"Yeni TL Özel Sektörü Nasıl Etkileyecek?"

Şükrü Binay / Merkez Bankası Başkan Yardımcısı    Artık geri dönüş yok gibi görünüyor… Merkez Bankası, 1 Ocak 2005’de “Yeni Türk Lirası”nı (YTL) piyasaya sürecek....

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Yeni TL Özel Sektörü Nasıl Etkileyecek?
Şükrü Binay / Merkez Bankası Başkan Yardımcısı  
 
Artık geri dönüş yok gibi görünüyor… Merkez Bankası, 1 Ocak 2005’de “Yeni Türk Lirası”nı (YTL) piyasaya sürecek. Bunun telaşı, hazırlığı şimdiden başladı. Merkez Bankası kolları sıvamış durumda. Özel sektörde ise kafalar soru işaretleriyle dolu. Kredi kartları, perakendecilik, bankalar ve diğerleri… Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Şükrü Binay’ın özel söyleşisi, bu konuların tamamına açıklık getiriyor.  
 
Türkiye, uzun yıllardır yaşadığı yüksek enflasyon ortamından çıkmak üzere. 35 yıl sonra enflasyonda “tek” haneli rakamlar yakalandı. Merkez Bankası, enflasyondaki düşüşün istikrar kazanacağı öngörüsüyle, beklenen adımı attı ve Yeni Türk Lirası (YTL) için tarih açıkladı. 2005 yılıyla birlikte Türk Lirası’ndan 6 sıfır atılacak ve yeni para piyasaya sunulacak.  
 
Türk Lirası’ndan 6 sıfır atılması, ekonomi için gerçekten büyük bir adım olacak. Sokaktaki vatandaştan yöneticilere inanılmaz etkileri olacak. Güney Amerika’da gerçekleşen “yeni para” uygulamaları ve Euro’ya geçiş süreci, bu konuda önemli mesajlar veriyor. Geçişin sancısız ve başarılı olması için hazırlık şart. İşte Merkez Bankası da bu konuda önemli adımlar atıyor, kamu ve özel sektörle birlikte hazırlıklar yapıyor.  
 
Hedef, YTL’ye hazırlıklı olmak ve herkesin kafasındaki sorulara açıklık getirmek. Çünkü, her sektörden yöneticinin kafasında yığınla soru var. Zaman yaklaştıkça sorular da artacak. Capital, bu konuya açıklık getirmek ve özel sektöre ışık tutmak amacıyla, Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Şükrü Binay ile görüştü:  
 
Merkez Bankası’nda hazırlık için neler yapıyorsunuz, hangi birimler hazırlanıyor?  
 
Bizim EFT(Elektronik Fon Transfer) ve EMKT(Elektronik Menkul Kıymet Transferi) birimlerini yenilememiz lazım.. EFT-EMKT’yi yenileme işlemleri 1 Şubat Günü başladı. Ve Ağustos 2004 itibari ile de yazılımı hazır hale gelecek. Ağustos’tan yıl sonuna kadar da,  bankalarla test çalışmalarını bitirmiş olacağız.    
 
Bankaların durumu nasıl? Onlar bu geçişe hazırlar mı?  
 
Bankalardan bugüne kadar geçiş ile ilgili her hangi bir şikayet gelmedi. Bazı bankaların yazılımları zaten hazır. Onların hiçbir işlem yapmasına gerek yok. Diğerleri de süratle tamamlamaya çalışıyorlar.  
 
Kredi kartlarında ve POS makinelerinde hiçbir sorun yok. Kredi Kartları Merkezi yeni bir program yazdırıyor. Sanırım 31 Aralık’ı 1 Ocak’a bağlayan gece, 12 ile 00:05 arasında kredi kartları kullanılamayacak. Sadece 5 dakika. Ama o 5 dakika içerisinde bu yeni program otomatikman devreye girip, saat 00:5’ten itibaren 6 sıfırsız makbuzları çıkarmaya başlayacak. 5 dakika içinde bu programın devreye gireceğini şimdiden söylüyorlar.  
 
Maliye Bakanlığı, muhasebe ilkeleri konusunda niyetini koydu ortaya. Onlar da mayıs ayı sonuna kadar muhasebe ilkeleri ile ilgili, gereken tüm tedbir ve yönetmelikleri yayınlayacaklarını söylediler. Yani 6 ay önceden her şeyin netleşmesi, açıklanması bana umut veriyor.    
 
Özel sektörün hazırlığı konusunda bir bilginiz, çalışmanız var mı?  
 
Muhasebe programı yazan bilgi işlem şirketleri topladık. Türkiye’de özel sektörün kullandığı muhasebe programlarını 5 ya da 6 şirket yazıyormuş. Yüzde 99’una  hakim 7 şirketi topladık.  Onlarla sürekli görüşüyoruz. 6 sıfırı atmakta hangi sorunlarla karışlaşırlar, ne tür sorunları var, bunları araştırıyoruz.  
 
Bu arada bir de web sitesi kurduk. Bugün yarın hazır olur. Orada tüm açıklamalar toplu halde olacak. Gelen soruları alacağız, soruları ilgili yerlere yönlendireceğiz ve cevapları yayınlayacağız. Bir de kendi içimizdeki yazışmaları oradan yapacağız. Ama bunu halk göremeyecek tabii ki.    
 
Perakende sektöründe ne gibi sorunlar yaşanabilir?  
 
Biz bu “yuvarlama etkisi” ile ilgili iki tane önemli toplantı yaptık. İç Anadolu Merkezli hiper- marketçileri Ankara’da, İstanbul merkezlileri de İstanbul’da  topladık. Oradan şu sonuçlar çıktı:  
 
Bir tanesi, perakende piyasasında şu anda rekabet çok güçlü. Dolayısıyla, onlar “yuvarlama etkisi”nin perakende piyasasında, hiper-marketlerde hiç yaşanmayacağını söylüyorlar. Hatta İstanbul’daki toplantıdan sonra Tansaş  bir açıklama yaptı. Ve 6 sıfır atıldıktan sonra fiyatları indireceğini söyledi. Reklam olsun, gazetelerde isimleri geçsin diye, bunu kullandılar. Dolayısıyla, perakende sektöründe endişemiz yok.    
 
Şimdi Türkiye’deki büyük marketlerde kredi kartı yoğun olarak kullanılıyor. Ancak, hala çok yoğun olarak nakit trafiği de var. Yeni para 6 kupürden oluşuyor. Eski para 5 kupürden oluşuyor. Dolayısıyla, 11 tane kupür ortaya çıkacak bir anda. 11 tane kupürü hiper-market kasaları nasıl ayırt edecek? Bu önemli bir sorundu.  
 
Tabi şu anda madeni para olarak da düşünürsek; 50 bin, 100 bin, 250  bin var. Yeni parada 1.5, 10, 25, 50 ve 100  var. 6 tane de yeni madeni para çıkıyor. Dolayısıyla, o da bir sorun yaratabilir.11 tane banknot ve 9 tane madeni para, yani 20 tane birim olacak. Bu tabi bir sorun.    
 
Peki bu sorunlar nasıl aşılacak, planınız nedir?  
 
Bunun için şöyle öneriler getirdiler. Birincisi, yeni madeni parayı 15 gün önceden teslim etmemiz talep ettiler. 15 Aralık 2004 itibariyle, hiper-marketlere yeni parayı dağıtmamız gerektiğini söylediler.  Son derece mantıklı.  Ve yeni para için dediler ki, biz ayrı bir vezne açacağız, eski madeni parası olanlar bize getirecek, o madeni parayı kabul edeceğiz. Karşılığında yeni madeni para ya da banknot vereceğiz. Ve kasada öyle işlem yapacaklar. Her markette geçici bir süre için, “Eski madeni para kabul gişesi”gibi bir şey açacaklar. Son derecede mantıklı.  
 
İkincisi ve işin en önemli kısmını 15 Ocak ve 20 Ocak tarihleri oluşturuyor. 15 Ocak’ta kamu maaş ödemeleri, 20 Ocak 2005 tarihinde ise Kurban Bayramı var. İkisi birleştiği zaman Türkiye’de  emisyon hacmi yüzde 45 artıyor. Dolayısıyla, biz hem maaş ödemesini yapacağız hem de Kurban Bayramı için piyasaya yeni para vereceğiz. Bu paranın hepsi, Kurban Bayramından sonra geri dönüyor. Geri dönüşte eski parayı alacağız, yeni parayı bırakacağız. Dolayısıyla, Kurban Bayramı ve maaş ödemesi ile yaratılan emisyon hacmindeki genişleme, bizim parayı değiştirmemiz için önemli bir fırsat yaratacak.  
 
Şimdi Şubat’a geldiğimizde, Kurban Bayramı’na kadar yeni para ile eski paranın bir arada dolaşması bir sıkıntı yaratacak. Bu kaçınılmaz. Ama Kurban Bayramı sonrasında piyasada  eski para  kullanımı son derece azalacağı için bu sıkıntı önemli ölçüde atılmış olacak. Türkiye’de çok fazla bilinmeyen çok önemli bir nokta var.  O da, toplam nakit dolaşımının sadece yüzde 5’i bankamatiklerden, yüzde 95’i banka veznelerinden geçiyor. Dolayısıyla, banka vezneleri ile işlem yapıldığı için, eski para ve yeni para değişimi  kolaylıkla yapılacak.  
 
Yeni TL’ye geçişte en çok hangi sektörler zorlanır ?  
 
YTL’ye geçişte perakende sektörü bir anlamda zorlanacak. Kasiyerlerin eğitimi açısından. Şimdi kasiyerler, üçer sıfıra basmaya alıştı. Onun için kasiyerlere YTL’ye geçişte ciddi eğitimler verilmesi lazım. Onu da hiper-marketçiler yapacak.  
Yazar kasaların değişmesi ve o el alışkanlığının yeniden kazandırılması lazım.Onun için, hiper-marketçiler ve Bankalar Birliği ile konuştuk. Bankalar Birliği, hiper-market kasiyer eğitmenlerine eğitim vermeyi önerdi. Dolayısıyla, onu da bir açıdan kolayca çözecekler gibi görünüyor.  
 
Yazar kasalarla değişiklik olacak. Ona Maliye Bakanlığı, yaratıcı bir çözüm bulacak. Yine bir süre için 6 sıfırlı  fişler verecekler ama  deftere geçerken de  sıfırlar atılmış halde geçecekler gibi sonuçlar bulacaklar herhalde.    
 
Ülke deneyimlerine göre nasıl sonuçlar var?  
 
Ülke deneyimlerine göre de yine perakende sektörü zorlanıyor..EURO’ya geçiş süreci, en önemli deneyimlerin yaşandığı bir süreç. 12 ayrı paradan tek paraya geçiş vardı. Üstelik oradaki sadece sıfır atmak değil... Para birimlerinde de ciddi geçişler vardı. Paralar birbirine benzemiyordu. Bizde öyle bir sorun yok. Paraların rengi bile aynı.  1 milyon bir lira, 5 milyon lira, 5 lira şeklinde gidiyor. Vatandaşın da sıkıntı çekme ihtimali az. Ancak, kuruşa geçildiğinde herhalde alışmakta bir süre için zorlanacak gibiyiz.  
 
En az sorun olan, konuya en çok uyum gösteren sektörler hangileri?  
 
Kredi Kartı Merkezi ve POS sektörleri, her şeyin yolunda gittiğini söylüyorlar. Merkez Bankası olarak biz de şu anda ciddi bir sorun görmüyoruz. Gerçi lojistik olarak çok ciddi işimiz var. Biz paraları basmaya başladık. Mayıstan itibaren de dağıtmaya başlayacağız. Madeni parayı da dağıtma yükümlülüğüne girdik. Koskoca EFT-EMKT istemini yeniliyoruz. Bütün şube ağımızın bilgi işlem yazılımlarını yeniliyoruz. Ama biz de kimse şikayetçi değil. Yaparız ve zamanından önce de bitiririz diyorlar.  
 
Bunun yanı sıra, bankacılık sektöründen şikayet gelmiyor. Bugüne kadar benim farkına vardığım, sorun yaratacak bir sektör olmadı. Bazı şirketlerin 500 lira meselesi vardı, o da çözülüyor. Gerçi onunu için daha çok zaman var. Yılbaşına kadar çözülür.  
Yazılım şirketleri ile konuştuk, onlardan yansıyan bir şey yok. Ben bu ana kadar şikayet gelen ya da “Şurada sorun var bunu bir an önce çözmemiz gerekir” diyen bir sektör var diyeem. Türk milleti her şeyi son dakika yaptığı için bu olmayacak da değildir. Mutlaka lojistik de bir sürü sıkıntılar çıkacak. Bu, her projede olduğu gibi kaçınılmaz. Ama bunlarında projeyi erteleyecek büyük bir sıkıntı olacağını şimdilik zannetmiyorum.  
 
Sıfır atma uygulaması hangi sektörlere fiyat artışı olarak yansır?  
 
En son örnek AB’de yaşandı. O nedenle AB’den örnek verebilirim. Perakende sektöründe bir kısım yuvarlama yapılmış. Ama, asıl yuvarlama yapan, hizmet sektörü. Göreli fiyatları da değiştirmişler. Mesela, bira ya da Coca –cola aldınız. Marketten gittin Coca cola aldın, mark yerine Euro’ya geçti ama çok büyük bir farklılık yok. Fakat, barda eskiden bira 2,5 mark ise, 2 euroya çıkmış hemen.  
 
Şimdi Türkiye’de böyle bir şeyin olması da söz konusu değil. Zaten her şey yuvarlanmış. Hangi lokantaya gittiğiniz de, önüne 1 milyon 50 bin lira fiyatı olan bir yemek çıkarttı? Hepsinde fiyatlar yuvarlanmıştır; Ya 1 milyondur ya da 1.5 milyon… Şimdi üçüncü sınıf lokantalarında fiyatlar 250 binin katları ile ifade edilmiş vaziyette. İkinci sınıf lokantada 500 binin, birinci sınıflarda ise 1 milyonun katları ile ifade edilmiş vaziyette.  
 
Dolayısıyla, bunların neresini yuvarlayacak artık?  
 
Bir de biz yüksek enflasyondan geldiğimiz için,  zaten hizmetler sektörü fiyatları yuvarlamış.  Örneğin, sinema… Şimdi sinema 4 milyon 150 bin lira değil ki? 5 milyon lira. Öğrenci 5 milyon tam 7,5 milyon. Nesini yuvarlasın? Sadece çaycılar yuvarlayabilir belki.  
 
TL’ye geçişte çok fazla zaman kalmadı. Şirketler buna nasıl hazırlanmalı? Yöneticilere, sektörlere öneriniz var mı?  
 
Zaten şu anda büyük şirketler takip ediyor. Muhasebe yazılımı yapan şirketlerle de sürekli temas halindeyiz. Onlar kendi müşterileri için hazırlık yapıyorlar. Bakkallar, manavlar… Onların kayıt dışı tarafı var. Onların çoğu kredi kartından hoşlanmaz.  Şimdi kredi kartı kullanmayan nakit kullanacak.  
 
Nakit kullanan da kayıt dışı kalmanın sıkıntılarını yaşayacak. Herkes fiş almıyor ki! Örneğin kasap. Kasap, özel bir adam. Çünkü, sana, güzel et verecek. Kasaptan fiş istediğin zaman, sana güzel et verir mi? Vermez. Onlar işlemlerinin çoğunu kayıt dışında bıraktığı için nakitle hareket etmek zorundalar. Yeni TL‘ye geçişte zorlanacaklar. Kaydın içine girsin, fiş versin sorun yok. Tabii bu Yeni TL’ye geçişte, eğer kayıt dışındakiler ciddi yuvarlama etkisine kalkarlarsa, kayıt içine kaydıracak ekonomiyi.  
 
Uygulamanın para piyasalarına  ve dış ticarete etkisi nasıl olur?  
 
Hiçbir etkisi olmaz. Hiçbir şekilde ihracata ve ithalata tabii ki etkisi olmaz.  
 
İşadamı ve yönetici ürüne fiyat koymak da zorlanacak mı?  
 
Zaten ürün fiyatlarını belirleyen arz ve taleptir. Yani paranın 6 sıfırlı ya da 6 sıfırsız olması fiyat belirleyici bir etki kesinlikle yaratmayacak. Arz-talep enflasyon öngörülerine göre,  fiyatlamayı yapacaklar.  
 
Sahteciliğin artması söz konusu olabilir mi?  
 
Sahtecilik daha aza inecek. Yeni TL’de sahtecilik yapmak çok daha zor.  Okullar açıldıktan sonra YTL’ yi tanıtacağız. Parayı fiziken göstereceğiz. Emniyet özelliklerini anlatacağız. Yeni parada eski paraya göre çok daha fazla emniyet unsuru var.  
 
YENİ TL’NIN FIRSAT YARATACAĞI SEKTÖRLER  
 
Bunun yanında bazı sektörlerin de önü çok açılıyor. Eskiden madeni para taşımak için çantalar vardı. Hanımların çıt çıtlı çantaları olurdu.  Bizim çanta sektörü herhalde onları üretecek. İstihdam yaratıcı faydaları da var.  
 
Onun dışında Türkiye’de otomatlar kullanılmıyor çok fazla. Mesela AB’de 4 milyon adet  otomat var. Şimdi madeni 1 liralıklar piyasaya çıktığında enflasyonda beklendiği şekilde seyrederse, bu sektöründe çok fazla şansı açılıyor. Özellikle metro ve otobüs duraklarında buna ihtiyaç olacak. Otobüs kartlarında falan artık yoğun bir şekilde otomatlaşmaya doğru gidilecek. Bunlarda yeri sektörlerin şansları.  
 
Merkez Bankası YTL ‘yi anlatmak için neler yapıyor, neler yapacak?  
 
Hazırlık İçin Üç Komite Oluşturuldu  
 
“YTL’ye geçiş ile ilgili bir üst komite oluşturduk. Üst komitede Maliye Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı, SPK,  Hazine ve BDDK yer alıyor. Bu üst komitenin altında üç tane alt komite oluştu. Bilgi İşlem, Türk Ticaret Kanunu değişiklikleri ve Muhasebe konularında.. Türk Ticaret Kanunu’nda yapılacak değişiklikle birlikte, şirketlerin hisselerini oy haklarını kaybettirmeden, belli bir zaman aralığı içinde nasıl düzenleyeceklerine karar verecekler. Orada da son aşamaya gelindi. Sanayi Bakanlığı ve SPK, bu konunun üzerinde ağırlıklı bir biçimde çalışıyor. Bir sorun yok.  
 
Üçüncü komite ise Muhasebe Komitesi. Onlar da işlerini Maliye Bakanlığı’nın önderliğinde yürüyor. Altı sıfır ile ilgili uygulamada muhasebe ilkelerini belirleyecekler. Son derece önemli. Çünkü, muhasebe ilkeleri netleşmeden, programlarda değişiklik yapmak söz konusu değil. Ama, onda da üzerinde mutabık kalınan noktaları süratli bir şekilde duyuruyoruz.  
 
Bilgi İşlem Komitesi’nin iki tane ya da üç tane ayrı çalışması var. Bunlardan bir tanesi  Bankalar Birliği ile ilgili. Bankalarla İstanbul’da bugüne kadar 6 tane toplantı yapıldı.  Altı sıfır atıldığı zaman ortaya çıkacak sorunları ve çözüm yollarını tartıştılar”.  
 
“Yuvarlama Etkisi” Hangi Sektörü Etkiler?  
 
Perakende sektörü denildiği zaman akla sadece süper ve hiper marketler geliyor. Ancak, esas pazarlar var. Asıl sıkıntıyı yaşayacak olan pazarlar ve pazardan alışveriş yapan insanlar.  Çünkü, şimdi rekabetin bu kadar yaygın olduğu  bir sektörde  pazarcılar fiyatları yuvarlasa, millet bir anda marketlere kayacak. Fiyatları yuvarlamasalar, bu sefer kol uçla ifade edilecek birimlerle satış yapmaları lazım. Eğer madeni para temininde bir aksaklık olursa, pazar esnafı ciddi sıkıntı görür.  
 
Bir de şimdi eski banknotu herkes kabul eder. Niye? Topladın bankaya götürdün, banka alıyor. Ama eski madeni parayı banka almıyor. Eski madeni parayı alan bir tek yer var.  O da, Merkez Bankası ve şubeleri. Ziraat ve Halk Bankası ile de görüşüp, onların da madeni para değişimine aracılık etmesini isteyeceğiz.    
 
Aşağı-yukarı 7 bin 500 ton yeni madeni parayı dağıtmamız lazım. Şimdi Merkez Bankası’nın 21 şubede bunu depolayacak yeri de yok. Dolayısıyla, Ziraat Bankası ve Halk Bankası ile konuşup bir çözüm Ulacağız. Çünkü, onlarla çok işimiz oluyor.  
Ziraat Bankası, aynı zamanda Merkez Bankası’nın resmi ajanıdır. Onlarla ortak buna çözüm bulabilirsek ya da iş birliğimiz güçlü olursa, pazarcıların sorunu da, herhalde kısa sürede halletmiş oluruz. Yoksa sektörler arası değişik kaymalar olur.  
 
Bir de iç talebin güçlü olduğu yerler, kredi imkanı olan sektörler ya da kredi kullanımına açık yerler var. Onlar da arabadır ya da gayrimenkuldur. Gayrimenkulun mesela bir mobilya sektörüne, bir  dayanıklı tüketim malı sektörüne, yansımaları henüz görülmüş değil. Yıl sonuna doğru iç talep çok güçlü bir şekilde ortaya çıkarsa, o zaman benim bahsettiğim yuvarlama etkisinden korkmak lazım.  

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz