Güç katan projeler

Türkiye’nin en güçlü kadınlarının, daha fazla haz aldıkları ve kendilerini içinde görmekten mutlu oldukları projeler farklı.

1.05.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Güç katan projeler


“2007 yılında şirketin genel müdürü olduğum dönemde “ESAS” adını verdiğimiz operasyonel bir yazılım programına geçtik. Bu program tek elden tüm altyapıyı yönetebilecek ve sistemler arası geçiş yapabilecek büyüklükte ve günlük hayatımızı kolaylaştıracak bir yazılımdı. Ancak geçiş süreci planladığımız gibi kolay olmadı. Sistem nerdeyse bir hafta çalışmadı. Beklediğimiz performansı alamamaktan öte iş yapamaz hale geldik ve 10 bin çalışanımız, 800 iş birimimizle çok zor günler geçirdik. O zaman ‘Tamam mı, devam mı’ diye bir karar vermem bekleniyordu. Tüm çalışanlarımızla ve yöneticilerimizle konuştum, onları dinledim ve ardından yeni sisteme geçme kararını verdim. O bir hafta boyunca geçirdiğimiz zor günlere rağmen geri adım atmadım. Sonrasında herkes büyük bir inançla çalıştı, müşteri ve çalışan güveni eskisinden daha iyi
noktalara ulaştı. Ben de bilgi işlem ekibimizle birlikte uykusuz çok gece geçirdim. Sonunda, biz o yıl birçok zorluğa rağmen inancımız sayesinde yüzde 7 büyümeyi başardık.”

TİCARET KORİDORU KURDU
Dünyanın en önemli bankalarından Citibank’ın Türkiye operasyonlarının başında bulunan Serra Akçaoğlu’nun kariyerinde birçok önemli proje bulunuyor. 2012’de Citibank Türkiye’nin aktif büyüklüğünü 7,4 milyar TL’ye çıkaran Akçaoğlu için hayatında kendisini en çok etkileyen proje ise ticaret koridorları projesi olmuş. Türkiye’nin en güçlü 30 kadını arasında yer alan Akçaoğlu, projeyi ve hikayesini şöyle anlatıyor:

“Kariyer hayatım boyunca içinde olmaktan mutlu olduğum pek çok proje var. Bunlar arasında ticaret koridorları projesi, gerek Citi’nin global erişimini müşterilerimize sunma, gerekse Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgesi ticari ürünler bölge başkanlığı görevim sırasında edindiğim deneyimleri ülkemize aktarabilmek anlamında benim için öne çıkan bir proje. Bu proje sayesinde, Citibank olarak global erişimimizle dünyadaki gelişmeleri yakından izleme şansına sahibiz. Dünyada 2008 yılından bu yana yaşanan gelişmelerle birlikte, sermayenin ve ticaretin ekseninin Batı’dan Doğu’ya kaydığını gözlemliyoruz. Bu global gelişmeler ertesinde, yepyeni bir dünya ve finans düzeni ortaya çıkıyor.”

GÜLER SABANCI/ SABANCI HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI
"BAŞARIMI FARK YARATAN EKİBİME BORÇLUYUM'40 YILLIK KARİYER

40 yıla yaklaşan kariyerim boyunca, güçlü yerine başarılı olarak tanımlanmayı her zaman tercih etmişimdir. Başarılı olmanın güçlü olmaktan daha değerli bir şey olduğunu düşünüyorum.
İYİ EKİP
Başarı bir ölçüde gücü de beraberinde getirebilir ancak güç her zaman başarı demek değildir. Ben, başarılı bir iş kadını olduğuma inanıyorum. Ancak başarıya da tek başıma ulaşmadım. Başarı için sizinle aynı heyecanı duyacak, çalışacak ve sizi destekleyecek bir ekibe ihtiyacınız var.
EN BÜYÜK ŞANSI
İş hayatımda her zaman çok başarılı, fark yaratan ekiplerle oldum. Kendimi her zaman bu konuda şanslı buldum. Çok iyi ekiplerle çalıştım, çok verimli takım çalışmalarında bulundum.
FARK YARATMAK
Başarının kalıcı olması için fark yaratmanın şart olduğuna inanıyorum. Başarılı olmak, fark yaratmak insanı mutlu eder, kişinin yaşama şevkini artırır ve mutluluk verir. Başarının sürdürülebilir olması için paylaşılması gereklidir. Ben de başarının getirdiği mutluluğu arkadaşlarımla paylaşmayı severim.
ÇEŞİTLİLİK LAZIM
Başarının kalıcılığı için şart olan bir başka kavram da çeşitliliktir. Artık tam anlamıyla globalleşen dünya, çeşitlilik üzerine kurulu. Çeşitliliği iyi yöneten şirketler her zaman başarılı olur. Bu farklı kültürlerden gelen ortaklar arasındaki çeşitlilik de olabilir, iş yerinde tam anlamıyla sağlanacak kadın-erkek eşitliği de.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz