Moskova’da Türk Rekabeti

Ekonomisindeki hızlı toparlanma, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve tüketim gücü, Rusya’yı, bankacıların gözdesi haline getirdi. Bazıları 10 yıldır bu pazarda olan bankalar, iş planlarını ve stratej...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Moskova’da Türk Rekabeti

Ekonomisindeki hızlı toparlanma, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve tüketim gücü, Rusya’yı, bankacıların gözdesi haline getirdi. Bazıları 10 yıldır bu pazarda olan bankalar, iş planlarını ve stratejilerini gözden geçirme peşinde. Pazar payını, şube sayısını artırmayı düşünenlerin yanı sıra, pazarlama aktiviteleri planlayanlar da var. Abank ve Akbank gibi pazara girmeyenler ise inceleme aşamasında. Hedef, aynı zamanda oradaki Türk şirketlerinin artan iş hacminden de yararlanmak.

Rusya, Türkiye’nin sabit sermaye yatırımı yaptığı tek ülke olma özelliği taşıyor. Özellikle son 10-12 yıllık dönemde çeşitli sektörlerde yatırım yapmış ve bir bölümü markalaşmış Türk firmaları Rusya pazarındaki faaliyetlerini hızla büyütüyor.

Özellikle son 1 yıldır da Türk firmalarının ve yatırımcılarının Rus pazarına ilgisi bir hayli yoğunlaştı. Rusya ekonomisinin büyüklüğü ve son dönemde ülke makro ekonomisinin gösterdiği hızlı ve olumlu gelişmeler de bunun en büyük nedeni.

Ayrıca, kurumsal kesimin giderek şeffaflaşması, Rusya ve Türkiye arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkilerin olumlu gelişme göstermesi de ülkenin yatırım açısından cazibesini artırıyor. Bu da Türk firmalarının Rusya’da yeni yatırımlar yapma yoluna gitmesine, Türk bankalarının da söz konusu ülkede büyümek istemesine ya da pazara girmek için çalışmalara başlamasına neden oluyor.

Aslında Rusya Türk bankaları için çok da yabancı bir pazar değil. Yapı ve Kredi Bankası’nın iştiraki Yapı Kredi Moscow, Ziraat Bankası’nın kurduğu Ziraat Bank Moscow, Garanti Bankası’nın iştiraki Garanti Bank Moscow, Finansbank’ın iştiraki Finansbank Moscow yaklaşık 10 yıldır pazarda faaliyetini sürdürüyor. Yakın geçmişte de Denizbank TMSF’den  satın aldığı ve ismini Denizbank Moscow olarak değiştirdiği İktisat Bank Moscow Rusya’da faaliyet gösteriyor.

Ancak, piyasada konuşulanlara göre, hem Türk şirketlerinin bu pazara olan ilgisi, hem de Rusya’nın cazibesi yakın gelecekte Türk bankalarının Rusya’ya daha fazla odaklanmalarına neden olacak. 

Petrol kaynakları önemli

Bankacılara göre, Rusya pazarını en cazip kılan özelliği petrol kaynakları… Her şeyi doğal zenginliklere dayandırmanın haksızlık gibi görünebileceğini belirten bankacılar, ekonominin maalesef yapısal ve üretim olarak çok da iyi noktalarda olmadığına dikkat çekiyor. Ancak, Rus insanının tüketimi sevmesi ve ekonomide hızlı bir toparlanma beklenmesi pazarın cazibesini artırıyor.

Yapı Kredi Bankası Genel Müdür Yardımcısı Erhan Özçelik, Rusya’nın en cazip tarafının petrol kaynakları olduğunu söylüyor. 1998 krizi sonrasında 100 milyar doların altında bulunan GSYİH’sının, 2004 sonunda 600 milyar dolar seviyesine ulaştığına dikkat çekiyor. Özçelik, bu ekonomik mucizenin de doğal kaynaklar ve enerji fiyatlarındaki yüksek seyre bağlı olduğunu belirtiyor ve devam ediyor:

hed“Rusya’nın vakit kaybetmeden reel sektör ve ekonomi yönetimi konusunda gerekli reformları tamamlayıp ekonomisini doğal kaynaklara bağımlılıktan kurtaracağını ümit ediyoruz. Bu gerçekleştiği takdirde Rusya kuşkusuz çok daha büyük potansiyele kavuşacak.”

Denizbank Moscow Genel Müdürü Derya Kumru ise tüketim mallarına karşı olan talep fazlalığının Rusya’yıı cazip kıldığını söylüyor. Ayrıca Batılı firmaların bu pazardaki çarpık yapılanma sebebiyle Türk firmaları kadar aktif olamadığına dikkat çekiyor. Bu nedenle de Türk firmalarının bir şekilde öne geçtiğini ifade ediyor.

Birçok sektörde henüz doygunluk olmadığı için marka olabilme şansının diğer pazarlara göre daha fazla olmasının da önemli bir özellik olduğunu söyleyen Kumru, “Rus insanının tüketimi sevmesi, ülke ekonomisinin verilerinin çok güçlü olması ve Rusya’nın ekonomik geleceğine olan inanç da cazibeyi artırıyor” diye konuşuyor.

Bankalar aynı yoldan geçti

Aslında Türkler ile Ruslar arasındaki benzerlikler bir hayli fazla. Kişisel ilişkilere verilen önem, alternatif çözüm yaratma yeteneği, tarihi ve coğrafi yakınlığın yarattığı benzerlikler de bunların başında geliyor. Bankacılık özelinde ise Rusya’nın şimdi geçtiği yoldan, Türkiye’nin daha önce geçmiş olması da Türk bankalarının iştahını kabartıyor. Çünkü, Türkiye’nin tecrübelerini bu piyasaya aktarmaları oldukça kolay. 

Yapı Kredi Bankası Genel Müdür Yardımcısı Erhan Özçelik, dalgalanmalar yaşandığında Türk bankacılarının gelişmelere hazırlıklı ve beklentiler konusunda rasyonel olduğunu vurguluyor. Ayrıca, hukuki alanda, ürün bilgisi ve deneyimi konusunda da Türk bankalarının Rus rakiplerine göre daha birikimli olduğunu ifade ediyor. Özçelik, “Sonuçta biz onlardan daha fazla badireler atlattık. Türkiye’de gelinen nokta bankacılık olarak Rusya’nın gelmeye çalıştığı noktadır” diye konuşuyor.

Garanti Bank Moscow Genel Müdürü Niyazi Gürcan ise, Türk bankalarının ürün ve hizmetlerindeki çeşitlilik, çözüm oluşturabilme, yaratıcılık, operasyonel kaliteleri ile piyasada avantajlı konumda olduklarını söylüyor. Türk bankalarının pazarlama ve kredi değerlendirme alanlarında deneyim üstünlüğüne sahip olduğuna dikkat çeken Gürcan, şunları söylüyor:

“Türk bankacılığı, Türkiye ekonomisinde son 20 yıldır yaşanılan çeşitli çalkantıların da etkisiyle, riskli piyasa tecrübesini çok iyi yaşadı. Çeşitli risklerin ve mevzuat farklılıklarının görülebildiği Rusya pazarında da bizim için bir avantaj. Bu arada iki ülke insanının son 10 yılda iş ve yatırım anlamındaki yoğun ilişkisinin ve turizmle gelen kaynaşmanın etkisiyle birbirlerini daha iyi anlayabildikleri ve kaynaşabildikleri görülüyor. Bu da Türk insanına, genel anlamda, iş yapabilme açısından Rusya pazarında avantaj sağlıyor.”

Hukuk sisteminde aksaklık var

Tabii bu piyasanın da dezavantajları var. Bankacılara göre, bunların başında,  Rusya ekonomisinin büyüklüğü ve firma büyüklükleri dikkate alındığında Türk bankalarının özkaynak düzeyi istenen noktada olmaması geliyor. Daha önce de belirttiğimiz gibi ülkede önemli bir kaynak potansiyeli var. Ancak, bunun tamamı henüz sisteme dahil olmamış durumda. Dahil olan bölümün yarısı da tek bankada bulunuyor. Bu da fonlamada hem tutar hem de vade açısından sorunlar yaratabiliyor.

Türkiye’de olduğu gibi Rusya’daki firmaların da hızla şeffaflaşması söz konusu. Ancak, kredi değerlendirmesi için gerekli olan mali verilerin ve istihbarat bilgilerinin elde edilebilmesi ve gerçek durumu yansıtması konusunda halen bazı sorunlar var. Tüm bunların yanı sıra, ülkenin coğrafyası, iklimi, şehirlerdeki güvenlik konuları ve özellikle lisan konusundaki faklılıklar, Rusya’da yaşayan yöneticiler için bazen dezavantaj yaratabiliyor.

Yapı Kredi Bankası Genel Müdür Yardımcısı Erhan Özçelik, Rusya’nın her anlamda sadece Türkiye’den değil, yerkürenin tamamından da farklı bir ülke olduğunu söylüyor. Bu farklılığı finans ve iş dünyasında da gözlemlemenin mümkün olduğuna dikkat çekiyor. Özçelik sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Türkiye’yle kıyaslandığında piyasa ekonomisinin daha kısa bir maziye sahip olduğunu görüyoruz. Maalesef hukuki ve yapısal anlamda pek çok sorunla karşılaşılabiliyor. Bürokratik işlemlerin uzunluğu, muhasebesel ve yapısal saydamlığın var olmayışı, emniyet ve hukuk sisteminin işleyişindeki aksaklıklar rahatsız edici. Bunların yanında yabancı olmak, yani Rus olmamak özellikle tecrübesiz olanlar için sorun yaratabilecek konular.”

Türk bankaları şube açacak

Pazarın avantajları olduğu gibi dezavantajları da bir hayli fazla. Ancak potansiyel nedeniyle Rusya’da faaliyet gösteren Türk bankaları faaliyetlerini daha da genişletmek istiyor.

Yapı Kredi Bankası Genel Müdür Yardımcısı Erhan Özçelik, Türkiye’de olduğu gibi Rusya’da da önemli bir marka olduklarını söylüyor. Hedeflerini ise “Bin 500 civarında finansal kurumun yer aldığı Rusya’da, ilk 70 banka arasına girmek” olarak açıklıyor. Ardından da aktif büyüklüğünde 500 milyon dolar seviyesini aşarak ilk 50 bankası arasında yer almak istediklerini ifade ediyor. Bunun için de bölgelere penetrasyon sağlamak, dağıtım ve pazarlama kanalları artırarak, müşteri ve muhabir tabanlarını genişleteceklerini söylüyor. Garanti Bank Moscow Genel Müdürü Niyazi Gürcan ise kurumsal ve ticari bankacılık alanında Rus firmalarıyla ve Rusya'da faaliyet gösteren Türk firmalarıyla yürüttükleri çalışmaların artarak devam ettiğini söylüyor. Faaliyetlerini genişletmek için, ileride Rusya’nın belli başlı şehirlerinde sınırlı sayıda da olsa şube açabileceklerini ifade ediyor.

Şu anda Rusya’daki en etkin Türk bankalarından biri olan Finansbank bu konuda bilgi vermedi. Ancak hem bankaya yakın çevreler hem de Rusya pazarını yakından takip edenler, bankanın şube sayısını artırma yoluna gideceğini söylüyor. Piyasada konuşulanlara göre, Finansbank ilk etapta şube sayısını 35’e, ardından da 50’ye çıkaracak. Hedefi ise bireysel bankacılık faaliyetlerini biraz daha artırmak. Birincil hedefi Türk-Rus işletmelerine eksiksiz finansal hizmet sunmak olan Denizbank Moscow, Rusya'daki yerel küçük ve orta boy işletmelere de hizmet vermek istiyor. Rusya’da bireysel bankacılık alanında da çalışmak isteyen bankanın buna bağlı olarak şubeleşmeye gideceği ifade ediliyor.

Kimler Rusya’yla ilgileniyor?

Rusya’da bankacılık sektörü çok hızlı büyüyor. Bunun en büyük nedeni de Batı bankalarının faaliyetlerinin hızla geliştirmesi. Bu arada büyük Rus bankalarında da çok hızlı bir büyüme var. Bunun en büyük nedeni de pazardaki potansiyel. Ancak, böyle bir ortamda piyasada kabul edilmek, sıfırdan tanınmak ve sektörde yer edinmenin oldukça zor olacağı söyleniyor.

Buna karşın Rusya pazarına girmek isteyen yeni Türk bankaları olduğu ifade ediliyor. Ancak söz konusu bankaların ağırlıklı olarak bölgedeki etkin bankalarla işbirliği yapma yoluna gideceği ifade ediliyor.

Garanti Bank Moscow Genel Müdürü Niyazi Gürcan, bankacılık sektöründe, diğer sektörlerden farklı olarak “güven” faktörünün çok daha önemli olduğunu söylüyor. Bu nedenle de pazara yeni girişlerin ve kendini kabul ettirmenin çok zor olduğunu ifade ediyor.

Yapı Kredi Bankası Genel Müdür Yardımcısı Erhan Özçelik ise Rusya’nın cazibesini koruduğuna dikkat çekiyor. Fakat mevcut durumda pazara giriş yapmak isteyecek yabancıların sağlam stratejilerle gelmesi gerektiğini ifade ediyor.

Pazara girmeyi planlayan bankalar arasında Akbank’ın ilk sırada yer aldığı söyleniyor. Banka yetkilileri bu konuda bilgi vermedi. Ancak, şubat ayında The Banker dergisinde çıkan bir değerlendirmede, Akbank’ın hem Türkiye hem de eski Sovyetler Birliği ülkeleri de dahil bölge için sağlam bir stratejiye sahip bir banka ile çalışmayı düşünebileceği vurgulanmıştı. Anadolu Grubu’nun bankası ABank’ın da bu konuda planları olduğu söyleniyor. Bunun en büyük nedeni de Efes’in bölgede tanınan bir marka olması. Bankanın da aynı gruba ait olması nedeniyle marka bilinirliği konusunda sıkıntı çekmeyeceği, bu nedenle de bölgede etkin bir bankayla işbirliğine gidebileceği piyasada konuşulanlar arasında yer alıyor.

YÜKSEK KOMİSYON GELİRİ ELDE EDİLİYOR

TÜRK FİRMALARININ SAYISI FAZLA Türk bankalarının en büyük avantajı Rusya’da iş yapan veya yapmayı planlayan büyük bir Türk müteşebbis varlığının olması. Bu sayede Türk bankaları Türkiye’deki müşterilerinin Rusya işlerinde de yerinde hizmet verebiliyor ve onlara daha yakın olabiliyor.

HİZMET GELİRİ FAKTÖRÜ Rusya pazarında bankacılık hizmet gelirleri, Türkiye`ye göre yüksek. Bu nedenle faiz ve komisyon gelirleri Türkiye’den fazla fiyatlanabiliyor. Sonuçta da iyi bir komisyon geliri elde edilebiliyor.

GAYRİ RESMİ ÇALIŞMA RİSKİ Rusya’daki ekonomik ortam gayri resmi çalışmayı zorunlu kılıyor. Bu da ülkede iş yapan hemen hemen tüm firmaların bir şekilde sisteme adapte olmasını beraberinde getiriyor. Bu da banka olarak, mevzuat dışı hizmet veren kuruluş ve bankalarla rekabet edememe sonucunu beraberinde getiriyor.

FİKTİF İŞLEMLER ÇOK FAZLA Firma bilançolarında birçok fiktif işlem yer alıyor. Bu da değerlendirme yapmanın imkansızlığını ortaya çıkarıyor. Ayrıca, firmalardan teminat almanın zorluğu da bankaların işini zorlaştırıyor. Çünkü teminat alınacak değer ve varlıklar çok az ya da başka yerlerde kayıtlı.

BİLGİ BANKASI YOK Bankaların ortak kullanacağı bir “bilgi bankası” yok. Rus firmalarının Türk bankalarını tanımaması ve bu firmalarla çalışma da yaşanacak bir tanıma periyodu gereksinimini karşılamak bu nedenle oldukça zor.

SABİT GİDERLER ÇOK YÜKSEK Kira ve maaş gibi sabit giderler bir hayli fazla. Tüm bunların yanında pazarda bankacılığa güvenin az olması sebebiyle mevduat toplamak ve Rusya içinden fonlama yaparak bankacılık yapmak bir hayli zor.

BANKALARIN BDT ÜLKELERİNE YAYILMA ŞANSI VAR

EKONOMİ HIZLI BÜYÜYOR Rusya ekonomisinin büyüklüğü ve özellikle son dönemde ülke makro ekonomisinin gösterdiği hızlı ve olumlu gelişmeler, Rusya’yı cazip kılan en önemli faktör. Ayrıca, Rusya’da kurumsal kesimin giderek şeffaflaşması, Rusya ve Türkiye arasında siyasi ve ekonomik ilişkilerin hızlı ve olumlu gelişme göstermesi de bu cazibeyi artırıyor.

TÜM DÜNYA İÇİN YATIRIM BÖLGESİ Rusya, Türkiye’nin önemli ihtiyaçlarına cevap verebilecek hammadde zenginliğine sahip. Rusya, sadece Türkiye için değil, tüm dünya için çok önemli bir ticaret ve yatırım bölgesi. Türkiye’nin ise Rusya’da gelişmekte veya yenilenmekte olan üretim ve ara sanayi sektörlerinde, turizm, hizmet, tekstil gibi alanlarda sunabileceği olanaklar mevcut.

FAALİYET ALANI GENİŞLETİLEBİLİR Rusya pazarında önemli yer edinebilmiş Türk bankaları, Rusya’yı bölgesel üs olarak belirleyip BDT ülkelerini de içine alacak şekilde faaliyetlerini genişletebilir.

RUS FİRMALARININ İLGİSİ ARTTI Rus firmalarının Türkiye pazarına dönük artan orandaki yatırım ilgisi de bir başka önemli gelişme. Bu ilgi, somut ve başarılı yatırımlarla sonuç bulursa, Türk bankacılığının Rusya’ya dönük faaliyetleri açısından daha avantajlı bir alan ortaya çıkaracaktır.

TÜKETİM HIZLA GELİŞİYOR Rusya, tüketim ve tüketici ihtiyaçları konusunda çok hızlı gelişiyor. Rus tüketicilerin dünya markalarına karşı farkındalığı, her geçen gün daha da artıyor ve bu markalar artan oranlarda tüketiliyor. Güven unsuru, yaşanan tecrübelerin de etkisiyle Rus tüketiciler için en ön planda yer alıyor.

ESKİLERİN ŞANSI DAHA YÜKSEK Rusya’da tüketiciler tarafından marka ve nihai ürün olarak kabul edilmek, özellikle son 2-3 yılda çok zor hale geldi. Zamanında piyasaya girmiş ve marka olmuş Türk firmalarının başarısı, mevcut şartlarda piyasaya yeni giren firmalar için aynı ölçüde geçerli olmayacaktır.

TÜRKİYE’DEN DAHA HIZLI Rusya’da hem reel sektörde hem de hizmet sektöründe gelişme çok hızlı seviyede ve çok kısa sürelerde ara kapatılabiliyor. Bir çok alanda Türkiye’ye göre çok daha hızlı bir gelişme var. Hatta bu geçiş, Türkiye’de yaşanan evrelerden de hızlı bir şekilde daha ileri bir noktaya ulaşan örnekler gösteriyor.

BELGİN BAYIR LEVENT
blevent@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz