Tehlike sinyalleri

İşte 13 kritik sektörün tehlike senaryoları...

1.05.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Tehlike sinyalleri

AR-GE ŞART
Bu yüzden üretimde sahip olduğumuz rekabet avantajını en hızlı şekilde, yüksek katma değerli üretim alanlarına ve AR-GE'ye yönlendirmemiz şart, Aksi takdirde yeni yatırımları ülkemize çekmekte zorlanırız, 2023 yılında Türkiye'nin toplam üretiminin 4 milyona, ihracatının ise 3 milyon adede ulaşması hedefleniyor. Sektörümüzün bu hedeflere ulaşması için yeni yatırımları ülkemize çekmemiz gerekiyor.

“BANKA OPERASYONLARI ORTADAN KALKABİLİR”
AYKUT DEMIRAY / AKBANK YÖNETİM KURULU ÜYESİ
TEKNOLOJİ ETKİSİ

Teknolojik gelişme, önümüzdeki 10-30 yıl içinde bugün için öngörülemeyecek bir ivme kazanacak. Mobil bankacılık, özellikle perakende bankacılık yapısını tamamen değiştirebilir. Nakit, kredi kartı ve benzeri ödeme araçlarına ihtiyaç kalmaz ve örneğin dünyanın herhangi bir yerinde bulunan bir teknolojik yapı üzerinden tüm bankacılık işlemleri gelişmiş mobil cihazlarla güvenli, hızlı ve düşük bir maliyetle gerçekleştirilebilir.
ÖNLEMEK MÜMKÜN DEĞİL
Regülasyonların da bu yönde gelişeceği düşünülebilir. Başka bir ifadeyle bu gelişmeyi, ulusal regülasyonlarla önlemek mümkün olmayabilir. Bu doğal olarak mevcut yapıya önemli bir tehdit oluşturur, klasik şube bankacılığına ihtiyaç kalmaz, banka operasyonları ortadan kalkar. Bugün bankaların mukayeseli üstünlük olarak ileri sürdükleri güvenilirlik, büyüklük, hizmet kalitesi, yenilikçilik gibi kavramlar anlamsızlaşabilir.
GLOBAL DÜZEYDE OYUN
Burada tehlike bu gelişmenin görülememesi veya bir şekilde ayak uydurulamaması, Bu tehdidi aşmak için bankaların teknolojiye ve AR-GE yatırımlarına bugünküne nazaran çok daha farklı bir gözle bakması ve yatırımlarını bu yönde geliştirmesi gerekir, Ayrıca Türk bankacılık sektörünün büyümesi gerekiyor. Unutmayalım ki gelecekte ülkelere özgü regülasyonların önemi kalmayacak, bankacılık oyunu gerçek anlamda global bir düzeyde oynanacak, Bu tehditle başa çıkmanın tek yolu büyüme ve teknolojik gelişmeyi yakalamak.

“ALÜMİNYUMDA ÇİN ETKİSİ KRİTİK”
REMZİ ÖRNEK / ASSAN ALÜMİNYUM GENEL MÜDÜRÜ
HÜKÜMET TEŞVİKLERİ

Bizim sektörümüzde Çin'de yapılan yatırımlar, yakın tehdit olarak ortaya çıkıyor. Zira bu yapılan yatırımların Çin'de öngörülen tüketim artışının çok üstünde bir miktara ulaşacağı görünüyor. Bu tehdit, son 4 yıldır ortaya çıkmaya başladı ve 2017 yılına kadar önemli bir konu haline gelecek. Tehdidin ortaya çıkması Çin'deki üreticilerin düşük maliyetli üretim yapmasından kaynaklanmıyor.
TOPLAM VERİM ARTMALI
En önemli tehdit unsuru, Çin Hükümeti'nin sektöre uygulamış olduğu teşvikler sayesinde hammadde maliyetinin çok düşürülmesi ve ihracata uygulanan aşırı yüksek vergi iade oranları. Türkiye'de sektörümüzün bu tehlikeden en az zararı görmesi için serbest ticaret anlaşmalarının varlık sebebi, bölgesel olarak ortaya çıkan mukayeseli avantaj gücünden global olarak faydalanılması ve toplam dünya veriminin artması gerekiyor. Böylece her bölge doğal olarak var olan avantajları veya geliştirdiği teknoloji sayesinde iyi olduğu konularda uzmanlaşarak rekabet gücü elde edebilir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz