Tekstilde ‘yeşil aydınlanma’ başladı

Tekstil dünyanın en büyük ikinci kirleticisi. Çabasan Tekstil'le sürdürülebilir üretim yaptıklarını söyleyen Şahin Balcıoğlu, “AB'de zorunlu tekstil atığı ayrıştırmasına yıllar önce başladık” diyor

9.06.2021 15:28:000
Paylaş Tweet Paylaş
Tekstilde ‘yeşil aydınlanma’ başladı

Tekstil, petrol sektörünün ardından dünyanın en büyük ikinci kirleticisi. Çabasan Tekstil ile Türkiye’de sürdürülebilir üretime liderlik yaptıklarını söyleyen Şahin Balcıoğlu, “2025’ten itibaren AB ülkelerinde zorunlu olacak tekstil atığının ayrıştırılmasına yönelik çalışmalara, ülkemizde yıllar önce başladık” diyor.

Yeşil mutabakat çerçevesinde Avrupa ile ticaret yapma şartları yeniden şekillenecek. Yüksek karbon emisyonuna neden olan tekstil ise karbona yönelik düzenlemelerden en çok etkilenecek sektörlerden biri olarak tüm gözleri üzerine çevirdi. Çünkü tekstil petrol sektörünün ardından dünyanın en büyük ikinci kirleticisi. Toplam küresel emisyonların yüzde 7’si tekstil sektöründen kaynaklanıyor. Sadece bir t-shirt ve kot pantolon üretimi için yaklaşık 20 bin litre su tüketiliyor. Bununla birlikte doğa dostu teknolojileri kullanmaya en hazır sektör de döngüsel ekonomiye en uygun sektör olan tekstil sektörü.

Çabasan Tekstil ile Türkiye’de sürdürülebilir üretime liderlik yapan BLC Group, üretirken doğayı temizlemeyi başardı. BLC Group Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Balcıoğlu, “2025 yılı itibarıyla AB ülkelerinde zorunlu olacak tekstil atığının ayrıştırılmasına yönelik çalışmalara ülkemizde yıllardır liderlik ediyoruz. Üretirken doğayı temizliyoruz” diyor.

HER YIL MİLYONLARCA TON GİYSİ ÇÖPE ATILIYOR

İhracatının yüzde 40’ının geri dönüştürülmüş ve organik üretimden oluştuğunu ifade eden Balcıoğlu, “Hızlı moda kavramı giysilerin yaşam süresini neredeyse aylarla ifade edilecek düzeye indirdi. Her yıl çöpe atılan kullanılmış giysilerin oranı milyonlarca ton olarak ifade ediliyor. Sürdürülebilirlik; çevresel, ekonomik ve sosyal açıların kesiştiği noktalarda ortaya çıkıyor. Tedarik zincirinde şeffaflık, çevreye zarar vermeyen hammadde, çevreci tasarımlar, izlenebilirlik ve sosyal uygunluk prosedürleri tekstilde sürdürülebilir bir gelecek yolculuğunun temel yapı taşlarını oluşturuyor” diyor.

ÜRETİMDE YEŞİL AYDINLANMA BAŞLADI

Türkiye’deki diğer tekstil üreticilerinde sürdürülebilir üretimde büyük bir aydınlanma ve bilinç düzeyinin oluşmaya başladığına dikkat çeken Balcıoğlu, aynı zamanda “Ancak birlikte başarabiliriz. Değişim yaratmak için birlikte hareket etmek gerekiyor. Sadece Çabasan ve BLC Group’un çabaları yetmez. Sürdürülebilir üretim deneyimimizi Türk tekstilcilerle paylaşmaya hazırız. Geç kalmadan dünyamızı kurtarabiliriz” diyor.

Tekstil sektörünün sürdürülebilir geleceği için sektör temsilcilerinin buluştuğu pek çok ortak noktanın varlığına dikkat çeken Balcıoğlu, “Kaynak seçimi, üretim süreçlerinin şeffaflığı ve izlenebilirliği bunların başında geliyor. Şeffaflık ve izlenebilirlik sadece tekstil sektörünün değil, diğer tüm sektörlerin sürdürülebilirliği açısından da vazgeçilmez öneme sahip çünkü pandemiyle birlikte hepimiz değiştik. Hem üreticiler hem tüketiciler olarak artık gezegenimizin geleceğini daha çok düşünüyoruz” diyor.

“20 YILDIR VİCDANLI ÜRETİM YAPIYORUZ”

BLC Group, çevre dostu ve yenilikçi teknolojilerle organik ve geri dönüştürülmüş üretim yaparken sektörün sürdürülebilir tekstil üretimi konusunda bilinçlenmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Sürdürülebilir üretime 2000’li yılların başında başladıklarını söyleyen Balcıoğlu, “Regülasyonlar olmadan da yaşadığımız çevreyi korumanın görevimiz olduğuna inanıyoruz. 2000’lerin başında baca filtresi ve atık su biyolojik arıtma tesisi yasal bir zorunluluk değilken biz kendi isteğimizle ve ekstra maliyetlere katlanarak vicdani sorumluluğumuzla bu yatırımları başlattık. Uzun zamandır Avrupa odaklı çalışmamız sürdürülebilir üretim konusundaki algılarımızı hep açık tuttu. Üretimden kaynaklı atıkların yönetimi, enerji verimliliği, otomasyonlu sistemlerle süreç iyileştirmeleri yıllardır ajandamızın en önemli maddeleri. Bu sürece ilk başladığımız zamana göre karbon ayak izimizi yüzde 70’ten fazla azalttık. Sürekli iyileştirme ve gelişme mantığıyla ve vicdanlı üretim yaparak bundan 20 yıl sonra da bugüne göre yüzde 70 iyileştik diyeceğiz” diye anlatıyor.

Geri dönüşüm ve döngüsel ekonomiye dair Gaziantep Üniversitesi Teknokent ile bir anlaşma imzaladıklarını söyleyen Balcıoğlu, “Bundan sonraki süreçte çalışmalarımızı daha da ileri seviyelere taşıyacağız. Geri dönüşüm alanındaki çalışma ve yatırımlarımızı katlayarak artıracağız.  Bu uygumalar tüm işletmelerimizde hakim olacak” dedi.

MODA DEVLERİNİN TERCİHİ 

BLC Group, çevreci ve geri dönüştürülmüş malzemelerden üretme prensibiyle dünya modasına yön veren markalar tarafından uzun zamandır sipariş alıyor. Balcıoğlu, geri dönüştürülmüş elyaflardan ve atıklardan hazırladıkları koleksiyonlarının dünyaca ünlü markalar tarafından büyük ilgi gördüğünü söylüyor. National Geographic moda markası ile geri dönüştürülmüş malzemelerden yaptıkları ürün gamı üzerine görüşmelerinin sürdüğünü aktaran Balcıoğlu, “Türkiye’de yeşil yaprak sertifikasına sahip iki şirketten biriyiz. Geri dönüşüm koleksiyonumuz dünyaca ünlü bir marka tarafından çok beğenildi ve kendileriyle yakın temastayız. Karbon ayak izini silen ciddi proseslere sahibiz. Döngüsel ekonomiye katkı sağlamayı ilke edindik” diyor.

BLC GROUP DOĞAYI NASIL TEMİZLİYOR?

      Atık suyun %75’ini geri dönüştürüyor.

      Enerji ihtiyacının %60’ını yenilenebilir kaynaklardan sağlıyor.

      Geri dönüştürülmüş ve sürdürülebilir elyaflardan ürün üretimi yapıyor.

      Organik üretimin portföyündeki payı her geçen gün artıyor.

      Pet şişeden, deniz yosunundan, okyanuslarda kalan balık ağlarından, atık kumaşlardan yeniden üretim yapıyor.

      Baca ısı geri kazanımı sağlıyor.

      %40 daha az kimyasal kullanımı sağlayan üretim sistemleri kullanıyor.



 


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz