Değişime gelenler ne yaptı?

Son yıllarda şirketine "büyük dönüşüm" yaşatan lider sayısında hızlı bir artış yaşanıyor.

1.10.2011 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Değişime gelenler ne yaptı?


"HAYAT ÖPÜCÜĞÜ" TALEBİ ARTIYOR!
Conant ve Johansson iş dünyasında cesur ve kararlı tutumlarıyla efsaneleşen iki örnek. İş dünyasında şirketler, her dönem radikal dönüşümlere ihtiyaç duyuyor. Bugün de işteki değişim durmaksızın devam ediyor. Krizler, birleşme ve satın almalar, yeniden yapılanmalar sürerken, değişimleri gerçekleştirebilecek liderlere ihtiyaç da artıyor. Yönetim uzmanları da özellikle değişim liderlerine olan talebin arttığını doğruluyor. Egon Zehnder International Yönetici Ortağı Murat Yeşildere,"Zorda giden şirketlere 'hayat öpücüğü' verebilecek, organizasyonu yeniden yapılandıracak, dinamizmi artıracak liderler daha çok talep görüyor" diyor. Management Center Türkiye Genel Müdürü Tanyer Sönmezer de Yeşildere'ye katılıyor. "Bu artık biraz da bir gereklilik halini aldı. Zira dönüşümü gerçekleştirmeyen şirketlerin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığına tanık oluyoruz" diye konuşuyor. Türk iş dünyasına baktığımızda son birkaç yılda şirketlerin, dönüşüm gerçekleştirecek lider arayışlarını hızlandırdıkları dikkatlerden kaçmıyor. Yataş'ın yeniden yapılanmak için dönüşüm lideri olarak ön plana çıkan Serdar Kitapçı ile anlaşması, Yıldız Holding'in yenilikçilikte beklediği atılımı gerçekleştirmesi için
dünyanın 25 inovasyon lideri arasında yer alan Bilal Kaafarani'yi transfer etmesi, PO'nun Şişecam'da bir başarı hikayesi yazan Gülsüm Azeri'yle yola devam etme kararı almasının arkasında da yine bu arayış yatıyor. Bu isimler henüz değişim için düğmeye basmışken, değişimi hayata geçiren ve oldukça başarılı sonuçlar alan birçok iş insanı da var. İşte Capital Türk iş dünyasında son 5 yılda yarattığı değişimle ön plana çıkan liderleri, onların hangi alanda ne tür bir değişime imza attıklarını ortaya koydu.

KATILIMCI VE AGRESİF REKABET
Serpil Timuray, 2009 yılı başında Vodafone Türkiye'de CEO'luk koltuğuna oturduğunda tüm dünya global krizin etkilerini ağır bir şekilde hissediyordu. Şirket de Türkiye pazarında beklediğini henüz bulamamıştı ve hatta Timuray'ın ifadesiyle neredeyse dibi görmüştü. Timuray, göreve gelir gelmez "U dönüşü" olarak adlandırılacak büyük dönüşüm için düğmeye bastı. Bu dönüşüm doğrultusunda, organizasyonel anlamda fonksiyonlara dayalı bir yönetim yapısına geçti. 33 kişilik bir ekiple katılımcı yönetimi benimsedi, şirketin gelecek stratejilerini belirledi. Hedef onun sözleriyle, "İstikrarlı, kalıcı bir büyüme programını yaratmak suretiyle Türkiye'de en çok
pazar payı büyümesi kazanan takım olmaktı." Markayı, özellikle yüksek gelirli Türk tüketicisine tanıtmak için çalışma kararı aldı. Erişilebilirliğe odaklandı. Satış noktalarında mağaza içi yeni bir konsept yaratarak görünürlüğünün kalitesini artırdı. Ücretlendirme ve tarifeleri yeniden gözden geçirdi. Daha rekabetçi tarifeler ve paketler hazırladı. Tüm bu süreçte Vodafone Timuray'ın liderliğinde muazzam bir başarı yakaladı. 2008 yılı cirosu 2,7 milyar TL iken şirketin 20102011 mali yılı cirosu, 3,7 milyar TL olarak gerçekleşti. Vodafone Türkiye, rekabetin en yoğun yaşandığı mobil iletişim pazarındaki gelir payını son 2 yılda 8,5 puan artırarak yüzde 27,1 seviyesine yükseltti.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz