"Müzik aşkım baharda depreşiyor"

Hayat Kimya Genel Koordinatörü Orhan İdil ile uzun yıllar iç içe olduğu müziği konuştuk.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Müzik aşkım baharda depreşiyor
Hayat Kimya Genel Koordinatörü Orhan İdil, renkli bir kişilik. Ailesi, kedisi, gitarı ve Bodrum onun vazgeçemedikleri arasında. Müziğin yeri ise ayrı. Lise ve üniversite hayatı boyunca aktif biçimde müziğin içinde olan İdil, “Müziksiz bir yaşam çok düşünemiyorum. Yürürken bile kafamın içinde bir müzik vardır” diyor. Son dönemdeki yoğun iş temposu ise onu bu tutkusundan biraz ayırmış. Artık sadece yazları eline gitarı alıyor. “Bahar gelince yine müzik aşkım depreşir, eski notaları, gitarımı çıkarırım. Tıngırdatmaya başlarım” diye konuşuyor. Her yöneticinin yoğun iş temposundan kaçış adresi olan hobileri var. Bu kimi zaman resim, kimi zaman müzik, kimi zaman da spor oluyor... Hayat Kimya Genel Koordinatörü Orhan İdil, müzik diyenlerden... Lise ve üniversite hayatı boyunca elinden gitarı düşürmeyen İdil, 6-7 yılı bulan müzik dolu bu dönemde defalarca grup kurmuş, sahneye çıkmış bir isim. Bugün o deneyimlerin kendisine çok farklı bakış açıları kazandırdığını düşünüyor. Ünlü müzisyen İlhan Şeşen’e gitar çalmayı öğretmesi ise onun için ayrı bir anı. “Ben ona gitar çalmayı öğrettim, o da bana bezik oynamayı” derken samimiyetle gülümsüyor. “Neden müzik sürmedi” sorumuza ise şimdiki yaşının olgunluğuyla yanıt veriyor: “Açıkçası hiçbir zaman başarılı bir müzisyen olmayacağım belliydi. Çünkü ne İlhan’daki ses, ne Fuat’taki müzik kulağı bende vardı.” Artık eşi Nilgün Hanım’ın hediyesi olan gitarını, eş-dost toplantılarında ve özel günlerde eline alıyor. Kendi deyimiyle “tıngırdatıyor”. Özellikle bahar aylarıyla birlikte güzelleşen havalar onu tekrar gitarına döndürüyor. Hayat Kimya Genel Koordinatörü Orhan İdil ile uzun yıllar iç içe olduğu müziği konuştuk. Detaylar şöyle:

Capital: Müzik ne zamandan beri hayatınızda var?
- Ortaokuldan liseye geçerken 14 yaşımda müzikle tanıştım. Birçok genç gibi ben de gitarla başladım. En moda olan, popüler olan oydu. Sosyal olmak açısından önemliydi. Devamlı grup kurardık. Sonra o gruplar dağılırdı, birkaç yeni arkadaş eklenirdi ve yeni bir grup kurardık. Hep böyle devam ederdi.

Capital: Müzik çalışmalarınız ne kadar sürdü? Bildiğimiz kadarıyla İlhan Şeşen ve Fuat Güner’le anılarınız var.
- Liseyi bitirip üniversiteye geçince müziğe biraz daha fazla vakit ayırmaya başladım. O yıllarda İlhan (Şeşen) ile tanıştık. Zaten biz İlhan’la Kızıltoprak’ta komşuyduk. Balkonlarımız karşılıklıydı. O zamanlar İlhan’ın müzikle ilgisi yoktu ama sesi güzeldi. Ben ise gitar çalıyordum. Gayet müziğin içimdeyim. Gitar çalmayı öğrenmek istedi. Ona gitar çalmayı öğrettim, o da bana bezik oynamayı. Bezik kısmını açıkçası ben çok hatırlamıyorum, İlhan öyle söylüyor. Hatta geçen gün sahilde yine karşılaştık. Artık röportajlarda benim için şöyle söylüyormuş: Ben bezik oynarken yenilince kızıp müzik dersini kesiyormuşum. O da gitar dersleri devam etsin diye bana bile bile bezikte yeniliyormuş. Fuat (Güner) ile beraber çaldık, sahneye de çıktık. Üniversite yıllarımdı. O dönemde Fuat’ın müzik grubu yoktu. Kendi aramızda buluşur çalardık. 1965-66 yıllarında yazlık sinemalar çok revaçtaydı, Kalamış’taki sinema, o dönemin en sükseli mekanıydı. Fuat ile birlikte oranın açılışında konser vermiştik. En havalı işimiz olmuştu... Sonrasında yine birkaç kez sahne aldık, görüşmelerimiz de devam etti. Ama bir süre sonra ben okula yoğunlaştım. Şimdi Fuat’la da ara sıra görüşürüz. Hatta geçenlerde konuştuk ve sizinle yapacağımız bu röportajdan bahsettim. Eski günleri anlatacağımı söyledim.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz