Yatırım 2023: Altyapı ve sağlık

Uludağ Ekonomi Zirvesi’nin ‘Yatırım 2023: Altyapı & Sağlık’ oturumunda 2023 hedefleri masaya yatırıldı.

29.03.2017 16:55:230
Paylaş Tweet Paylaş
Yatırım 2023: Altyapı ve sağlık
Capital ve Ekonomist dergileri tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi’nin ‘Yatırım 2023: Altyapı & Sağlık’ oturumunda ise moderatörlüğü Kibar Holding CEO’su Tamer Saka üstlendi. IC Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çeçen, Global Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kutman, NG Grup Başkanı Nafi Güral, Sağlık Yatırımları Daire Başkanı Mehmet Özer ve YDA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Arslan’ın konuşmacı olarak katıldığı panelde Türkiye’nin 2023 hedefleri konuşuldu.

NG Grup Başkanı Nafi Güral, bir olayı değerlendirirken artılarını ve eksilerini değerlendirerek karar verdiğini söyledi. Öncelikle nasıl bir ülke olduğumuza bakmamız gerektiğini belirten Güral, “Türkiye’de nüfus her yıl yüzde 1,3 büyüyor. Bu da her yıl 1 milyon nüfus artışı demektir. Her yıl Finlandiya, Danimarka kadar nüfusumuz artıyor. Şu an Almanya’dan sonra Avrupa’daki ikinci ülkeyiz. Nüfusa bakınca var olan potansiyeli geliştirecek bir alt yapı görüyoruz” dedi.

Avrupa’ya bakıldığında ekonomilerini geliştirmek için Türkiye’den işçi aldıklarını ifade eden Güral, insan alt yapımızın mükemmel olduğunu ve bu potansiyelin ortaya çıkartılması gerektiğini kaydetti. Termal turizm üzerine faaliyet gösterdiklerini belirten Güral, “Termal suyun faydalarını gördüğünüzde aklınıza dahi gelmeyen şeylerin termal suda olduğunu görürsünüz. Ciltte, iltihaplı olmayan eklem ağrılarında ve karaciğer böbrek problemlerinde çok etkisi var” dedi.

Termal ile hamam kültürünün karıştırıldığını aktaran Güral, “Bize Almanya’dan davet geldi. Sizin termal imkanlarınız kullanılmıyor. Bunun hayata geçirilmesi için beraber çalışalım. Bir takım beklentilerini açıkladılar. Onların beklentileriyle bir takım olaylar başladı. Sonra Gezi olayları başladı. Yatırımlar askıya alındı. Avrupa’daki sorunlar aşılırsa oradan turist çekme potansiyelimiz yüksek. Avrupa ülkelerinden gelecek turistlere yönelik planlamalar yapılması lazım. Yatırımcılara termal konusunda yatırımı tavsiye ediyorum. 5 yıldızlı otel yapmalarını tavsiye ediyorum” diyerek sözlerine son verdi.

Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Mehmet Özer ise kamu özel sektörü işbirliği içinde ilk ihaleyi 2009’da gerçekleştirdiklerini söyledi. Bugüne kadar 21 sözleşme yapıldığını bildiren Özer, “Toplam 31 projemizden 21’inin ihalesi verildi. Bunlardan üç proje hayata geçirildi. Üç projede toplam 2 bin 500 yatakla hizmet veriliyor” dedi.
Türkiye’de ciddi yatak ihtiyacı olduğunu kaydeden Özer, “Türkiye’de 10 bin kişiye 26 yatak düşüyor. OECD ülkelerinde ise 10 bin kişiye 50 yatak, Almanya’da 80 yatak düşüyor. Şu anki hedefimiz bu rakamı 31 yatağa çıkarmak” diye konuştu.

Nüfus artışı ve binaların eskimesinin yeni yatırımları beraberinde getirdiğini ifade eden Özer, aynı zamanda yatak sayısı artarken tıbbi çalışanların sayısının da artması gerektiğini dile getirdi. Özer, ileriye yönelik sağlık tesisleri ve sağlıklı yaşam merkezleri yapmayı planladıklarını, bunu da kamu özel modeliyle yapmayı düşündüklerini aktardı.

YDA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Arslan, sağlık sektöründe kamu özel işbirliğinin iyi anlaşılması gerektiğini söyledi. İlk hastane ihalesini 7 yıl önce aldıklarını belirten Arslan, “Şu an devletin 60 bin yataklık hastane projesi var. Bunun 30 bin yatağı şu an yapılmaya çalışıyor. Toplam 20 milyar dolar tutacak bu projeyi devlet normalde 20 yılda yapabilirken özel sektörle 3-4 yılda yapıyor. Parasını da 20-25 yılda ödüyor” dedi.
Bugün dünyada en ucuz hastane maliyetinin Türkiye’de olduğunu ifade eden Arslan, “YDA olarak 5 bin yataklık ihale aldık. Bu hastane yatırımları 2 milyar doların üzerinde. Planlanan süreden ortalama 2 yıl önce hizmete açacağız” ifadelerini kullandı.
IC Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çeçen ise iki tane hastane projeleri olduğunu ve özel sektör olarak sağlık sektöründe deneyim kazandıklarını söyledi.

Sağlık sektöründe en büyük sorunun doktor eksikliği olduğunu belirten Çeçen, devlet büyükleri bu durumun farkında olduğunu dile getirdi. İnşaat sektöründe yaptıkları projelerin mega projeler olduğunu ve işletme, finans açısından dünyaya örnek olduğunu bildiren Çeçen, “Birinci köprüde dört yabancı grup ihaleye girdi, Almanlar kazandı. İkinci köprüde de 4 yabancı grup ihaleye girdi, Japonlar kazandı. Üçüncü köprüyü ise Türk müteahhitler olarak biz yaptık. Bizim yaptığımız köprü asma değil hibrit köprüdür. Hem asma hem de germe olarak dünyadaki türünün tek örneğidir. 200 mühendisimizle çalıştık köprüyü yapmak için” dedi.

Çanakkale’deki köprü için ihaleye gidilirken Japon hükümetinin, Kore hükümetinin, Çin hükümetinin fonlarını müteahhitlerine uygun finansmanla yönlendirdiğini vurgulayan Çeçen, “Bizim öyle bir durumumuz yok. Biz yurtdışına gitsek aynı destekler bize maalesef sunulmuyor. Ortadoğu’da Rusya’da böyle imkan buluyorduk, ama başka ülkelere açılamıyoruz. Türk müteahhitlerimizi dünyaya pazarlamalıyız” diyerek sözlerine son verdi.
Global Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kutman ise Türkiye’de altyapı yatırımlarının uzun yıllardır yapılmadığını belirterek, bu yüzden ülkenin yatırım potansiyelinin arttığını ve pek çok alt yapı projesinin art arda yapıldığını söyledi. “Türkiye olarak çok geriden geldiğimiz için alt yapı yatırımları yapılmalı, ancak aşırıya kaçılmamalı” diyen Kutman, “İhtiyaç olduğu düzeyde yatırımların yapılması gerekir. Yapılan bazı projeler ileride insanlar tarafından kullanılmayarak atıl kalabilir” dedi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz