"Yılda 9 Bin Müşteri Geldi"

Türkiye’deki 15 milyon ailenin yüzde 1-1,5’luk bölümü özel bankacılık hizmeti alabilecek durumda. Yani hedefte, 150 ile 225 bin arasında aile var. Ancak, hali hazırda bankalardan özel b...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Yılda 9 Bin Müşteri Geldi
Türkiye’deki 15 milyon ailenin yüzde 1-1,5’luk bölümü özel bankacılık hizmeti alabilecek durumda. Yani hedefte, 150 ile 225 bin arasında aile var. Ancak, hali hazırda bankalardan özel bankacılık hizmeti alan kişi sayısının 10 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Müşteri yatırım limiti daha az olan kişiye özel bankacılık “affluent banking” ile birlikte bu sayı ancak 31 bine ulaşıyor. Potansiyelin büyüklüğü, özel bankacılığa yeni bankaların girişiyle birlikte, yeni hizmetleri de gündeme getiriyor.  
 
Birleşmiş Milletler istatistiklerine göre, dünyada varlıklı insan sayısı GSMH’nin 4 katı hızla artıyor. Üstelik bu artış sadece gelişmiş ülkelerde değil, dünya genelinde kaydediliyor. Bu artışın en hızlı olduğu bölgeler ise Güney Amerika ve Güney Asya…  
 
Türkiye için net rakamlar tam olarak bilinmese de varlıklı insan sayısında ciddi bir artış olduğu söyleniyor. Bunu söyleyenler de, bu kesime özel finansal hizmet ve çözümler sunan private banking (özel bankacılık) yetkilileri…  
 
Bankaların yaptıkları araştırmalara göre, Türkiye’deki 15 milyon ailenin yüzde 1-1,5’luk bölümü özel bankacılık hizmeti alabilecek durumda. Yani hedefte 150 ile 225 bin arasında aile var. Söz konusu ailelerin yıllık ortalama gelirlerinin de 1 milyon doların üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Ancak, hali hazırda bankalardan özel bankacılık hizmeti alan kişi sayısının 10 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Çünkü bu konuda hizmet veren bankaların bir bölümü müşteri sayılarını açıklamak istemiyor.  
 
Bankalar da bu sayıyı artırmak için, yeni enstrümanlara yöneliyor. Çünkü, hedefteki  müşterilere sadece özel bankacılık uygulamaları ile ulaşmak mümkün değil. Bu nedenle de bankalar, özel bankacılığı daha geniş kitlelere yayan, kişiye özel bankacılık yani “affluent banking”i de gündemlerine almaya başladı. “Affluent banking”in, private banking’den tek farkı müşteriye uygulanan alt limitin çok daha düşük olması. Bu konuda öncü olan iki banka ise Yapı ve Kredi Bankası ile Bank Europa… Her iki bankanın “affluent banking” müşteri sayısı ise yaklaşık 22 bin kişi. Bunlar da eklendiğinde özel bankacılık hizmeti alan müşteri sayısı 30 bine ulaşıyor.  
 
Hedefteki müşterinin cazibesi  
 
Rakamlar da açık olarak gösteriyor. Bankalar henüz hedef müşterilerinin yarısına bile ulaşamamış durumda. Bu da özellikle büyük ve orta ölçekli bankaların özel bankacılık yatırımlarını artırmalarına neden oluyor.  
 
Bu konuya 1990’lı yılların başında giren Türk Ekonomi Bankası’nın (TEB) yanı sıra Akbank, Dışbank, Koçbank, Yapı ve Kredi Bankası ve Bank Europa şu anda özel bankacılık konusunda yoğun bir rekabet içinde. Ancak, pazarın büyüklüğü nedeniyle yeni bankalar da özel bankacılık konusundaki yatırımlarına hız verdi.  
 
Bu bankaların başında da, şu sıralarda Intesa ile birleşme hazırlığında olan Garanti Bankası geliyor. Mevcut 9 yatırım merkezini özel bankacılık merkezine dönüştürmek için hazırlık yapan Garanti Bankası, bu alanda çalışacağı kişileri seçmek için de çalışmalara başladı.  
Sektörün en büyük beşinci bankası olan Finansbank da bu konudaki çalışmalarına hız verdi. Ayrıca daha önce özel bankacılık faaliyetlerini yurtdışındaki büroları aracılığıyla yürüten HSBC Bank’ın Türkiye’de de özel bankacılık birimi oluşturma yolunda hazırlıklara başladığı söyleniyor.  
 
Bankaların özel müşterileri  
 
Bankaların private banking ve affluent banking’e yönelmesinin en büyük nedenlerinden biri de özellikle kriz sırasında yurtdışına çıkan büyük yatırımcıların, yeniden Türkiye’ye dönmeye başlaması. Çünkü, bankalara bu hizmetleri almak üzere başvuranların sayısında ciddi bir artış olduğu söyleniyor. Sektör yetkililerinden aldığımız rakamlara göre yaptığımız hesaplamada, bir yılı aşkın sürede sektördeki toplam özel bankacılık müşterilerin sayısının ortalama yüzde 37 oranında arttığını görüyoruz.  
 
Koçbank Genel Müdür Baş Yardımcısı Didem Gordon, özel bankacılık müşterilerinin sayısının ve aktif büyüklüğünün son dönemlerde hızlı bir artış gösterdiğini söylüyor. Ancak, mevcut müşteri sayıları hakkında bilgi vermiyor.  
 
TEB Özel Bankacılık Direktörü Şebnem Sarpyener de, seçkin ve geniş bir müşteri portföyüne sahip olduklarını söylüyor. Müşteri sayısı hakkında net bilgi vermeyen Sarpyener, kurumsal ve ticari kanallarda hizmet verdikleri firmaların sahipleri, ortakları ve üst düzey yöneticilerinin özel bankacılık müşterileri arasında yer aldığını ifade ediyor.  
 
Akbank Private Banking’den Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Fikret Önder ise, mart sonu itibariyle 2 bin müşterileri olduğunu söylüyor. Şu anda 2 bin 500 müşterisi bulunan Bank Europa, yıl sonunda müşteri sayısını 10 bine çıkarmayı hedefliyor.  
 
Yapı ve Kredi Bankası Genel Müdür Yardımcısı Tülay Güngen ise, “affluent banking” faaliyetleri altında hizmet verdikleri müşteri sayısının 20 bin olduğunu söylüyor.  
 
Yeni yatırım ihtiyacı arttı  
 
Hem bankaların hem de özel bankacılığın hedef kitlesinde yer alan kişilerin, bu alana ilgilerinin artmasında düşen enflasyon ve faizlerin etkisi son derece büyük. Çünkü, bankaların kârlılıkları, hedef müşterilerin de yatırım getirileri faizler nedeniyle ciddi şekilde geriledi. Üstelik bu trend önümüzdeki dönemde de devam edecek.  
 
Bankalar bu sorunun üstesinden gelebilmek için iş süreçlerini gözden geçirdi ve komisyon gelirlerini artırma yoluna gitti. Özel bankacılık da komisyon gelirlerinin en önemli kaynaklarından biri olduğu için bankaların bu alana olan ilgisi önemli oranda arttı.  
Kişisel yatırımlarından istedikleri oranda getiri elde edemeyen belli bir servetin üstündeki kişiler de tüm alternatifleri değerlendirmek için bu işi uzmanlara devretmek isteyince, her iki kesim de özel bankacılık çatısı altında birleşti.  
 
Akbank Genel Müdür Yardımcısı Fikret Önder ise, 2003 başlarından bu yana Türkiye’de siyasette ve ekonomide sağlanan istikrar ile faizlerin düştüğünü hatırlatıyor. Buna bağlı olarak da bireylerin bankalardaki yatırımlarından elde ettikleri getirilerinin azaldığını söylüyor. Fikret Önder, “Tüm bunlar da bireylerin alternatif ürün ve hizmet arayışlarını gündeme getirdi ve profesyonellere olan ihtiyaçlarını artırdı. Bu nedenle de bankalar “affluent banking” ve “private banking”e ağırlık vermeye başladı” diyor.  
 
Hizmette sınır tanımıyorlar  
 
Özel bankacılık müşterilerin A’dan Z’ye tüm finansal ihtiyaçlarının karşılandığı bir hizmet anlayışını içeriyor. Özel bankacılık yaklaşımının temelinde ise her müşterinin farklı beklentileri ve ihtiyaçları olduğu var. Bu nedenle yatırım tercihleri de en konservatif mevduat ürünlerinden, yüksek riskli enstrümanlara kadar geniş bir yelpazede değişiyor.  
 
Dış Portföy Genel Müdürü Yücel Aysoy, özel bankacılık müşterilerinin bankacılık hizmetlerinin yanı sıra, portföy yönetimi hizmeti almak istediklerini söylüyor. Bu nedenle yerli ve yabancı yatırım ürünlerini bir araya getirerek müşterilere sunduklarını söylüyor. Portföyleri de tamamen müşterinin yatırım anlayışına göre şekillendirdiklerini ifade ediyor. Yücel Aysoy, portföy yönetimi hizmeti dışında özel bankacılık müşterilerinin kredi, sigorta, leasing, emeklilik gibi ihtiyaçlarının da karşılanması için çalışma yaptıklarını söylüyor.  
Akbank Genel Müdür Yardımcısı Fikret Önder ise, müşterilerinin ürün ve hizmet tercihlerini şöyle anlatıyor:  
 
“Müşterilerimizin tercihlerine baktığımızda, Türkiye ve yabancı piyasalarda sabit getirili veya farklı menkul kıymet işlemleri, fon işlemlerinin ağırlıklı olduğunu görüyoruz. Ayrıca piyasa araştırma raporlarını onlar için değerlendiriyoruz. Bu raporlar özellikle müşterilerimizin kendi iş kolları için oldukça yararlı oluyor.”  
 
“İTALYAN ORTAĞIMIZDAN YARARLANIYORUZ”  
 
Didem Gordon / Koçbank Genel Müdür Baş Yardımcısı  
 
Know-How Alıyoruz  
 
Özel bankacılıkta amacımız, özel müşterilere, ihtiyaçları doğrultusunda tüm bankacılık ürünlerini kapsayan geniş ürün yelpazesi dışında, başta yatırım olmak üzere her türlü bankacılık ihtiyacını çözmek. Bu konuda İtalyan ortağımız UniCredit Bank’ın yurt dışındaki özel bankacılık deneyim ve know-how’ından da yararlanıyoruz.  
 
33 Şube 5 Özel Merkez  
 
2000 yılı sonunda özel bankacılık hizmeti vermeye başladık. Özel bankacılık yaklaşımımız, müşterilerin likidite yönetimi, yatırımlar, krediler gibi tüm finansal alanlarda ihtiyaçlarının karşılanması üzerine kuruludur. Halen 33 şubemiz ve 5 özel bankacılık merkezimizde bu hizmetimiz veriliyor.  
 
İhtiyaçlar Önemli  
 
Özel bankacılık, sadece konforlu mekanlarda “özel ilgi” ile hizmet vermekten ibaret değildir. Bu da önemli olmakla birlikte, özel bankacılık felsefesinde müşterinin bankacılık ve yatırım alanında kişisel finansal ihtiyaçlarına uygun tasarlanmış ürünler sunabilmek ve bunların yanında hayat tarzlarına hitap eden bankacılık hizmetleri dışında da hizmetler verebilmek yer almaktadır.  
 
Yatırımı Müşteri Belirler  
 
Likidite ve yatırım yönetimi ile ilgili hizmet ve ürünler, yurtiçi ve yurtdışı sermaye piyasalarıyla ilgili bilgilendirme ve hizmetler, yatırım ve portföy yönetimi kapsamında yeni ürünlerle ilgili hizmetleri özel bankacılık müşterilerimize sunuyoruz. Müşterilerimizin bu ürünler arasında yatırım tercihleri ise oldukça değişken.    
 
  “YATIRIM İÇİN DÜNYAYI İZLİYORUZ”  
 
Fikret Önder / Akbank Private Banking  
 
Akbank Private Banking’den Sorumlu genel Müdür Yardımcısı Fikret Önder, özel bankacılıkta herhangi bir banka şubesinde sunulan ürünlerin 4-5 katı hizmet verdiklerini söylüyor. Fikret Önder, sözlerini şöyle sürdürüyor:  
 
“Akbank Private Banking, Ak Yatırım, Ak Portföy, Akbank Hazine Grubu, Fon Yönetimi Grubu ve yurt dışında işbirliği yaptığı kurumların da desteğiyle müşterilerine yatırımlarını değerlendirebilecekleri genişlikte bir ürün yelpazesi sunuyor.  
 
Müşteriye özel yatırım stratejileri geliştirilirken, sadece Türkiye’deki değil tüm dünyadaki yatırım olanakları değerlendirmeye alınır, dünyanın her yerinden gelen piyasa verileri değerlendirilir, kurlar ve faiz oranları takip edilir. Bunun yanı sıra finansal analizleri global bir perspektifte, politika ve ekonomideki değişimleri göz önünde bulundurarak yaparlar ve müşteri portföylerini bütün bu veriler ışığında sürekli olarak optimize ederler.  
 
Bizim çok önemli iki hedefimiz bulunuyor. Bunlardan ilki, büyümek, ikincisi de dünyadaki çok büyük özel bankacılık organizasyonlarının ve hizmetlerinin hepsini sunabilmek. İkinci hedefimizi şimdiden gerçekleştirdiğimizi söyleyebilirim. Şu anda dünyada özel bankacılık alanında sunulan tüm hizmet ve ürünler kapsamımızda yer alıyor. Yatırım ürünleri dünyada hızla değişiyor. Biz tüm bu gelişmeleri mümkün olduğu kadar yakından takip ediyor ve yatırımcılara sunuyoruz.”  
 
  “KENDİ ALANIMIZDA LİDER BANKA OLACAĞIZ”  
 
Cüneyt Genç / Bank Europa İcra Kurulu Başkanı  
 
İddialı Hedeflerimiz Var  
 
2004 yılı için hedeflerimiz iddialı. Müşteri sayımızda önemli bir artış hedefliyoruz. Pazar payımızı kârlı bir şekilde büyütmek bu yılki öncelikli hedefimiz. Elbette yeni ürünler ile de bunu destekleyeceğiz. Yurt dışındaki BCP tecrübesinden de faydalanarak, belli alanlarda, piyasaya sunduğu ürünler ile öncü ve yenilikçi bir banka olmayı sürdüreceğiz.  
 
Hedef Kitlenin Ana Bankası  
 
Stratejik anlamda, “affluent banking” kulvarını yaratan banka olarak bir yandan kendi alanımızda daima lider banka olarak kalmak, öte yandan da önümüzdeki 10 yıl içinde hedef kitlemizin ana bankası haline gelmeyi hedefliyoruz.  
 
Hizmet Kalitesi Sürecek  
 
Hedeflediğimiz yüksek hizmet kalitesini sürdürebilmek amacıyla, Finansal hizmetler yöneticilerimizin portföylerinde bulundurabilecekleri müşteri sayısını sınırlı tutuldu. Bu sayede, kalite seviyemizi bozmadan müşterilerimize ilk günkü ile aynı kalitede hizmeti uzun süreler verebilmeyi planlıyoruz.  
 
Yatırım Analizi Yapılıyor  
 
Bizim müşterilerimiz, BankEuropa’nın özel olarak geliştirdiği bir yazılım olan Kişisel Yatırım Analizi programından faydalanıyorlar. Finansal Hizmetler Yöneticileri eşliğinde kısa bir görüşme sonucunda, yatırım araçları ile ilgili kapsamlı bilgileri edinerek kararlarında etkili olacak verilerle donanıyorlar. Böylece beklentilerine en uygun yatırım profilini oluşturma imkanını buluyorlar.  
 
Vergi Avantajına Bakılıyor  
 
BankEuropa olarak müşterilerimize sunduğumuz yaratıcı çözümlerle vadeli mevduat ürünlerinde minimum vergi ödeyerek olabilecek en esnek faiz ve anapara kullanımını sağlıyoruz. Bunun yanı sıra, farklı risk profilinde 7 adet yabancı yatırım fonunu da müşterilerimizin kullanımına sunuyoruz.  

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz