Neşeli tekneci

"Deniz olmadan yaşayamam"

1.01.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Neşeli tekneci


Capital: Biraz da teknenizden bahseder misiniz? Özellikleri neler?
- Teknemizi babamla birlikte Yalıkavak'taki tersanede kendimiz yaptık. "Troller" tipi, şu anda çok revaçta olan bir tekne. Aslında troller, balıkçı teknesi demek ama değişe değişe günümüzdeki halini aldı. Artık bu modeli birçok firma yapıyor. Biz de babamla 3 yıl önce bu teknemizi yapmaya karar verdik. Babam mimar olduğu için kendisi çizdi. Benim teknem 20 metre. Babamınki 23 metre. Daha önceden de yaptığımız 3-4 tekne var. Bazılarını sadece kiraya veriyoruz. Teknem genelde Hisarönü'nde, Bodrum'da, Göcek'te, Yunan Adaları'nda duruyor.

Capital: Teknecilere önerebileceğiniz en güzel rotalar hangisi?
- Yurtdışında da birkaç yere gittik ama esasında teknecilik için Ege'den daha güzel bir yer yok. Dünyaca bilinen, insanların bütün yaz akın ettiği yerlere de gittim. Ama Ege'nin yanında çok sönük kalıyorlar. Belki oralardaki restoran, kulüp kalitesi daha iyi olabilir ama teknecilik olarak Yunanistan kıyıları ve bizim Türkiye'nin Ege kıyıları gibisi yok. Ben daha çok Yunan kıyılarına gidiyorum. Kendi kıyılarımızı artık çok iyi bildiğimiz için biraz da oraları keşfedelim istiyoruz. Yunanistan'da ne kadar uzağa gidebiliriz diye deniyoruz.

Capital: Peki "Görmeden gelmeyin" dediğiniz yerler var mı?
- Benim tavsiyem Ege'yi çok iyi keşfetmeleri. Özellikle Yunan Adaları'nı. Belli bir program içinde, derslerine iyi çalışarak ve güzel vakit ayırarak Ege'yi görmeleri lazım. Gerçekten keyifli bir rota. Ama havayı çok iyi kollamak lazım. Çünkü Ege'nin havası çok zor. Değişken. Bilhassa Kuzey'e çıkmak için havayı çok iyi takip etmek gerekiyor. Bütün yaz esiyor. Esmeyen gün sayısı çok az. Bir de dediğim gibi yola çıkmadan önce derslerine iyi çalışmalarını tavsiye ederim. Daha önce oralara gitmiş insanlarla mutlaka görüşsünler. Tavsiyeler alsınlar. Yıllardır gidiyoruz Ege'yi hala bitiremedik. Görmediğimiz yerler gördüklerimizden çok daha fazla.

Capital: Başka hobileriniz de var. Örneğin model araba koleksiyonu. Ondan da bahseder misiniz?
- Babam Emre Kunt'un Bodrum'da "Kunt Model Müzesi" var. Dünyada çok sayılı bir müze. Çünkü içinde insanlık tarihinin figürlerinden tutun da savaş gemilerine, Osmanlı kayıtlarına kadar çok iyi yapılmış, ödüllü maketler var. Ben maketlerle o kadar iç içe büyüdüm ki belki o yüzden hiçbir zaman maketlere çok yakın durmadım. Ama yıllar içinde 1/18 ölçekli arabaları biriktirmeye başladım. O da çok kaliteli yapılıyor artık. Daha önceden böyle değildi. Emniyet kemerinin tokasından süet derisine kadar son derece detaylı, sanat eseri şeklinde maketler yapılıyor. Dediğim gibi maket arabalara merak saldım ve bir anda 300 parçaya ulaştı. Hepsi de çok kıymetli. Sonra evde özel bir vitrin yaptık. Kunt Model Müzesi'nde otomobiller yoktu. O kısmı ben yapmış oldum. Böylece en azından bir katkım olmuş oldu.

Capital: Model araba koleksiyonunuz hala devam ediyor mu?
- Evet devam ediyor. Ama ben bu konuda, aslında her konuda, çok seçiciyim. Önüme gelen her şeyi toplamıyorum. Gerçekten çok kaliteli olması lazım. Bu maketler kalitelerine göre sınıflandırılıyor. Çok iyi yapılanları var, iyiye yakın yapılanları var, bir de kötü yapılanları var. Ben hep en iyi olanları almanın peşindeyim. O yüzden az toplarım ama en iyileri olsun isterim. Tabii böyle olunca yılda ancak 56 tane bulabiliyorum.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz