8 yılda 7 kat büyüyeceğiz

Bill McDermott, Türkiye pazarına yönelik hedeflerini, kurumsal uygulama ve iş zekasında son trendleri ve geleceğe nasıl hazırlandıklarını anlattı.

1.09.2012 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
8 yılda 7 kat büyüyeceğiz


Capital: Türkiye’deki şirketler, en çok hangi konularda destek almak için sizinle işbirliğine giriyor?
- Burada pek çok şirket, birden çok sektörde faaliyet gösteriyor. SAP ise 24 farklı endüstride uzmanlığa sahip. Yapıyı düşündüğünüzde, müşterilerimizle o sektörle ilgili iç bilgiyi, deneyimi paylaşabiliyoruz. Böylece müşteri, dünyanın en iyi fikir liderlerinden, onların uzmanlığından ve deneyimlerinden bir kerede faydalanabiliyor. Biz ekosisteme çok açığız. Hizmetlerde ise hızlı uygulama çözümleri sunuyoruz. Böylece şirketler, maliyet avantajı sağlayarak çok daha verimli projeler gerçekleştirebiliyor.

Capital:
SAP ’nin dünyada 200 bin müşterisi var. Türkiye’de kaç müşteriyle çalışıyorsunuz?
- SAP Türkiye’nin bin müşterisi var. Gelecek yıl bu rakam 2 bine çıkacak.

Capital: Dünyada pek çok farklı pazarda bulunuyorsunuz. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere baktığınızda Türkiye’nin farklılıkları, avantajları ve dezavantajları neler?
- Türkiye’yi başka bir ülke ile karşılaştırmam mümkün değil. Çünkü, ülkenizin kendine özel bir durumu var. Uzun vadeli yatırım için elverişli bir ülke. Dünyada böyle ülkeler çok yok. Türkiye’nin çok güçlü bir konumu var. Eğer büyümeden ve fırsatlardan bahsediyorsak Çin’in de bu anlamda farklı bir pazar olduğunu kesinlikle söyleyebilirim. Diğer önemli pazar ise Ortadoğu. Buranın fırsatları da Türkiye’ninkinden farklı. Yani Türkiye, Endonezya, Çin, Afrika gibi ülkeler dünyada hareketli olan ülkeler.

Capital: Siz dünyanın en büyük şirketleriyle çalışıyorsunuz, onlara çözüm sunuyorsunuz... Size göre şirketlerin ve CEO’ların en büyük sorunları nedir?
- Bu soruya ancak makro açıdan cevap verebilirim. Avrupa’nın borç krizi var. Amerika’nın senaryolarına göre dünya çok kritik bir süreçten geçiyor. Merkez Bankası ile birlikte hareket etmeleri lazım. Avrupa Birliği bunun üstesinden gelecektir. Amerika’daki şirketlerin nakdi oldukça fazla. Tüm bu süreçlerin iyi yönetiliyor olması lazım. CEO’ların gündeminde ister istemez, makro sorunlar önemli ölçüde rol alıyor. Aksiyon planlarını buna göre düzenliyorlar.

Capital: 2010 yılında SAP’ye “yeni bir yol” çizmek için yola çıktınız? Nedir bu yeni yolun özeti?
- 2010 yılında Co-CEO olduğumda, şirketin vizyonunu, stratejisini ve müşteri odaklı yapısını yeniden düşünmemiz gerekiyordu. Pazarın lideriyiz ama pozisyonumuzun bu olması bizim için yeterli değildi. Aynada kendimize baktık. “Neye ödeme yapacağız, kiminle ortaklık yapacağız ve neyi satın almalıyız” diye düşündük. İşte bu yüzden yeni nesil analitik ve iş uygulamaları sunan HANA’yı keşfettik. Satın alarak büyüme kararı aldık. Dünyanın e büyük veri tabanı şirketlerinden biri olan Sybase’i ve yazılım şirketi Ariba’yı satın aldık. Bunların bize en büyük avantajı ise bu şirketlerin iş network’lerine ulaşmak oldu. Çünkü 1 milyon iş network’ünü organik şekilde elde etmemiz mümkün değildi. Büyüme stratejimizde AR-GE’de önemli rol oynuyor. SAP’yi geliştirdiğimiz sürece AR-GE’ye olan yatırımımızı da artırıyoruz ya da stratejik opsiyonları kullanıp şirket satın alıyoruz. Bu arada yüksek büyüme potansiyeli gösteren alanlara yatırım yapıyoruz. Böylece hem verimlilik hem etkinlik anlamında şirketin kâr marjını yükseltecek işlere giriyoruz. Biz her gün farklı fikirler geliştiriyoruz. Bu özelliğimiz bizi dünyadaki en inovatif yazılım şirketi yapmış durumda.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz