""2007 düzeyinde 2014'te döneriz""

Kriz nedeniyle 2007’ye göre üretimi yaklaşık yüzde 55, cirosu ise yüzde 45 düşen şirkette “verimlilik atağı” başlattıklarını belirtiyor.

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
"2007 düzeyinde 2014'te döneriz"

Temmuz itibarıyla Toyota Türkiye’nin yeni CEO’su oldu. 15 yıldır genel müdür yardımcılığını yaptığı şirketin tüm mekanizmalarına zaten hakimdi. Şimdi ise genel müdürlük koltuğunda. “15 yıl sonra ilk kez odam oldu” derken gülümsüyor. Aslında Toyota’nın lüksten uzak felsefesini de bu sözlerle özetliyor. Şimdi gecesini gündüzüne katmış şekilde “daha iyisi” için çalışıyor. Pazartesi sabahı girdiği fabrikadan cuma akşamı çıkıyor. Hafta içi her gün Toyota’nın Sakarya Fabrikası’ndaki misafirhanede kalıyor. Yeni CEO Orhan Özer, kendi yönetimindeki yeni Toyota’yı işte böyle bir ruh haliyle ve büyük bir heyecanla paylaşıyor. “Kaizen” adını alan sürekli geliştirme prensibiyle krizdeki üretimsiz günleri verimlilik çözümleri için değerlendirdiklerini anlatıyor. Özer’e göre üretimin durduğu o günlerde aslında hiçbir şey durmamıştı. Belki bantlardan otomobiller geçmedi ama Toyota Türkiye’nin tüm çalışanları var gücüyle çalışmaya devam etti. Özer, “O zaman yaptığımız bu iyileştirme çalışmalarının neticelerini çok yakında göreceğiz” diyor.  Bahsettiği neticelerin, şu anda yüzde 55 düzeyinde olan kapasite kullanımı yüzde 100’e çıktığında kendini göstereceğini söylüyor. Yeni yatırımlar için Toyota Türkiye’nin en güçlü aday olduğunu belirtiyor. Hem iddialı hem umutlu…  Aslında Toyota Türkiye, gerçekten de krizden ciddi biçimde etkilenen şirketler arasında. Neredeyse tüm üretimini Avrupa’ya yaptığı için kriz, Toyota’yı iç pazara çalışan diğer üreticilerden daha fazla vurdu. Şirketin 2009 üretimi 2007’ye kıyasla yüzde 55 düştü, ciro ise yüzde 45 azaldı. Kapasite kullanımı yüzde 50’ye kadar geriledi. Zaten CEO Orhan Özer de krizden etkilendiklerini saklamıyor ve rakamları tüm açıklığıyla paylaşıyor: “2007’de kendi fabrikamızda 177 bin adet otomobil üretmiştik. 2009’da ise 72 bin adet üretim gerçekleştirdik. Yani rakamlar da gösteriyor ki krizin oldukça büyük bir etkisi oldu. Ama bu süreçte zamanımızı çok iyi kullandık. Verimliliğe ve temelleri güçlendirmeye odaklandık. Krizi tam anlamıyla fırsata çevirdik.” Genel müdür olduktan sonraki ilk röportajını Capital’e veren CEO Orhan Özer ile krizden, sektörden, Toyota Yaklaşımı’ndan ve gelecek hedeflerinden konuştuk:

Capital:  Toyota’nın yeni CEO’su olarak hedef ve planlarınız neler? Nelere odaklanacaksınız?
-  Toyota Türkiye, bütün sistemleri belli olan, her türlü faaliyetin tanımlı olduğu bir yapıya sahip. Burada kalkıp radikal birtakım faaliyetlerin içine girme durumumuz yok, zaten gerek de yok. Yapılacak olan tek şey mevcut yapının daha güçlendirilmesi. Asıl amacımız bu. Kaliteyi ve iş güvenliğini unutmadan, hatta daha da ön planda tutarak verimliliğimizi ve kalitemizi biraz daha vurgulayacağız. Yeni dönemde bu başlıklara odaklanacağımızı söyleyebilirim.

Capital:  Neler yapılacak verimlilik konusunda?
Toyota Production System (TPS – Toyota Üretim Sistemi), artık dünya üniversitelerinde ders olarak okutuluyor. Toyota Türkiye’de, bu düzen tam anlamıyla eksiksiz olarak uygulanıyor. Fakat onun bazı parametrik değerlerinde daha fazla kendimizi sıkabiliriz. Biraz daha kendimizi zorlayabiliriz. Yani havlunun içinde su kaldı mı diye daha da sıkıp verimliliğimizi daha fazla nasıl artırabiliriz diye bakıyoruz. Biz işte bunu yapacağız. Bunun adına zaten “strengthening foundation” (temelleri güçlendirme) diyoruz. Yani zaten bir temel var, bu sağlam temeli daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.

Capital:  Küresel krizden en fazla otomotiv pazarı etkilendi. Peki krizin Toyota Türkiye’ye faturası ne oldu?
2008’in ilk çeyreğinden itibaren krizin olumsuz etkilerini net biçimde yaşamaya başladık. 2007’de kendi fabrikamızda 177 bin otomobil ürettik. Son yılın rakamlarına bakıldığında oldukça büyük bir etkilenme yaşandı.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz