"Sektörün CEO okulu"

Özel bankaların genel müdür ve yardımcısı pozisyonlarına getirilen danışmanlık kökenli yöneticilerin sayısı giderek artıyor.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Sektörün CEO okulu
Hakan Binbaşgil, Temel Güzeloğlu, Pınar Abay ve Çim Güzelaydınlı... Bu genel müdürlerinin ortak bir noktası var: Hepsi kariyerine danışmanlık şirketinde başladı ardından bankacılığa geçti. Bugün bankalarda McKinsey, Ernst&Young gibi danışmanlık şirketlerinde yetişen, sayıları 20’yi geçen üst düzey yönetici var. Genellikle finans, mali işler ve bireysel bankacılıkta görev alıyorlar. Uzmanlara göre bankacılıktaki yenilikçi bakış açısı arayışı, bu trendi destekliyor. Onlara göre bankaların danışmanlık şirketlerinden yetenek alma alışkanlığı gelecekte de sürecek. Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, Finansbank Genel Müdürü Temel Güzeloğlu ve ING Bank Türkiye Genel Müdürü Pınar Abay’ın ortak bir noktası var. Üç rakip de kariyerlerine danışmanlık şirketinde başlayıp sonra bankacılığa geçiş yaptı. Son yıllarda özel bankaların genel müdür ve yardımcısı pozisyonlarına getirilen danışmanlık kökenli yöneticilerin sayısı giderek artıyor. Öyle ki genel müdür yardımcısı düzeyinde Yapı Kredi Bankası’nda 5 ve Akbank ve Finansbank bünyesinde ise 4 isim görev alıyor. Garanti, HSBC ve Tekstilbank da danışman transfer etmeyi seven bankalardan... Yönetim danışmanları, bu trendin son 10 yılda giderek tırmandığı görüşünde. Danışmanlık tarafından gelen yöneticiler, ağırlıkla McKinsey’den yetişmiş. Aynı şekilde bankacılık sektöründe Ernst&Young ve iflas eden Arthur Andersen’dan yetişmiş isimler de var. Unida Danışmanlık Kurucu Ortağı Saide Kuzeyli’ye göre bu trendin arkasında yeni bir lider tipi arama isteği bulunuyor. Kuzeyli, “Bankalar eskiden ağırlıklı teftiş kurulları ve MT kanalıyla ya da transferlerle yaptıkları yetenek hazırlama ve lider yetiştirme politikalarını 2000’den başlayarak çeşitlendirdi. Yeni bir lider tipine yönelme zorunluluğu duydular” diyor.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.
FARKLI BAKIŞ AÇISI
Danışmanlık kökenli olmak, bankacılıkta yeni kan anlamına geliyor. Akbank İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Bade Sipahioğlu Işık, “Danışmanlık kökenli olmak, farklı bakabilmek ve proje yönetimi özelliğini geliştirmiş olmak demek. Değişik sektörlerde bambaşka dinamiklerde çalışmış olmanın getirdiği doğal bir sonuç bu” diyor. Finansbank İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Hakan Alp da Işık ile aynı fikri paylaşıyor: “İşletme körlüğü olarak tabir edilen alışkanlıkları taşımadıkları ve danışmanlıkları sırasında farklı sektörlerde farklı projelerde çalıştıkları için bankamıza araştırıcı ve yenilikçi bakış açıları kazandırıyorlar.” Egon Zehnder International Kurucu Ortağı ve Yönetim Danışmanı Murat Yeşildere de danışman kökenlilerin bankalara, özellikle küresel iyi uygulamaların yaygınlaştırılması ve stratejik düşünme konusunda katkı sağladıklarını düşünüyor. Yeşildere, “Sektörün dışından gelen yöneticilerin radikal değişim projelerini uygulama ve tamamlama kararlılığı, içeriden gelen ve zaman zaman duygusal bağları olan yöneticilere göre daha fazla oluyor” diyor. MY Executive Kurucu Ortak Müge Yalçın ise “Danışmanlık sektörü çok titiz bir seçim yapıyor, en iyileri işe alıyor. Kariyerleri sırasında rekabetçi bir ortamda çalıştırarak, pek çok eğitimle destekleyerek geliştiriyor. Bu da iş hayatında avantaj sağlıyor” diye konuşuyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz