflasyonu yükseltmiş hem de özellikle gelişmiş ülkelerde ekonomiyi duraklatmıştı. Bu nedenle o zamandan beri petrol fiyatlarındaki her yükseliş endişeyle takip ediliyor. Bu endişeye 2008 yılında petrolün varil fiyatı 150 dolara yaklaştığında ve geçen yılın başlarında yine 125 dolar civarına çıktığında da tanık olmuştuk. Petrol fiyatlarındaki yükseliş ekonomiyi temelde üç kanaldan etkiliyor. Birincisi, petrolün üretimde kullanılan önemli bir girdi olması yüzünden maliyet
artışları yoluyla enflasyon yükseliyor. İkincisi, petrol fiyatlarındaki artışın akaryakıt ürünlerine yansımasıyla bu ürünlere daha fazla harcama yapmak durumunda kalan tüketicinin diğer harcamalarını kısması, toplam talebi ve dolayısıyla ekonomiyi yavaşlatıyor. Üçüncüsü, Türkiye gibi petrol ithalatçısı durumunda bulunan ülkelerde ithalat faturası şişiyor ve dolayısıyla cari işlemler dengesi bozuluyor. Ayrıca enflasyondaki yükselişin tüketicinin satın alma gücünü düşürerek iç talepte tekrar yavaşlamaya yol açması gibi ikincil etkiler de ortaya çıkıyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz