Kar haritası nasıl değişti?

Sektör bağımsız tüm şirketlerin hedefi aynı: Kâr etmek. Ama bunu sağlamanın eskiye göre çok daha zor olduğunu rakamlar da açıkça gösteriyor. Capital’in kârlılık araştırması, 20 sektörden 11’inde özellikle net kârlılıkların 2008’e göre önemli oranda azaldığını ortaya koyuyor. Üstelik birçok sektör, dünya ortalamalarının da gerisine düşmüş durumda. Uzmanlara göre bu trend gelecekte de sürecek. Hatta beyaz eşyadan giyime, gıdadan perakendeye kadar kâr etmek daha da zorlaşacak. Çare ise inovasyon, verimlilik ve farklılaşma da… Ancak kârlılıktaki bu düşüş eğilimine rağmen marjlarını koruyabilen, hatta artıran sektörler de var…

23.06.2015 12:33:340
Paylaş Tweet Paylaş
Kar haritası nasıl değişti?

KÂRLILIK NEDEN DÜŞÜYOR? Peki kârlılıklardaki bu çarpıcı değişimin ardında nasıl dinamikler var? Bu sorunun sektörlere göre değişen birçok farklı yanıtı olsa da ortak faktörler de var. Rekabet, makro ekonomik gelişmeler, yükselen kurlar ve artan maliyetler gibi… Dumankaya İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dumankaya, özellikle rekabet ve artan oyuncu sayısına dikkat çekiyor: “Gayrimenkul sektörü son 10 yılda güçlü bir yapıya ulaştı. Rekabetin arttığı bir dönemdeyiz. Ortaya konulan maliyetli projeler, kârlılık elde etmeyi veya var olan kârlılığı korumayı zorlaştırabiliyor.” Plastik sektörü ise küresel rüzgarlardan etkileniyor. “Dünyaya entegre olmuş bir sektörüz” diyen Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, son 3 yıldır yüzde 4,5-5 bandında ilerleyen kârlılıklarla ilgili şunları söylüyor: “Yüzde 85 ithalata bağımlı bir sektörüz. Hammadde fiyatları, petrol fiyatları, kur ve enflasyon değerleri, maliyetlerimizde ve kârlılığımız üzerinde çok etkili. 2008’de yüzde 7 olan kârlılık, 2014’e kadar yıllar içinde düşüş eğilimi gösteriyor.” Perakendedeki trend de brüt kârlardaki yükselişe rağmen net kârlılıkta düşüş şeklinde. Önde gelen bir sektör uzmanının bu konuya dair yorumu şöyle: “Son 7-8 yılda gıda perakendeciliğinde brüt kâr marjları artma trendinde olmakla birlikte, FAVÖK’ler geri gidiyor. Bunun nedeni kira ve işçilik ücretlerinin artması. Dolayısıyla müşteriden alınan ilave kârlar, maliyet artışlarına gidiyor gibi görünüyor.” 
KÜÇÜKLERİN İŞİ DAHA ZOR Kârlılık konusuna ölçek bazında bakıldığında, farklı bir resim daha ortaya çıkıyor. O da küçüklerle büyükler arasında makasın giderek açılması. Örneğin ev tekstilinde büyük oyuncuların küçük oyunculara göre marjları daha yüksek görülüyor. Özdilek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Özdilek, “Kâr marjları düştükçe önümüzdeki dönemde küçük oyuncular için daha sancılı bir döneme girilebilir” uyarısında bulunuyor. Çelik sektöründe de benzer bir durum var. Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Veysel Yayan, “Ölçek ekonomisi söz konusu. Bu çerçevede, büyük hacimli üreticilerin kâr marjlarının küçüklere kıyasla daha yüksek olduğunu söylemek mümkün” diye konuşuyor. Tekstil ve hazır giyimin önemli oyuncularından Sun Grup’un yönetim kurulu başkanı Sabri Ünlütürk de makasın giderek açıldığını düşünenlerden. Ünlütürk’ün değerlendirmeleri şöyle: “Müşteriler, risk almak istemedikleri için siparişleri 10 orta ölçekli firmaya dağıtmak yerine büyük ölçekli bir firmayla çalışmayı uygun buluyor. Çünkü orta ölçekli şirketlerin pazarlama, ürün geliştirme veya numune yatırımları büyükler kadar sürdürülebilir olamıyor.” Papağan Kuruyemiş Yönetim Kurulu Başkanı Kani Emekç, “Aslında yaşadıklarımız küçük-büyük tüm sektörü etkiliyor. Kârlar minimize olmuş durumda. Ancak küçükler açısından daha can alıcı bir risk. Sektördeki bu yükü tüm tarafların dengeli paylaşması gerekiyor” diyor. 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz