Paylaşılamayanlar

Konfetti Tekstil, Can Tekstil, Ortadoğu Rulman, Özcanlar Tekstil, Naksan Plastik ve diğerleri... Bizim araştırmamıza göre en öne çıkanlarının sayısı 25... Ancak, sayılarının daha fazla olduğu da bi...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Paylaşılamayanlar

Konfetti Tekstil, Can Tekstil, Ortadoğu Rulman, Özcanlar Tekstil, Naksan Plastik ve diğerleri... Bizim araştırmamıza göre en öne çıkanlarının sayısı 25... Ancak, sayılarının daha fazla olduğu da biliniyor. Ortak özellikleri ise bankalar tarafından paylaşılamamaları ve yıldızlarının yükselmesi. Katma değerli üretimleri, güçlü malı yapıları ve ihracata yönelmeleriyle de dikkat çekiyorlar. Aslında onları en iyi bir bankacının şu sözleri anlatıyor: “Biz bu şirketlerin kapısında yatıp kalkıyoruz”...

 

Çok bilinmiyorlar... Patronları ve yöneticileri öne çıkmaktan, basında yer almaktan hoşlanmıyorlar. Önemli bölümün reklamı da yok. Kendilerinden övgüyle söz edilmesini de istemiyorlar. Dolayısıyla çok da tanındıkları söylenemez. Bütün dikkatlerini kendi işlerine vermeyi, sessiz, ancak derinden gitmeyi tercih ediyorlar. Ortak özellikleri ise kaliteli üretim, ihracata dayalı büyüme ve güçlü yapı yapı... Bu nitelikteki şirketler, özellikle içinde bulunduğumuz dönemde başta bankalar olmak üzere, bütün finans sektörünün gözdesi durumunda. Neredeyse bankalar tarafından paylaşılamıyorlar.

 

Orta ölçekli bir bankanın genel müdürü, “Biz bu şirketlerin kapısında yatıp kalkıyoruz ki, onlara para satalım, ihracatlarını bizden geçirsinler, teminat mektubu verelim, fonlarını değerlendirebilelim” diyerek bu şirketlerin önemine dikkat çekiyor. Çok şubeli bir bankanın genel müdürü ise, “Bu şirketlerle iş yapmak için birbirimizin gözünü oyuyoruz” diyor.

 

Bankacıları birbirine düşüren, bu kadar amansız bir rekabete girdikleri şirketlerin hangileri olduğu büyük bir merak konusu. Türkiye’nin önde gelen gruplarından, Koç, Sabancı, Akkök, Eczacıbaşı, Oyak, Tekfen’in şirketleri olmadığını da hemen anımsatalım. Bu büyük gruplar ve onlara bağlı şirketler zaten bankaların gözdeleri arasında... Ancak, esas “paylaşılamayanlar”ın öyküsü ilgi çekici...

 

Bu gruptaki şirketler, ekonomideki gelişmeler açısından bir hayli yüksek bir hasarla geçirilen 2001’i bile güçlü kapattılar. Bozulma bir yana, mali yapılarını güçlendirdiler, ihracatlarını artırdılar.

 

Capital, bu şirketlerin belirlenmesi geniş kapsamlı bir araştırma yaptı. Çok sayıda bankanın kredi pazarlama yöneticisinin yanı sıra, factoring, leasing ve sigorta şirketlerinin yöneticileriyle de görüştü. Onların database’lerinden yararlandı.

 

Aslında, mali ve yönetim yapıları itibariyle “yıldız şirketlerin” isimlerini vermek istemediler. Doğal olarak bu şirketlere yönelecek rakiplerin ilgisinden çekiniyorlardı. Fakat, Capital’e yönelik özel güven nedeniyle, ortaya bir liste çıktı. “Paylaşılamayanlar” diye nitelendirilen bu şirketler listesinin ilginizi çekeceğini umuyoruz.

 

Ortak özelliklere dikkat

 

Çok şubeli bir bankanın kredilerden sorumlu genel müdür yardımcısı, bu şirketlerin ortak özellikleri konusunda şunları söylüyor: “Bu firmaların hepsinin özkaynakları kuvvetli. Borçlanarak yatırım yapmıyorlar. Ancak, işletme sermayesi için borç alıyorlar. Yani, doğru stratejiyle borçlanıyorlar. Ayrıca, borçlarını yeni borçlarla kapatmış şirketler sınıfında değiller” diyor.

 

Bir başka bankacı da bu şirketlerin genel karakteristikleri için şu yorumu yapıyor, “Bu sınıftaki şirketler, daha çok kendi özkaynaklarıyla işleri idare ediyor. İhracatları kuvvetli, borç oranı düşük olduğundan ekonomideki krizden de etkilenmiyor. Aksine, krizden güçlenerek çıkıyorlar”.

 

Bu şirketlerin bir diğer özelliği de, yüksek katma değerli ürünlere odaklanması. Listede yer alan şirketlerden Konfetti Tekstil’in patronu Özcan Çetinsoy, “Biz katma değeri yüksek ürünler üretiyoruz. Rakip olarak Uzakdoğu ülkelerini değil, İtalya, Fransa’yı alıyoruz ve ona göre de yüksek fiyatla satıyoruz” diyor.

 

Bankacıdan yakın markaj

 

Aslında, bankacılar, yeni kredi açma konusunda son derece çekimser. Nedeni de batık kredilerin yüksekliği... İstanbul Yaklaşımı’nı bekleyen şirket sayısının ne kadar çok olduğu da biliniyor. Bankalar, risk yaratabilecek kredilerden uzak durmak için o kadar ince eleyip sık dokuyorlar ki, iş dünyasının “Kimse bize kredi vermiyor” feryatlarına neden oluyor.

 

Ancak, tabloda görülen ve bu gruba girebilecek şirketler için aynı koşullar söz konusu. Aksine, bankaların genel müdürleri, bu şirketlerin patron ve yöneticileri sık sık ziyaret ediyor.

 

Bankacılardan gelen istekler de birbirine benziyor: “Bizdeki kredi limitini neden kullanmıyorsunuz? İhracatınızı biz finanse edelim, gelen dövizlerinizi bizde bozdurun, teminat mektubunuzu bizden alın. Çalışanlarınızın maaşlarını biz verelim”. Sonuçta, neredeyse bütün bankalar bu şirketleri kazanma peşinde…

 

Bu şirketlerin listesine bakıldığında, Bursa’dan Gaziantep’e, Hatay’dan Eskişehir’e kadar, dağınık bir coğrafyada yer aldıkları dikkat çekiyor. Tabii, “gözde” sınıfına giren şirketlerin sayısı, listedekilerle sınırlı olmadığı kesin. Fakat, temel kriter olarak krize rağmen mali yapılarını daha da güçlendiren şirketler derlendi.

 

Tekstil sektörü ağırlıklı

 

Her ne kadar 1997’de Uzakdoğu kriziyle başlayan süreçte büyük sıkıntılar yaşamış olsa da, tekstil sektöründe iyi yönetilen şirketlerin varlığı dikkat çekiyor. Büyükler içerisinde Şahinler Holding’in performansı, bankacıların takdirini topluyor. Bir bankanın genel müdürü, “Adam (Kemal Şahin) bir anda 50-60 milyon Euroluk krediyi tak diye kapatıyor. Faizi düşürelim, kredi kullanmaya devam edin diyoruz ama parası olduğundan kredi kullandıramıyoruz. Hangi banka bu adamla çalışmak istemez ki” diyor.

 

Şahinler Holding kadar büyük olmasa da, İstanbul, Bursa, Denizli, Gaziantep ve Kahramanmaraş kökenli bazı tekstil şirketlerinin, ekonomideki sıkıntılara rağmen çok iyi bir performans gösterdikleri, bankacılar tarafından dile getiriliyor.

 

İstanbul merkezli Konfetti Tekstil, Can Tekstil, Özcanlar Tekstil gibi şirketler de, bu gruba giriyor. Konfetti Tekstil’in yönetim kurulu başkanı Özcan Çetinsoy, “Bankalar uzun yıllardan beri izliyor, bilançolarımıza bakarak böyle söylüyorlar” diyor. Çetinsoy, bu listede alan bir şirket olarak, mali yapılarını zayıflatmadıklarını söylüyor ve ekliyor: “Bizim 12 yıldır hiç zamanın ödenmeyen kredimiz, sorulan çekimiz yoktur” diyor.

 

Bursa’nın güçlü şirketleri

Bursalı Özdilek Grubu bünyesindeki şirketler de, bankacıların gözdeleri arasında yer alıyor. Grubun sağlam mali yapısı, güçlü ihracat bağlantıları, borçlanma stratejisi ve yönetim yapısı, bankacıların takdirini topluyor.

 

Bankaların iş yapmak için yarıştığı bir diğer Bursalı tekstilci de Küçükçalık Tekstil. Yılmaz Küçükçalık’ın patronluğundaki bu şirket, banka genel müdürlerinin de ajandasında “Mutlaka ziyaret edilecek” ibaresiyle yer alıyor. Şirketin ihracat bağlantılarının güçlü olması, borçlanma stratejisinin beğeni toplaması, yüksek oranlı özkaynaklarıyla bankaların, “mutlaka kazanılması gereken müşteriler” listesinde yer almasına neden oluyor.

 

Bu sınıfta yer alan bir başka tekstilci de turizm merkezimiz Antalya’da kurulu Anteks. Hazır giyim ve gömleklik kumaş üretimiyle öne çıkan şirketin patronu Halil Ataman. Kaliteli üretimi, moda yaratma kapasitesiyle Anteks, dünya hazır giyim devlerinin takdirini kazanmış bir şirket.

 

Güney’den parlayan yıldızlar

 

Önemli KOBİ merkezlerinden Gaziantep ve Kahramanmaraş’ta tekstil ağırlığı dikkat çekiyor. İplik piyasasının en büyük kapasitesini yöneten bu iki ilde, yanlış yatırım kararları nedeniyle zorlanan, işyerini kapatan ve yüksek borçlarla boğuşan şirket sayısının az olmadığı biliniyor.

 

Ancak, bu illerimizde, yollarına emin adımlarla devam eden şirketlerin varlığı da biliniyor.

 

Gaziantepli Sanko Grubu’nun gücü herkesçe biliniyor. Satış cirolarıyla Capital 500’ün ön sıralarında yer alan Kahramanmaraşlı Kiptaş ve Arsan Tekstil bunlardan sadece ikisi. Gaziantepli Selçuk İplik ve Gülsan gibi şirketlerin de mali yapıları, krize rağmen bozulmadı ve bankacıların gözde şirketleri listesinde yer alıyor. Yine, Gaziantepli Naksan Plastik, 80 milyon doları aşan ihracat rakamı, güçlü sermaye yapısı ve düşük borçlarıyla bankaların gözdelerinden.

 

Bu illere komşu Hatay’da, Irak, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan gibi Ortadoğu ülkelerinin yanı sıra Rusya’ya gıda başta olmak üzere her türlü ürünü pazarlayan şirketler öne çıkıyor. Narin Dış Ticaret, BYS Holding, Ali Kavak AŞ ve Depa Ltd. gibi şirketler, bu sınıfta yer alıyor.

 

Tabii, sadece Türkiye değil, bütün Ortadoğu ülkeleri ve Rusya’da yolcu taşımacılığı yapan Has Turizm’i ve Hatay’ın vergi rekortmeni Necmi Asfuroğlu’nun sahip olduğu Depa Ltd’i de unutmamak gerekiyor. Bu şirketler, sahip oldukları nakit varlıklar ve güçlü sermaye yapılarıyla, bankaların gözdeleri arasında yer alıyor.

 

Bir bankanın şube müdürü, öne çıkan bu şirketlerle ilgili olarak şunları söylüyor: “Bu adamlar, inanılmaz bir şekilde çalışıyor. Bu şirketlerin ihracatı bizden geçsin, fonlarını bizde değerlendirsinler diye diğer bankaların şube müdürleriyle birbirimizi çiğniyoruz.”

 

“KATMA DEĞERİ YÜKSEK ÜRÜNLERE ODAKLANDIK”

 

Özcan Çetinsoy/Konfetti Tekstil

 

BİLANÇO ÖNEMLİ: Bu sınıftaki şirketlerin arasında girmek için bilanço çok önemli. Bilançonuzu hiç zayıflatmamamız gerekiyor. Bankalar, sadece bir yıllık bilançoya değil, geçmişe de bakarak, böyle bir liste yapar. Biz şirket olarak, biriken karlarımızı şirketimize aktardık ve mali yapısını zayıflatmadık.

 

KREDİNİN ÜZERİNE ATLAMADIK Kredi kullanmanın tehlikeli olduğunu bildik. Ucuza para var diye, bize teklif edilen kredilerin üzerine atlamadık, gereksiz kredi kullanmadık ve şirket olarak kredi konusunda ihtiyatlı gittik. Sermayemizle idare ettik, dışarıdan borç yapmamaya çalıştık. Borçlandığımızda da, tarihinde, hiç temerrüte düşmeden ödedik.

 

AZ BANKAYLA ÇALIŞTIK Bankalar da bizi izler ve bilirler ki, ‘Nakit akışında iyi planlama yapar, borcunu tam zamanında öder.’ Şirket olarak bankalarda borçlarını geç ödeme korkusu yaratmadık.

 

Bankalarla çalışırken, çok dağınık olmadık, çok sayıda bankayla çalışmadık. Başka bir bankada kredi faiz oranı 1-2 puan daha düşük diye gitmedik. Dövizimizi bozdururken de, ‘daha yüksek kur veriyor’ diye de başka bankaya yönelmedik. Bizim şirket olarak bugüne kadar bir gün geç ödenmiş kredisi, sorulmuş çekimiz yoktur.

 

UZUN VADELİ BAKIŞ: Biz şirket olarak günlük değil, uzun vadeli hareket ettik. Katma değeri yüksek ürünlere odaklandık. Kendimize rakip olarak Hindistan, Çin, Tayland gibi ülkeleri almadık, İtalya ve Fransa gibi mal ürettik. Bunun için teknolojiye, personele, eğitime para yatırdık. Bizim sektörde eleman devamlılığı pek olmadığı bilinir. Bizim şirkette ise çekirdek kadroda devamlılık vardır ve çalışanlarla dost bir yaklaşımız var. 

 

AVRUPA VE ABD’Yİ SEÇTİK: Biz şirket olarak yüzde 100 ihracat yapıyoruz ve ihracatımız da Batı Avrupa ile ABD’ye yönelik. Biz Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Rusya gibi pazarlara güvenmedik, sağlam pazarlara çalışmayı tercih ettik. Zaten, yarının ne olacağı bilinmeyen, güvensiz bir ülkede çalışıyoruz, bir de güvensiz pazarlara çalışamazdık. Belki, iyi kar etme olanakları vardı ama bizim tercihimiz Batı Avrupa ile ABD. Hep kaliteyi tercih ettik. Büyük şirketlerle çalışarak onlardan çok şey öğreniyoruz. Kalite anlayışından, personel politikasına kadar her şeyi öğreniyoruz.”

 

BÜYÜKLERE İLGİ ÇOK

 

Kamu olsun, özel sektör olsun, bankaların neredeyse sıfır marjla iş yapmak istedikleri şirketler var. Bunlar, çok uluslu şirketler, Koç, Sabancı, Eczacıbaşı, Akkök, Tekfen, Oyak, Borusan gibi Türkiye’nin önde gelen holdinglerinin şirketleri olarak sıralanıyor. Bu gruba giren şirketler, sadece Türk bankalarının değil, yabancı bankalardan da, en uygun koşullarda finansman sağlayabiliyor.

 

Bu grupta yer alan 2 kamu kuruluşundan biri Tüpraş, diğeri de Ereğli Demir Çelik. Her 2 şirketin, ithalat ve ihracat işlemleri için bankalar, adeta birbirleriyle yarış ediyor. Gaziantepli Sanko Grubu da, bankaların en çok çalışmayı tercih ettikleri gruptan. Türkiye’nin en nakit grubu olarak bilinen Sanko, bankacıların gözde müşterilerinden biri. Kemal Şahin’in patronluğundaki Şahinler Holding, tekstil sektöründeki sıkıntılara rağmen, krizden güçlenerek çıkanlardan ve bankacıların gözdesi.

 

Ankara kökenli, inşaat ve savunma sanayi alanında etkin şirketlerden biri olan Nurol da, bankaların gözde gruplarından. İzmir’in önde gelen kuruluşlarından Batı Anadolu Çimento (Batıçim) ve Çimentaş da, kredi pazarlamak için banka genel müdürlerinin sıkça ziyaret ettikleri şirketlerden.

 

Marka yaratma konusunda son derece başarılı bulunan şirketlerden biri olan Mavi Jeans da, bankaların kazanmak için yarış ettiği şirketlerden biri. Jean kumaşı üreten Orta Anadolu Tekstil’in sahibi Karamancı Holding de, bankaların gözdelerinden. Bir başka jean kumaşı üreticisi Söktaş da, bankaların “prime” listesine giren şirketlerden biri olma özelliğini taşıyor.

 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz