Adrenalini seviyorum

Erkan Güral’la bol adrenalinli hobisini ve otomobil yarışlarının iş performansını nasıl olumlu etkilediğini konuştuk.

1.05.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Adrenalini seviyorum


Capital: Ralli pilotu olmak için eğitim aldınız mı?
- Hiç eğitim almadım. Biraz kendi becerilerim, biraz da arkadaşlarım ve profesyonelleri izleyerek kendimi geliştirdim. 19 yaşında rallilere ilk katılmaya başladığımda idollerim İskender Atakan, rahmetli Renç Koçibey, Ali Bacaoğlu ve Emre Yerlici’ydi. Bu isimler o yıllarda rallinin duayenleriydi. Biz de onları izleyerek ralliye başladık. Sonuçta ben de bu isimleri izleyerek, onları takip ederek nasıl iyi bir yarışçı olunması noktasında fikir ve bilgi sahibi oldum.

Capital: Bugüne kadar hiç unutamadığınız ralli hangisiydi? Hikayesini anlatır mısınız?
- Üniversite yıllarında katıldığım Ankara’daki Kazan Rallikros’unu hiç unutamam... Burada Türkiye’nin en önemli ralli pilotlarından İskender Atakan’la unutamadığım bir anım var. Kendisi bu yarışta göstermiş olduğum centilmenlikten dolayı kazandığı kupayı bana hediye etti. Rallikros’larda eskiden 4 araç aynı anda start alırdı. Benim kullandığım araç da Renç Koçibey, Bahir Bayındır ve Nejat Avcı’nınkiyle birlikte start aldı. Ancak onlar bana göre çok tecrübeliydi ve araçları çok güçlüydü. Bana tur bindirdiler. Ben de arkamdan gelen İskender Atakan’ın kullandığı araca kendimi riske ederek yol verdim. İskender Atakan, o yarışta Türkiye şampiyonu oldu. Ardından yarışta yaptığım bu davranışı çok manidar buldu ve kendi kazandığı kupayı bana hediye etti.

Capital: Evinizde birçok kupa var. Bugüne kadar yarışlarda en önemli dereceleriniz ne oldu?
- Üniversite yıllarımda yarışken Türkiye Ralli Şampiyonası’nda 3’üncü oldum, Türkiye tırmanma ve pist şampiyonalarında da 3’üncülüklerim var. O dönem bütün 3’üncülükler benimdi. Son 3 yıldır da Türkiye Ralli Şampiyonası’na puan veren bütün yarışlara katılıyorum. Geçen yıl, Türkiye Rallikros’ta Türkiye birincisi oldum. Geçen ay ise Ege Ralli Şampiyonası’nda genel klasmanda 11’inci oldum.

Capital: Eski yarışlarla bugün arasında ne gibi farklılıklar var?
- Bugün artık benim için yarışlarda derece girmek eskiye göre çok daha zor. Çok genç, becerikli ve hızlı arkadaşlar var. Bunlarla aşık atmak çok kolay olmuyor. Ancak benim hedefim, her yarışta ilk 3’e girmek. Yarışlarda en büyük hazzı, kendi kategorimde ilk 3 içinde podyuma çıktığımda yaşıyorum. Podyuma çıkınca işin manevi hazzına ulaşmış oluyorsunuz. Ayrıca eskiden cesaretim vardı, deli gibi gidebiliyordum. Şimdi ise daha çok keyif için yarışıyorum. Bundan dolayı eskisi gibi çok fazla kupa toplayamıyorum. “Her bir çocuk kilometrede sizi bir saniye yavaşlatır” derler. Benim 3 çocuğum var... Çok yavaş değilim ancak her yarışta, ailemi, çocuklarımı düşünüyorum. Hiçbir zaman ralliyi hobi olarak yaptığımı aklımdan çıkarmıyorum. Birinci olmak gibi bir amacım yok. Benim amacım yarış keyfini yaşamak. Tekrar yarışmaya başladıktan sonra çok güzel dostluklar kazandım. Motor sporları çok güzel bir camia. Hafta sonunu ralliye gönül vermiş arkadaşlarla geçirmek bana büyük bir keyif veriyor.

Capital: Yarışlara nasıl hazırlanıyorsunuz?
- Ralli, çok meşakkatli bir spor. Lastiğiniz patladığında 2,5 dakika içinde değiştirmek zorundasınız. Bütün bunları yapmak, pire gibi koşturmak için her zaman fit ve formda kalmak gerekiyor. Ayrıca bir yarışta ortalama 2,5-3 kilo kaybediyorsunuz. Bunun için ralli sporu çok büyük kondisyon, motivasyon ve dikkat gerektiriyor. Ben de yılda toplam 10 yarışa katıldığım için her yarış öncesinde düzenli bir hazırlık süreci geçiriyorum. Yarış öncesinde, son 1 hafta düzenli yaşamaya, spor yapmaya dikkat ediyorum. Her yarıştan önce düzenli olarak yürüyorum, yüzüyorum. Yarıştan önceki bir hafta her gün mutlaka 12 kilometre yürürüm. Yediklerime çok dikkat ederim.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz