Kritik çıkış!

Bireysel emeklilik sisteminden tehlike sinyalleri geliyor...

4 EKİM, 20160
Paylaş Tweet Paylaş
Kritik çıkış!
NEDEN ÇIKIYORLAR?
Katılımcıların sistemden çıkmasının ana nedeni, sıkışan ekonomik ortamda kişilerin tasarruflarına ihtiyaç duyması oluyor. Uğur Erkan, katılımcıların toplu para ihtiyacının ve ödeme güçlüğünün yoğunlaştığı dönemlerde, emeklilik birikim tutarlarına yönelmenin arttığının altını çiziyor. Sistemden çıkışlarda, emeklilik şirketleri tarafından katılımcılara ayrılma nedeni soruluyor ve en sık karşılaşılan yanıt katılımcıların toplu para ihtiyacı oluyor. Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, ayrılışlarda yüzde 90’a yakın aynı cevabı, “Paraya ihtiyacım var” yanıtını aldıklarını aktarıyor. Ömer Mert ise sektöre yönelik bir gerçeğe şöyle dikkat çekiyor: “Çoğu zaman özellikle hedef ve pazar payı baskısıyla aslında ödemekte güçlük çekebilecek kişilere de maalesef BES satılıyor. Zaten çıkışlar da genelde düşük katkı paylı ödeyen ve birikimi düşük olanlar oluyor.” Willis Towers Watson Türkiye Risk ve Yazılım Danışmanlığı Direktörü Evrim Köksal Arkut, çıkışlardaki önemli sebeplerinden birini, yeni mevzuat gereği çıkış kesintilerindeki düşüşlere ve 2013 öncesi yazılmış sözleşmelerin devlet katkısının bir kısmını hak etmeye başlamasına bağlıyor. Ancak katılımcıların ancak yüzde 2-3’ü tarafından ifade edilse de sistemdeki fon getirilerinin beklentilerini karşılamaması da önemli bir neden olarak beliriyor. “Bu yılın başında birçok sosyo ekonomik faktör negatif olarak seyretti. Bu nedenle BES’ten çıkışların artmasını sadece sistemle ilişkilendirmemek gerektiğini düşünüyorum” diyen Fiba Emeklilik Genel Müdürü Ömer Mert, ayrıca yılbaşında kamu görevlilerin 2015 fon getirileri hakkında negatif söylemlerinin de çıkışları tetiklediğine inanıyor. “Özellikle ilk 3 ay içindeki çıkışların bu nedenle birçok faktöre bağlı olduğunu unutmamak gerekiyor. 2016’da fon getirilerinin ilk 5 ayda yüzde 6’ya geldiğini düşünürsek, bu yıl ciddi bir reel getiri sağlayacağız ve ortamında müsait olmasıyla yıl sonuna kadar çıkışlarda ciddi azalış olacağını öngörüyorum” diyor.
KÂR TEHLİKEDE Mİ?
Sistemde ilk günden beri emeklilik şirketleri, kâra geçme savaşı veriyor. Sektördeki 19 oyuncudan ancak 5’i, 2015 sonunda emeklilik işinden kâr yazabildi. Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Uğur Erkan, gönüllü katılıma dayalı BES’te yaşanan erken çıkışların, özellikle kesintilerin ciddi seviyede düşürüldüğü ve kâr marjlarının daraldığı bugünkü gibi dönemde şirketlerin kârlılığında negatif etkileri olabildiğini açıklıyor. “Henüz bir ölçeğe ulaşamayan şirketler açısından çıkış oranları, mevcut kâr marjları dahilinde sürdürülebilirliği olumsuz yönde etkileyebilir” diyor. Şirketlerin en önemli gelir kaleminin fona bağlı olan kesintiler olduğunu ve katılımcıların birikimi arttıkça yıllarla fona bağlı gelirlerin arttığını aktaran Evrim Köksal Arkut da çıkışlarının yaratabileceği olumsuz tabloyu şöyle aktarıyor: “Emeklilik şirketlerinin en büyük maliyeti, sözleşmesi, satışı ve kurulmasına yönelik. Gelir ve giderlerin zamanlamasında bu dengesizlik nedeniyle emeklilik şirketleri yüksek çıkışlardan kötü etkileniyor. Özellikle belli bir büyüklüğe ulaşmamış ve dağıtım kanallarından gerekli verimi alamayan şirketler için zorlayıcı seviyelerde olduğunu söyleyebiliriz.” Peki çıkışlardaki bu trend, ne zaman tehlike sınırına dayanır? Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, “Bir bireysel emeklilik sözleşmesinin maliyeti 650- 700 TL ve emeklilik şirketlerinde bu maliyetle ancak 6-7 yılda başa baş noktasına geliyor. Bu hesaba mevcut sistemden çıkış oranları da dahil. Ancak sistemde çıkış oranı, bugünkü yüzde 1’li seviyelerden yüzde 2-3’e çıkarsa kâra geçme süreleri ciddi şekilde sapar. Ayrıca emeklilik şirketlerinin değerleri de düşer” diyor. Ömer Mert de bugünkü sektör ortalamasının bir tehlike arz etmediğini düşünüyor. Hatta “Sistem halen her yıl net olarak 800-900 bin adet büyüyor ve katılımcıların ödedikleri katkı payı ortalaması artıyor. Bu nedenle halen tehlikeli bir dönemden bahsetmek için çok erken” yorumunda bulunuyor.
ÖNLEM ALIYORLAR
Bu tabloda emeklilik şirketleri, katılımcıları tutmak için farklı stratejiler uyguluyor. Örneğin Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, nakde ihtiyaç olunması durumuna karşı katılımcılara sisteme girerken her zaman birden çok emeklilik hesabı açmaları önerisinde bulunduklarını açıklıyor. Bu yıl aylık yüzde 1 oranına sahip olduklarını belirten Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Uğur Erkan, çıkışları engellemek için yaptıklarını şöyle aktarıyor: “Müşterilerimize devlet katkısından daha yüksek oranda faydalanmalarının, sistemde daha uzun süre kalmalarıyla sağlanacağı hususunda bilgilendirmede bulunuyoruz. Ayrıca müşterilerimize karşılaştıkları toplu para ihtiyacı durumlarında, sistemdeki birikimlerini erken kullanmaları yerine ihtiyaç kredileri gibi alternatifleri değerlendirmelerini tavsiye ediyoruz.” Sistemin yeni oyuncularından Fiba Emeklilik’te çıkış oranı doğal olarak düşük seyrediyor. Katılımcıları tutundurma konusuna şirketin genel müdürü Ömer Mert de farklı bir bakış açısıyla bakıyor: “Bunun başlangıç noktası ürünü doğru kişiye satmak. Ürünü doğru kişiye satmadığınız zaman o sözleşme mutlaka süresi değişmekle beraber emeklilik şirketine eninde sonunda çıkış talebiyle geliyor. Kredi borcuyla boğuşan, sağlık sorunu olan, farklı nakit ihtiyacı olan insanları çıkış talebiyle geldiklerinde devlet katkısı ya da fon getirisiyle ikna etmek mümkün değil. Biz her müşterimizi yılda minimum 2 kere arar, bilgilendirme yaparız. Buna ilave olarak piyasa şartlarını göre fon önerisinde bulunmaya yönelik özel bir çalışmamız var. ‘Ömür Boyu Varlık Dağılımı Endeksi’ ile müşterilerimizin yaşına ve risk algısına göre emekliliğe kalan süre zarfında hangi fon dağılımında olması gerektiği konusunda danışmanlık veriyor, öneride bulunuyoruz.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz




Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.