Şube Liginin Şampiyonları

Eski parlar günler sona erdi. Şube açma yarışı yaşanmıyor. Bankalar, ince eleyip, sık dokuyor. Ancak, yine de bazı semtler ve ilçelere şube yağıyor, bazıları için de hazırlık yapılıyor. Bu ilgi, 27...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Şube Liginin Şampiyonları
Eski parlar günler sona erdi. Şube açma yarışı yaşanmıyor. Bankalar, ince eleyip, sık dokuyor. Ancak, yine de bazı semtler ve ilçelere şube yağıyor, bazıları için de hazırlık yapılıyor. Bu ilgi, 277 şubesi olan Kadıköy ve 341 şubeli Çankaya’yı “şube zengini” haline getirdi. Hala bu gibi yerler için çalışma yapan bankalar var. Yıldızı yükselenler arasında İstanbul’da Güneşli ve Kemerburgaz ile İzmir’den Bostanlı ve Bornova öne çıkıyor.  
 
Kimi büyük kentlerin merkezi semtlerinde, refah düzeyi yüksek yerleşim yerlerinde ve gözde turistik ilçelerde adım başı bir banka şubesine rastlarsınız. Örneğin, İstanbul’da, Bağdat caddesi ve Ankara’da Çankaya adeta bir şube cennetidir. Bankalar, bunlar gibi bazı bölge ve semtlere, her şeye rağmen şube açma konusunda cömert davranıyorlar. Öyle ki, bazı durumlarda yan yana, hatta aynı binanın iki tarafında banka şubesine bile rastlamak mümkün oluyor.  
 
Bu ilginin arkası boş değil. Aslında çok anlamlı mesajlar taşıyor. Çünkü, alternatif dağıtım kanallarının sayısı ve kullanımı ne kadar artarsa artsın, şubeler hala bankalar için çok önemli… Bu nedenle de yüksek maliyetine rağmen şube sayısını artırmaktan vazgeçmiyorlar. Bazıları yeni şube açıyor, bir bölümü de şube satın alıyor. Aralarında yeniden yapılandırarak şubelerini büyütenler de var.    
 
Şubenin varoluş nedeni, bankacılık hizmetinin müşteriye direkt olarak ulaştırılması. Aynı zamanda müşteriyle tanışmanın da ilk adresi olma özelliği de taşıyorlar. Bu da şubelerin mümkün olduğu kadar müşteriye yakın konumlandırılmasını beraberinde getiriyor. Yani müşteriye etkin ve verimli hizmet sunumunda şubenin konumu, hizmet kalitesinin tamamlayıcı öğesi oluyor.  
 
Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre, Ocak ayı sonu itibariyle Türkiye’deki toplam şube sayısı 6 bin 67. Bunların bin 779 tanesi İstanbul, 576’si Ankara, 465’i de İzmir’de bulunuyor.  
Diğer 78 ildeki şube sayısı ise 3 bin 247.Yani neredeyse üç büyük ildeki şube sayısı kadar.  
 
Rakamlar da açık olarak gösteriyor. Finansın ve sanayinin kalbi olarak kabul edilen İstanbul diğer illere göre açık ara önde. Hatta bazı ilçelerindeki şube sayısı pek çok ilden çok daha fazla. Çünkü, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük illerdeki şubeler ağırlıklı olarak belirli merkezlerde toplanıyor. Bunun en büyük nedeni de, nüfus yoğunluğu ve sosyo-ekonomik dağılım.  
 
İstanbul’un gözdesi Kadıköy  
 
TBB verilerine göre, İstanbul’da en fazla şube Kadıköy ilçesinde bulunuyor. İlçedeki şube sayısı 277. Bu rakam pek çok ildeki şube sayısından daha fazla. Örneğin, Bursa’da 194, Antalya’da ise 160 şube bulunuyor.  
 
Bu, ilçenin nüfusunun yanı sıra, küçük ölçekli işletmelerin fazla olmasından kaynaklanıyor. Kadıköy ilçesindeki şubelerin önemli bir kısmını da Bağdat Caddesi civarında yer alan şubeler oluşturuyor. Çünkü, Bağdat Caddesi’ndeki nüfusun büyük çoğunluğu A segmentinde yer alıyor. Ayrıca, çok sayıda küçük işletme ya da mağaza da bu bölgede faaliyet gösteriyor. Bağdat Caddesi’ndeki potansiyelden yararlanmak isteyen bankalar da birden çok şubeyle pastadan daha büyük pay kapma yarışına giriyor.  
 
Şişli ise 180 şube ile bu açıdan İstanbul ikincisi durumunda… Beşiktaş’ta 157, Bakırköy’de 156, Beyoğlu’nda 125, Eminönü’nde 99, Fatih’te ise 87 şube bulunuyor. Bu ilçelere de baktığımızda, ortak özelliklerinin ticaretin ve nüfusun yoğunlaştığı yerler olmaları göze çarpıyor.  
 
Çankaya şube zengini  
 
Başkentin en fazla bulunduran ilçesi ise 341 şube ile Çankaya. Çankaya’nın özelliği Ankara’nın merkezi konumunda olması. Başka bir deyişle, bakanlıkların, özel işletmelerin ve kamu kuruluşlarının neredeyse tamamının yer aldığı ilçe olması. Hem nüfus yoğunluğu hem de ticaret hacminin büyüklüğü bankaların da iştahını kabartıyor. Buna bağlı olarak da, bankalar şube açarken ağırlıkla tercihini bu ilçeden yana kullanıyor.  
 
Ankara’nın en gözde ikinci ilçesi ise Altındağ… Toplam 95 şubenin yer aldığı ilçeyi, 54 şube ile Yenimahalle, 22 şube ile Keçiören izliyor. Diğer ilçelerdeki şube sayıları ise hep 10’un altında.    
 
İzmir’in kalbi ise şube sayısından da anlaşılacağı gibi Konak’ta atıyor. Toplam 120 şubenin yer aldığı ilçeyi 55 şube ile Bornova, 50 şube ile Karşıyaka izliyor. Çiğli’de 19, Gaziemir’de ise 14 şube bulunuyor.    
 
Sosyo-ekonomik yapı önemli  
 
Bankaların şube yerlerini belirlerken kullandığı en önemli kriterler, nüfus yoğunluğu, sosyo-ekonomik dağılım ve ticaret faaliyetlerinin yoğunluğu. Şubenin türünü belirlemek için de talep edilen bankacılık ürün ve hizmetleri dikkate alınıyor. Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere de, bankaların ticaretin ve nüfusun yoğun olduğu yerlerde şube açmayı tercih ettiklerini söylüyor. Karadere, kriterleri şöyle anlatıyor:  
 
“Şube dağıtım ağı planlamasında, şube açılması düşünülen bölgenin sosyo-ekonomik yapısı, ekonomik göstergeleri, demografik yapısı, şube dağıtım ağıyla bütünlüğü hesaplanarak zincir etkisinin tamamlanması amaçlanıyor. Şubenin ticari ve ekonomik faaliyetlerin yoğun olduğu bölgede yer alması, şubenin fiziki maliyetlerinin kârlılığı olumsuz etkilememesi gibi birçok kriter bulunuyor.”  
 
Koçbank Genel Müdür Yardımcısı Galip Gürsoy ise şube yeri belirlenirken, diğer bankaların şube adetlerini de dikkate aldıklarını söylüyor. Gürsoy, “Nüfus, gelir dağılımı, vergi gelirleri, bölgedeki firma sayısı, sektörel dağılım, ulaşım durumu, bölgedeki yatırım durumu, mevduat ve kredi hacmine bakıyoruz” diyor.  
 
Akbank Bireysel Bankacılık Dağıtım Kanalları Birim Yönetmeni Galip Tözge, şube maliyetlerinin yüksekliğine dikkat çekerek, belirli bir ekonomik yoğunluğa sahip merkezlerin şube açarken öncelikli yerler olduğunu söylüyor.  
 
Müşteri uzak şubeye gitmiyor  
 
Aslında bankaların şube yeri belirlerken kullandığı kriterler birbirine çok benziyor. Bu nedenle de belli merkezlerde ya da belli caddelerde yoğunlaşma olduğu gözleniyor. Bunun en büyük nedeni ise bu bölgelerde, nüfus ve ticari faaliyetlerin diğer yerlere göre daha yoğun olması. Buna en iyi örnek olarak İstanbul’da Kadıköy Bağdat Caddesi, İskele ve Altıyol, Şişli Zincirlikuyu-Maslak hattı; Ankara için Kızılay ve Bahçelievler verilebilir.  
 
Bağdat Caddesi ve Ankara Bahçelievler de şubelerin yoğunlaşmasının en önemli nedeni, buraların birer ana cadde ve çevrelerindeki konut bölgelerinin yoğun olması. Diğer bölgeler ise kamu hizmetlerinin, küçük ve orta ölçekli işletmelerin ve sağlık hizmetlerinin yoğunlaştığı noktalar olarak dikkat çekiyor. Yine İstanbul’daki Rami ve Eminönü, gün içinde, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerden kaynaklanan ticari faaliyetler nedeniyle şubeleşmenin yoğun olduğu yerler olarak dikkat çekiyor.  
 
Denizbank Genel Müdür Yardımcısı Dinçer Alpman’a göre, Bağdat Caddesi, Asya yakasındaki bireysel müşterilerin en yoğun olduğu ve A grubundaki kişilerin çok yoğun olduğu bir yer. Ayrıca, “küçük işletme” tanımına uyan çok sayıda şirket var. Bu nedenle de tüm bankalar burada olmak istiyor.  
 
Dinçer Alpman, Bağdat Caddesi gibi yerlerde bankaların birden çok hatta 1-2 kilometrede bir şubesi olduğuna dikkat çekiyor. Bunun müşterilerden gelen talebe bağlı olduğunu söylüyor. Alpman, “Özellikle A segmentindeki müşteriler uzun bir yol kat ederek şubeye ulaşmak istemiyor. Kendine yakın şubeyi tercih ediyor. Bu da bankaların çok yakın aralıklarla şube açmasına neden oluyor” diyor.  
 
Hedef yeni bölgeler  
 
Kadıköy, Şişli, Çankaya, Konak ve diğerleri… Şu anda bankaların şube açmak için birbiriyle yarıştığı ilçeler. Ancak, bu ilçeler, artık doyma noktasına ulaşmak üzere. Her ne kadar küçük ve orta ölçekli bankalar buralardaki şube yapılanmalarını tam olarak tamamlamamış olsa da, pastadan kalan payın çok küçüldüğü söylenebilir. Bu nedenle de yeni bölgelere kayış olduğu gözleniyor. İstanbul’da İkitelli, Güneşli, Kemerburgaz; İzmir’de Bornova ve Bostanlı gibi semtler öne çıkıyorlar.  
 
Yani ticaretin gittikçe yoğunlaştığı semtler bankaların şube açmak için yeni gözdesi olacak. Yapı ve Kredi Bankası yetkilileri de, geleceğin şube yerlerini belirlerken, bu faktöre dikkat ettiklerini söylüyorlar.    
 
Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere ise her bankanın, büyüme stratejisi çerçevesinde şube açmak için tercih ettiği ilçe veya semtlerin farklılıklar gösterdiğini söylüyor. Bu farklılığa rağmen, rasyonel bir değerlendirme yapabilmek için, bu bölgelerin kredi ve mevduat hacmi, GSMH büyüklüğü, bölgedeki mevcut ve gelecekte yapılması düşünülen yatırımlar, rekabet yoğunluğu gibi kriterlere uygunluk aranıyor.  
 
Koçbank Genel Müdür Yardımcısı Galip Gürsoy ise şube sayısını artırma amacında olan bankaların ilk etapta şube yoğunluğu fazla olan yerlere yöneleceğini söylüyor. Gürsoy’a göre, bu ilçelerde şubesi olan bankalar ise, potansiyel olarak gelecek vaat eden yeni bölgelere yönelecek.  
 
ŞUBE YERİ NASIL BELİRLENİR?  
 
Tamer Özatakul / Finansbank
 
 
Finansbank Genel Müdür Yardımcısı Tamer Özatakul, şube yeri belirlerken aradıkları kriterleri şöyle anlattı:  
 
NÜFUS VE SOSYO-EKONOMİK DURUM Öncelikle bölgenin bankacılık faaliyetlerine olan talep ve potansiyeli makro olarak inceleniyor. Nüfus yoğunluğu ve sosyo ekonomik dağılım da baktığımız en önemli kriterler.  
 
TİCARİ FAALİYETLERİN DAĞILIMI Bunun yanı sıra, ticari faaliyetlerin yoğunluğu, sektörlere ve iş kollarına göre dağılımı da şube yeri belirlerken dikkat ettiğimiz kriterler arasında yer alıyor. Bu arada vergi istatistiklerini, o bölgenin altyapısı ve geleceğe ilişkin yatırım planlarını da takip ediyoruz.  
 
UYGUN MEKAN ÖZELLİKLERİ Tüm bu bilgilerle bölgenin genel potansiyelini tespit ettikten sonra, bölge içinde hangi noktada daha iyi hizmet verilebileceğini derinlemesine inceliyoruz. Burada da semt ve cadde tercihlerimiz ortaya çıkıyor. İnceleme sonucunda aday yerlerin, görünürlük, büyüklük ve kat sayısı, kira rayiçleri, depreme dayanıklılık gibi özelliklerinin ayrı ayrı üstünde duruyoruz. Sonuçta da kurum kimliği ve şube konsepti anlayışımıza uyan yerde şubelerimizi açıyoruz.”  
 
“HER ŞUBE BİR DÜKKAN GİBİ KÂR ETMEK ZORUNDA”  
 
Dinçer Alpman / Denizbank
 
 
Denizbank Genel Müdür Yardımcısı Dinçer Alpman, bankacılık sektöründe bundan sonra aşırı bir şubeleşme olmayacağını söylüyor. Kâr marjlarının çok daraldığını, öyle bir baskı altında verimlilik hesapları iyi yapılmadan şube açmanın imkansız hale geldiğini ifade ediyor. Alpman konuyla ilgili şunları söylüyor:  
 
“3-5 yıl önce belli şubeler zarar etse de, çok kârlı şubeler onları taşırdı. Artık Türk bankacılık sisteminde bu dönem kapandı. Açılan her şube, bir dükkan gibi kendi maliyetlerini karşılayıp kâr etmek durumunda. Bu da ciddi potansiyel olan yerlerde şube açılmasını gündeme getiriyor. Zaten şube açmak oldukça maliyetli bir iş. Buna bir de bankacılıktaki köpük karlar döneminin kapanması eklendi. Bu nedenle yeni şube yerleri belirlenirken, çok dikkatli, adeta ince elenerek, bir değerlendirme yapılacağını düşünüyorum.  
 
Özellikle İstanbul’a baktığımızda, bankaların yeni şubelerini yeni yerleşim ve sanayi merkezlerine yönlendirmesi son derece doğal olacak. Tabii şu anda da gözde olan, ancak bankaların çeşitli nedenlerle bu bölgelerde olmaması nedeniyle, eski merkezlerde de yeni şubeleri görmemiz mümkün olacak.”  
 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz