"Yalın Tüketimin 6 Anahtar Kuralı"

Bir dönem imalat sanayindeki bütün süreçler yalın üretimle değişti. Şimdi ise yalın düşünce sisteminin tüketime kaydırılması söz konusu. Amaç, müşterinin zaman kaybını önlemek. Onlara tam olarak is...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Yalın Tüketimin 6 Anahtar Kuralı

Bir dönem imalat sanayindeki bütün süreçler yalın üretimle değişti. Şimdi ise yalın düşünce sisteminin tüketime kaydırılması söz konusu. Amaç, müşterinin zaman kaybını önlemek. Onlara tam olarak istediklerini vermek ise yalın tüketimin olmazsa olmazı. Bunu başaran örnekler rekabette bir adım öne çıkıyor. Lean Institute kurucularından James Womack, “Ürün çeşit sayısının artmasına ve fiyatların düşmesine rağmen tüketim hala oldukça kafa karıştırıcı bir süreç” diyor. Ona göre bu süreci daha yalın hale getirmek şirketlerin elinde ve bunun için de 6 anahtar kural var.

Fujitsu Services şirketini herkes duymuştur. Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesinin bilişim teknolojileri alanında teknik destek hizmet veren en büyük şirketlerinden biri. 2004 yıl sonunda 4,2 milyar dolar satış gerçekleştiren Fujitsu Services, rakipleri arasından özellikle hizmet kalitesindeki yalınlık nedeniyle sıyrılıyor. Şirket, yalın hizmet modellerini, sorunların nedenini tespit ederek bir daha tekrarlanmamasını sağlamak için kullanıyor. Bu yaklaşım teknik destek hizmetinin varlığına aykırı gibi gözükse de hizmetin maliyetinde düşüş sağlıyor. Bu sistemle şirketin sağladığı en büyük avantaj ise müşteri memnuniyetinin artmış olması.

Fujitsu Services, yalın hizmet modellerini uygulayarak rakipleri arasından sıyrılan tek örnek değil. Tesco ve Toyota gibi dünya devleri de bu çalışmaları yürüterek servis performanslarında önemli sıçramalar gerçekleştirmeyi başardılar.

Uzmanlar, yalın tüketimin son dönemde önem kazanmasını farklı pek çok etkene bağlıyor. Lean Institute kurucularından James Womack’a göre ise son 20 yılda dünyada pek çok yeni ürün piyasaya sunulması bu durumu tetikledi. Ona göre, bu durum tüketicilerin kafasını karıştırıyor. Womack, şirketlere bu karışıklığı yalın tüketim çalışmalarıyla çözmelerini öneriyor. Bunu başarmak için ise 6 strateji olduğuna dikkat çekiyor. Bu 6 stratejiyi benimseyip, başarıyla uygulayanlar müşteri gözünde bir adım öne geçebiliyor.

Türkiye’deki şirketlerden bazıları da  bu stratejilerle müşterilerine daha yalın hizmet sunmanın peşinde. Womack’ın belirlediği bu 6 strateji etrafında, Türkiye’de ve dünyada başarılı olmuş şirket örneklerini inceledik.

1. ÜRÜNÜNÜZLE SORUN ÇÖZÜN                            

Şirketlerin yalın tüketimi desteklemesi için ilk önce sorun çıkarmayan ürün ve hizmetler sunması gerekli. Bu ürün ve hizmetlerin farklı araçlarla entegre olması da işin değerini artırıyor. Günümüzde pek çok ürün ihtiyaca cevap vermekten çok tüketiciye problem çıkarmasıyla dikkat çekiyor.

Örneğin, bilgisayarlar artık PDA, telefon, kamera, fotoğraf makinesi gibi araçlarla birlikte kullanılıyor. Aslında çoğu tüketici, üreticilerin düşüncesinin aksine, bu yeni araçların bilgisayarla birlikte kullanılmasıyla çok az ilgileniyor. Tüketicilerin asıl istediği, az zaman ve efor harcayarak yazılım, donanım ve destek hizmetlerinin birlikte uyum içinde çalışması. Sonuçta artık tüketiciler kendilerine fazla iş düşmesini istemiyor.

Fujitsu Services, bu türden bir hizmetle müşterilerin hayatını kolaylaştırmayı başarmış bir örnek. Şirket ilk kurulduğu yıllarda ürünlerinin BT hizmet desteğini kendi yürütüyordu. Daha sonra bu işi büyüterek, teknik destek hizmetini başka şirketlerin de kullanımına açtı. 2001 yılında BMI adlı havayolu şirketiyle anlaşma yaptı. BMI’ın çalışanlarından gelen şikayetleri çözmeye çalışıyordu. Bunu yaparken diğer şirketlerden farklı bir yol izledi. İlk önce her gün gelen şikayet telefonlarını analiz etti. Sonuçta telefon konuşmalarının yarıdan fazlasının tekrarlanan problemlerden kaynaklandığı ortaya çıktı. Bu tekrarlanan problemlerin ise yüzde 26’sı bagaj etiketlerini basmaya yarayan yazıcıların bozuk olmasından kaynaklanıyordu. Fujitsu işi bu olmamasına rağmen yazıcıları tamir ederek 18 ay içinde bu şikayetlerin yüzde 80 oranında azalmasını sağladı.

Teknosa entegre çözümler sunuyor

Teknoloji marketleri perakendecilikte niş alanlardan biri. 2000 yılından bu yana Türkiye’de bu alanda faaliyet gösteren Teknosa, müşterilerine sunduğu yalın hizmetle dikkat çekiyor. Genç şirket, birbiriyle kolaylıkla entegre olabilen ürünleri bir arada sunmasıyla başarıyı yakalamış durumda. Bunun yanında tüketiciler Teknosa’dan teknoloji, iletişim, bilişim ve kahverengi eşya sektörlerine yönelik bütün ihtiyaçlarını  karşılayabiliyor. Teknosa ortaya çıkardığı farklı mağaza formatıyla da tüketicilerin alışverişini kolaylaştırıyor. Şirketin en önemli stratejisi dünyadaki Dixon’s, Darty ve Best Buy gibi teknoloji marketlerinin modellerini izlemek.

Satılan ürünlerin kimi zaman karmaşık olması, ürünlerin çeşitliliği gibi zorluklar ise mağazadaki elemanların tüketiciyi bilgilendirmesiyle gideriliyor. Teknoloji sürekli değiştiği için de istenilen ürüne bazen tüketiciler kolaylıkla ulaşamayabiliyor. Bu noktada da ortalama 6 ayda bir değiştirilen ürünlerle tüketiciye anında ve hızlı hizmet sunuluyor.

Teknosa, bu yalın hizmeti sayesinde kuruluşundan 2 yıl sonra 30 satış noktasına ulaşmayı başardı. Önümüzdeki dönemde de bu tür ürünlerle teknolojik ürünlerin adresi olmayı hedefliyor. Farklı konseptiyle tüketiciye perakende sektöründe değişik bir alternatif oluşturuyor.

2. MÜŞTERİNİN ZAMANINI BOŞA HARCAMAYIN

Araştırmalar, Amerika’da bozuk arabaların ancak yüzde 60’ının tamir edilebildiğini gösteriyor. Uzmanlara göre, bu durum, üreticilerin zamana çok da fazla önem vermemesinden kaynaklanıyor. Arabasını tamir ettirmek için randevu alan, sıraya giren, sorunu açıklamak için zaman harcayan ve arabasını belki günlerce kullanamayan araba sahiplerinin yarıya yakını çözüme ulaşmakta zorlanıyor.

Portekiz asıllı bir otomobil tamir şirketi olan Grupo Fernando Simao (GFS) ise bu konuda farklı bir model ortaya koyarak rakiplerinden sıyrılmayı başarmış bir şirket. GFS, tipik bir müşterinin arabasını tamir ettirmek için harcadığı zamanı detaylı şekilde araştırarak bu farklı modeli oluşturdu. Yapılan araştırmaların sonucunda araba tamiri için tüketicinin yapması gerekenlerin 25 adımda toplandığını belirledi. Daha sonra müşterinin telefon açmasından arabanın teslimine kadarki bu 25 adımlık sürecin 120 dakika sürdüğü sonucuna varıldı.

Modelin temelini oluşturan nokta ise bütün bu adımların ne kadarının müşteriye değer kattığının araştırılmasıydı. Bunun sonucunda da yapılan işlerin sadece yüzde 47’sinin müşteriye kattığı ortaya çıktı. Oluşturulan bu detaylı analizin sonunda, tüketim süresinde ortaya çıkan aksaklıklar ortadan kaldırıldı.Yapılan işin müşteri gözündeki değerini artırmak için ise çalışmalar yürütüldü.

Sonuçta da GFS teknisyenleri müşteriye sundukları hizmetin süresini 60 dakikaya indirdi ve hizmet değerini yüzde 78’e çıkarmayı başardı.

Bol çeşitle zamandan tasarruf

Türkiye’nin ilk ev tekstil mağazalar zinciri Linens, son 4 yılda hızlı büyüyerek Türkiye dahil 9 ülkede 100’ü aşkın mağazayla hizmet vermeye başladı. Linens’in rakiplerinden en büyük farkı ise konsept mağazacılık anlayışıyla ev tekstiline yönelik her türlü eşyayı tüketiciyle buluşturması.

“Ev güzellik merkezi” sloganıyla hareket eden Linens, ev için gerekli yüzlerce farklı kategoride müşteriye hizmet sunuyor. Farklı alternatifleri bir arada sunması özellikle çalışan müşterilerin zamandan tasarruf sağlamasına neden oluyor. Aynı zamanda farklı kategorilerde sunulan ürünler için müşterilerin evlerine gidilip ölçü alınarak da hizmet veriliyor.

Şirket eleman eğitimi konusunda da rakiplerinden sıyrılıyor. Ev tekstili alanında uzman personeller yetiştiren Linens, en çok tercih edilen modeller ve dekorasyon gibi konularda da müşterilere danışmanlık hizmeti veriyor. Bu yönüyle de müşterilerin zamanını değerli kullanmasını ve kısa sürede alışverişini istediği ürünü alarak yapmasını sağlıyor.

Linens Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Nurhayat Kılıç, Linens’in iç dizaynıyla da müşterilerin alışverişini zevke dönüştürmek için çalıştığını söylüyor. Linens’in sunduğu zengin ürün çeşitliliği, profesyonel mağazacılık anlayışı, uzman personeli ve artan mağaza sayısıyla tüketici beklentilerini yakaladığını belirtiyor.

3. TAM OLARAK İSTENİLENİ SUNUN

Tipik bir markette aradığınız 40 ürünün hepsini bir arada, aynı yerde bulma olasılığınız sadece yüzde 20. Bu durumda da tüketiciler genellikle benzer ürünleri alma ya da ürünlerle ilgili planlarını değiştirme yolunu seçiyor. Sonuçta tam olarak istenileni sunan çok az şirket var.

Ancak, Tesco, yüzde 96’lık servis kalitesiyle bunu en iyi başaran örneklerden biri. Kimi uzmanlara göre bu oran bile müşterinin tam olarak istediğini vermek için yeterli değil. Yine de yalın tüketimin bu kuralını desteklemek adına Tesco’dan daha iyi bir örnek de gösterilemiyor.

Peki Tesco ne yaparak bu başarıyı elde etti? Mağazalarına 24 saatte bir mal ikmal ederek raflarının sürekli dolu olmasını sağladı. Wal-Mart’ın da izlediği bu model sayesinde stokta mal birikmesini de engellemiş oldu. Saatlerle kısıtlı sürelerde üretim gerçekleştirebilen tedarikçilerle çalıştı. Malı limanlardan kendisi teslim alıp, şirkete ait taze ve sürekli sevk sağlanabilen bölgesel imalat merkezlerine götürdü. Buradan da anında marketlere tırlarla taşıma sağladı. Bu sayede Tesco raflarında her türlü malı bulmak mümkün hale geldi.

Tesco’nun web sitesi üzerinden yaptığı satışlarına yönelik çalışmaları da tüketicinin ilgisini çekti. Web sitesinden yapılan her sipariş, markette çalışan elemanlar tarafından da takip edildi. Personelin  bu siparişleri hazırlaması ise daha hızlı bir hizmet verilmesini sağladı. Bu sayede personel maliyetleri de aşağı çekildi. Bu strateji Tesco’yu dünyanın en büyük internet marketi haline de getirdi

İsteğe özel hizmet ön planda

Yalın tüketimi sağlamak adına yola çıkmış başka bir şirket de Starbucks Coffee. Starbucks, müşterilerine kahveyle ilgili her türlü ürünü sunarak rakiplerinden farklılaşıyor. Starbucks istenileni sunan bu tarzı nedeniyle kendini çok hızlı geliştirmeyi de başarmış bir örnek. 1971 yılında Seattle Pike Place’de özel kahveler satan küçük bir mağaza iken bugün dünya çapında haftada 20 milyon kişinin ziyaret ettiği bir yer haline bu stratejisiyle geldi.

Starbucks Türkiye  Pazarlama Müdürü Gülben Tuncaakar, “Yalın düşünme biçimi, Starbucks Coffee için satın almadan, ürünlerini hazırlama ve müşterilerimize sunmaya kadar geçen bütün süreci kapsar” diye konuşuyor. Tuncaakar, bunu da Starbucks’ın açıldığı ilk günden beri tek bir faaliyet alanında yani kahve üzerinde çalışmış olmasına bağlıyor.  Aynı tarifin dünya çapında 8 bin 500 ayrı noktada aynı kalitede ve lezzette hazırlanıyor olmasının da önemine değiniyor.

Türkiye’de sinemaya ya da konsere bilet bulmak için eskiden uzun kuyruklara girmek  gerekirdi. Bu kadar zaman ayırmanıza rağmen sonuçta istediğiniz koltukta istediğiniz güne bilet bulamayabilirdiniz. Türkiye'nin ilk ve en büyük bilet satış ve dağıtım organizasyonu olan Biletix yalın üretim anlayışıyla yola çıkarak bu sorunu çözdü.

Biletix Genel Müdürü Ali Abhary, insanların bilet almak için çağrı merkezi ve internet varken, gidip ana gişelerde sıraya girmeyi tercih etmediklerini söylüyor. Hatta bu kolaylığın karşılığı olarak da bu biletlere biraz daha fazla para ödemeyi de kabul ettiklerini belirtiyor.

4. OLMANIZ GEREKEN YERDE BULUNUN

Genel düşünce müşterilerin ürünü ucuza almak için her yere gideceği yönündedir. Oysa tüketiciler zaman ve durumlarına göre farklı alternatifleri tercih edebiliyor. Örneğin, zaman kısıtlıysa web’den fiyatına önem vermeden sipariş vermek daha cazip geliyor. Bazı temel ihtiyaçlar ise köşe başındaki dükkanlardan sağlanabiliyor. Bu nedenle şirketlerin kendi stratejilerini belirleyerek, hedef kitlelerine yönelik lokasyon seçmeleri önemli.

Örneğin, Wal-Mart, sadece şehir dışlarında konumlanarak farklı bir strateji izliyor. Wal-Mart’ın müşterileri ise genellikle büyük ölçekli alışveriş yapmak için şehir dışına çıkmayı yeğleyen bir profil çiziyor. Bu nedenle de Wal-Mart’a mal gönderen şirketler bu ölçeği düşünerek verdikleri fiyatları düşük tutabiliyor. Sonuçta hacimden kazanma imkanları daha fazla olduğu için buna katlanabiliyorlar. Wal-Mart da satın almadan sağladığı bu avantajı müşterilerine rahatlıkla yansıtabiliyor.

Bunun yanında yine Tesco her gruba yönelik ayrı bir market açarak ilginç ve farklı bir strateji izliyor. Yerel müşteriler için Tesco Express, şehir merkezlerinde yaşayanlara özel orta ölçekli Tesco Metro, standart ölçülerde her kesime göre süpermarketler için ise Tesco Superstore gibi farklı konseptlerde mağazaları kullanıyor. Sunduğu bu farklı seçenekler sayesinde Tesco çok farklı tüketim ihtiyaçlarına da hizmet sunabiliyor.

T-Box’ın “yalın tüketim” stratejisi

Şirketlerin doğru yerde bulunmaları için tüketicilerin yaşam alanlarını iyi analiz etmesi gerekiyor. T-Box, bunu ürün konseptine göre son yıllarda en iyi başaran örneklerden biri. T-Box Genel Müdürü Zeynep Selgur, “Başından sonuna yalın tüketimi desteklemek adına oluşturduğumuz bir projedir” diye konuşuyor.

“Bugün hepimiz hızlı yaşıyor, hızlı tüketiyoruz” diyen Selgur, yalın düşünce fikri çerçevesinde tüketicinin temel ihtiyacını karşılayacak konfeksiyon ürünlerini sıkıştırarak günümüz hayat tarzına uyarladıklarını belirtiyor.

Burada ana fikrin tüketicinin henüz düşünemediğini ona sunmak olduğuna değinen Selgur sözlerini şöyle sürdürüyor: “T-Box ile tüketicinin  yaşam alanlarına girdik. Bildiğimiz hazır giyim mağazalarının  dışında, otellerde, plajlarda, havalimanlarında, marketlerde, deniz otobüslerinde, üniversitelerde,  kısacası  her yerde  tüketicinin  karşısına çıkıp tüketiciyi şaşırttık. Yazın Bodrum ve Göcek’de denizde T-box tekneleriyle satış yapıp,  denizdekilere ulaştık. Kısacası  karada, havada ve denizde  tüketiciye dokunduk.”

T-Box farklı tüketici profillerine başarıyla ulaşmanın yanı sıra, ürünün sunuş aşamasındaki yalın düşünce tarzıyla da dikkat çekti. Satın almada  para üstü  problemini  çözmek için,  para üstlerini paketin içine koyup tüketicilerin hayatını kolaylaştırdı. Zeynep Selgur’a göre, T-Box bütün bu özellikleriyle ünü sınırları aşan bir marka oldu.

5. ZAMANLAMA HER ŞEYDEN ÖNEMLİ

Tüketiciler artık ürünleri almak için ani karar vermekten kaçınıyor. Pazarda fazla seçenek olması bu durumu tetikliyor. Çoğunlukla yüksek fiyatlı ürünler için tüketicilerin bu davranışı sergilemesi de dikkat çekiyor. DVD gibi teknolojinin yenilenmesiyle sürekli değişen ürünlerde ise hala ani karar mekanizması işliyor.

Araştırmalar, eski bir arabaya sahip olan tüketicilerin çoğunun yeni bir araba almak için belirli bir süre beklediğini ortaya koyuyor. Tüketiciler bu alımı gerçekleştirmek için önlerine belirli hedefler koyuyor. Yine de bu yalın tüketim trendine cevap veren fazla şirket yok. Sonuçta bir tüketici önümüzdeki yıllarda bir zaman için bir araç istese de üreticilerin amacı stoktaki malı satmak.

Önümüzdeki döneme yönelik bir sipariş o an için pek çok şirketi ilgilendirmiyor. Bunun için şirketler tüketicilerin belirli bir miktar maliyete katlanmasını istiyor. Sonuçta ürünü istenilen zamanda sunmak üreticilerin üretim ve dağıtım maliyetlerini artıran bir etken. Şirketlerin önümüzdeki dönemde alınacak ürünlerin hacmini önceden tahmin etmesi de mümkün değil. Bunu gerçekleştirmek için şirketlerin ekstra üretim kapasitesine sahip olmaları gerekir.

Bazı bitmiş üniteleri, parçaları elde ya da stokta tutması da bu türden bir üretim için şart. Sonuçta zamanlama konusu şu anda karmaşık bir konu. Günümüzde doğru zamanlama denince akla, tüketici isteklerini önceden okuyup, doğru zamanda bu istekleri sunmak geliyor.

“Ürünler zamana göre yenileniyor” 

Türkiye’de vücut bakım ve kozmetik ürünleri parfümeriler ve büyük perakende zincirlerinin parfümeri reyonları dışında pek satışa sunulmuyor. Tüketiciler ise bu mağazalarda marka ve çeşit bolluğu nedeniyle kimi zaman zor anlar yaşıyor.

Türkiye’ye 2003 yılında giren Body Shop’un konsepti ise bu tür sorunları çözmeye yönelik. Body Shop’un 9 kategoride ürün sunduğu mağazalarında, marka ve ürün bolluğu nedeniyle kafalar karışmıyor. İstenilen ürünler mağazaların raf dizaynı ve marka çeşitliliği olmaması nedeniyle de kolaylıkla bulunabiliyor.

Body Shop Pazarlama Müdürü Ayşe Akbal, 2003 yılından bu yana büyük perakende merkezleri başta olmak üzere 12 yerde mağaza açtıklarını söylüyor. Kısa sürede büyük ilgi görmeleri nedeniyle mağaza sayılarını artırdıklarını belirtiyor. “Markalarımızı müşterilerimizle mağazalarımız aracılığı ile buluştururken zaman fayda ilişkisini hep müşterimizin lehine çevirebilecek yönde çalışmalarımızı şekillendiriyoruz” diyen Akbal, ürün ve hizmetlerin zamanın gereksinimlerine uyum sağlaması ve yenilenmesi gerektiğini söylüyor. Lokasyon ve servis kalitesine de değinen Akbal, “ Bunlar en önemli unsurlar. Lokasyon ile erişebilir olmak, servis kalitesi ile müşteri ve ihtiyacını anlayarak mutlu sonuçlar üretmek önemlidir” diyor. 

6. ÇÖZÜM ODAKLI ÇALIŞIN

Müşterilere istenilen ürünü istediği zamanda ve mekanda sunmak yalın tüketim için tek başına yeterli değil. Şirketlerin kendisini müşterinin yerine koyması, onun ihtiyaç ve isteklerini karşılamak amacıyla tüm süreçlerini yeniden tasarlaması da gerekiyor. Burada en önemli nokta müşterinin tam olarak ne istediğini bilmek ve ona göre konumlanmak. Toyota, Tesco ve Fedex bunu yalın üretim becerileri sayesinde başarmış örnekler. Fujitsu Services sunduğu hizmetle kendi maliyetini düşürürken, müşteri memnuniyetini artırmayı başarıyor. Firmanın da pazar içinde rekabette öne geçmesini sağlıyor. Tesco çekme sistemi uygulamaları ile perakende servis seviyesini yüzde 92 den 96’ya çıkarmayı bu yalın düşüncesi sayesinde başarıyor. Toyota ise araba servis hizmetinde yedek parça için üreticiye kadar giden çekme sistemi ağıyla, servis süresini yedide bire indiriyor. Bu tür yalın düşünce taktikleriyle sistemdeki stok miktarını da yüzde 70 azaltmayı başarıyor.

Aslında bu şirketlerin her biri yalın düşünceyi tüm iş süreçlerindeki israfı yok etmeye yönelik uyguluyor. Bu nedenle de maliyetleri düşüyor, sürdürülebilir karlılık ve rekabet gücü elde ediyorlar. Yalın düşüncede israf, bilinen anlamının ötesinde ürün ya da hizmetin kullanıcısına herhangi bir fayda sunmaması ve müşterinin fazladan bedel ödemeyi kabul etmeyeceği her şey anlamına geliyor.

SORUNA ÇÖZÜM BULAN KONSEPT

Türkiye’de tekstil sektöründe büyük beden giyen kişilere yönelik az alternatif olduğu bilinir. 40 beden ve üstü kadın giyim firması Faik Sönmez, bu ihtiyaca cevap vererek önemli bir kitlenin sorununa çözüm bulmuş durumda. Faik Sönmez Yönetim Kurulu Başkanı Mete Sönmez, net fiyat politikasının da tüketicileri etkilediğini söylüyor. “Malın değerine göre fiyat belirliyoruz” diyen Sönmez kafa karıştırıcı promosyon kampanyaları da düzenlemediklerini belirtiyor. Faik Sönmez’in yalın tüketimi desteklemek izlediği başka bir strateji de kolay ulaşılabilir noktalarda mağazalar açmak. Bunun dışında talepten dolayı daha fazla noktada da bulunmak önümüzdeki dönem hedefleri arasında yer alıyor.

Sönmez’e göre Faik Sönmez’in sunduğu hizmet müşterilerin mağaza mağaza dolaşmasını da engelliyor. Satılan malların takibini de yaptıklarını belirten Sönmez sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bunun için önemli bir teknolojik alt yapınız olması lazım. Biz buna sahibiz. Personelimize de bu altyapıyı kullanabilecekleri eğitimler veriyoruz. Müşterilerimizden topladığımız verileri istatistiki sonuçlara dönüştürüyoruz. Bu sonuçlara göre hizmet stratejimizi belirliyoruz. Sonuçta büyük beden giyen kadınlara yönelik detaylı araştırma yok. Biz bu ağ sayesinde bunu yapıyoruz. Çözüm odaklı çalışmaya özen gösteriyoruz.”

MÜŞTERİ DEĞERİNİ DOĞRU TANIMLAMAK GEREK

TÜKETİM BİR SÜREÇTİR Her şeyden önce tüketimin sadece şu ya da bu ürünü almaya yönelik bir karar anı olmadığını, bir süreç olduğunu kabul ederek işe başlamak gerekiyor. Yalın düşüncenin temel ilkelerinden “değer”in doğru tanımlanması yalın tüketim için de çok önemli.

ÇEKME SİSTEMLERİ KULLANILMALI Tüketim sürecinin en belirgin noktalarından olan perakende işinde servis seviyesi, yani istenen ürünün rafta bulunma olasılığı yüzde 92 olarak belirtiliyor. Bunun anlamı üretici için satış kaybı, tüketici için ise memnuniyetsizliktir. Servis seviyesini yükseltmek için yalın düşüncenin önemli ilkelerinden çekme sistemlerinin kullanılması gerekir.

ÖDEMEDE YALINLIK Hızlı yenileme çevrimleri eldeki stoğu minimize eder ve tüketicinin istediği ürünün her an sunuma hazır olmasını sağlar. Tüketim sürecinin önemli adımlarından biri ödeme ve faturalama adımıdır. Bunu da yalın yapmak gerekir. Bundan 4-5 yıl önce araba alırken en basit işlemde bile yani kredisiz, senetsiz, nakit ödeme şeklindeki bir işlem için bile toplam sürenin yarısını arabanın faturasının düzenlenmesi için geçtiğini biliyorum.

SORULAR ÖNEMLİ Elbette sistemin hata ve suistimallere izin vermeyecek yapıda olması da gerekli. Ancak her alanda olduğu gibi mali süreçlerde de sistemler tasarlanırken sık sık “amacım ne?, ne yapmaya çalışıyorum?, müşterinin beklentileri nelerdir?” sorularını yinelemek gerekiyor.

MÜŞTERİLER GEREKLİ BASKIYI YAPMIYOR

TEDARİKÇİLER ORGANİZE DEĞİL Son yıllarda çeşitlilik, kalite ve maliyet açısından mal ve hizmet üreticilerinin oldukça kendilerini geliştirmiş olmalarına rağmen, tüketicilerin tam olarak tatmin edilmesinde aynı başarı sağlanamıyor. Başarısızlığın temel nedeni, tedarikçilerin yalın tüketim kapsamında organize olma gereğini görmemeleri.

KAZANÇ GETİRİR Müşterilerinden bu bağlamda gereken baskıyı hissetmeyen tedarikçiler, yalın tüketim kapsamında süreçlerini yeniden tasarlama konusunda da isteksiz davranıyor. Gereken  değişim ve işlemlerin kendilerine ek maliyet çıkartacağını düşünüyorlar. Oysa ki yalın tüketime yönelik yeniden yapılanma aslında ek maliyet değil, kazanç getirecektir.

ERKEN DAVRANMAK ÖNEMLİ Her alanda olduğu gibi, bu konuda da, çabuk davranan tedarikçiler en yüksek kazancı elde edecekler. Onları takip etmek zorunda kalanlar ise, bu kavramının kendilerine sunacağı kazançlardan erken davrananlar ölçüsünde  yararlanamayacaklar.

YENİ BİR KAVRAM Yalın Tüketim kavramı ülkemizde olduğu gibi tüm dünya için yeni. Ülkemizde KFC hızlı gıda zincirleri bazı restoranlarında yalın tüketim kapsamındaki ''tam zamanında servis' uygulaması yönünde çalışmalar yapıyor. Bu tür şirketlerin elde ettiği fayda, esas olarak maliyetlerde azalma ve müşteri sayısında ve dolayısıyla cirodaki artıştır.

Şeyma Öncel
soncel@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz