"Aldığım En İyi Öğüt"

Rahmetli Sakıp Sabancı’ya babası, “Kaldıramayacağınız yükün altına girmeyin” demişti. Umut Oran, iş hayatına, bir yakınının “kendi işini kur” sözleriyle atılmıştı. Şahin Tulga, yeni patronunun “ins...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Aldığım En İyi Öğüt

Rahmetli Sakıp Sabancı’ya babası, “Kaldıramayacağınız yükün altına girmeyin” demişti. Umut Oran, iş hayatına, bir yakınının “kendi işini kur” sözleriyle atılmıştı. Şahin Tulga, yeni patronunun “insana değer” konulu öğüdüyle başarıya ulamıştı. Sadece bunlar mı? Yönetici ya da patron… Herkesin unutamadığı, “Aldığım en iyi öğüt” dediği sözler var. Bazıları babadan, bazıları hocalardan… Ancak, her zaman kulaklarda, iş yaparken hep akılda…

Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli işadamlarından, rahmetli Sakıp Sabancı, “Bıraktığım Yerden Hayatım” adlı kitabında, babası merhum Ömer Sabancı’yla ilgili bir bölümdü şunları yazıyor:

“Babam bize ‘Aman evlatlarım, kendi bileğinizin hakkıyla, kendi gücünüzle iş yapın’ derdi. Başkasının zoruyla iş yaptırmaya, kredi almaya kalktın mı onun tadı olmaz. Zorlama iş yapan, zorlama kredi veren sana kızgındır, öfkelidir, bir gün en güçsüz anında senden bunun acısını çıkarmaya kalkar, yıkılırsınız. Alıştıra alıştıra iş yapın. Kaldıramayacağınız yükün altına yatmayın. Yük ağır gelir, gümbürt gidersiniz. Paranız, beceriniz yetmezse, öbür işlerinizi de kaybedebilirsiniz.”

Babasından aldığı en unutulmaz öğüdü böyle aktaran Sakıp Sabancı, “Babamın bu nasihatları, kulağımıza küpe olmuştur, unutmayız” diye devam ediyor. Ona göre, grubun başarısında, bu sözü dinleyip, büyüme stratejisini bu doğrultuda oluşturmanın rolü de büyüktür.

Bir başka coğrafyadan, dünyaca ünlü Goldman Sachs’ın CEO’us Henry Paulson’un da başarısı babadan kalma bir öğütle şekillenmiş. “Tüm çocukluğum ve yetişkinliğim boyunca babamın bir tavsiyesi bana ışık tuttu. Bu öğüdünü çeşitli olaylar karşısında sık sık tekrarlardı. Bize ‘Gerçek mutluluk, kolay olmayan bir şeye ulaşmak için çabalamaktır’ felsefesini bu şekilde benimsetti” sözleriyle anlatıyor Paulson.

Sabancı ve Paulson, “hayatlarının en iyi öğüdünü” babalarından almışlar. Ancak, onlar yalnız değiller. Çok sayıda işadamı ve yöneticinin hayatında “unutulmaz bir öğüt” var. Bazıları baba, bazıları öğretmenleri… Aralarında patronları, yöneticilerinin öğütlerini unutmayan, hayatlarını ona göre şekillendirenler de bulunuyor.

Örneğin, doktor bir aileden gelen Domino Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Umut Oran’ın tekstil sektörüne girişi, bir aile dostunun “Kendi işini kur” öğüdüyle başlamış. Goldaş Kuyumculuk Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Yalınkaya, iş hayatını babası Arif Zeki Yalınkaya’nın “Para değil, itibar kazan” sözü üzerine kurgulamış.

Hyundai Assan’ın Genel Müdürü Kurthan Tarakçıoğlu, Opel Türkiye Genel Müdürü Peter Fahrni’nin “Soruna odaklan, çözümü ara-bul ve harekete geç” önerisinden iş hayatında her zaman yararlandığını anlatıyor.

Para değil, itibar kazan

İş dünyasında, “itibar”ın paradan daha önemli olduğu durumlar vardır. Öyle ki kimi şirketler mali sıkıntı yaşadıkları keskin virajların çoğunu “itibar”ları sayesinde alır. Goldaş Kuyumculuk Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Yalınkaya’nın da bugüne kadar aldığı en iyi öğüt, itibarın iş dünyasında ne kadar vazgeçilmez olduğuyla ilgili. 

Hasan Yalınkaya, Yalınkaya Şirketler Grubu’nun kurucusu babası Arif Zeki Yalınkaya’nın çocuklarına her zaman “Para kazanmayın, itibar kazanın” dediğini söylüyor ve ekliyor: “Babam, iş hayatında itibarlı, kredibilite sahibi bir insan olmanın çok önemli olduğunu söylerdi. Elinizdeki mevcut paranın, yaptığınız işte bir yerde yetersiz kalabileceğini fakat kredibilitenin sonsuz olduğu mesajını verirdi.”

Babasından aldığı bu öğüdün doğruluğuna iş hayatında bir çok kez şahit olduğuna dikkat çeken Yalınkaya, şöyle devam ediyor:

“Babam her zaman bize parası olan fakat kredibilitesi bulunmayan, dürüst davranmayan kişilerin sonunda yok olduklarını söylerdi. Bizzat kendisinin şahit olduğu, bu duruma düşen kişilerin ismini vererek örnekleri ile anlatırdı. Bu yüzden ben ve kardeşim Sedat Yalınkaya, güvenilir olmayı, iş hayatını yalnız para kazanılan bir ortam olarak görmemeyi, herkesin, ‘dürüst, sözünün eri işadamları’ dediği kişiler olmayı hedefledik.”

İşe erken başla

İş hayatının ilk yıllarında birlikte çalışılan yöneticilerin yeri çok ayrıdır. Onların yaptıkları, söyledikleri çok daha dikkatli dinlenir. Index Grup Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik’in de böyle bir anısı var. Bilecik, iş hayatına başladığı günlerde, birlikte çalıştığı çok değerli bir yönetici büyüğünün birkaç öğüdünün kulağına küpe olduğunu söylüyor. Aldığı bu önemli öğüdü şöyle anlatıyor:

“‘Her zaman mesaiden yarım saat önce işine başla’ derdi. Bu, hep kulağıma küpe olmuş bir öğüttür. O gün, bugün, mesaime saat sekizde başlarım. Bir de ‘Her zaman başarıya oyna, sakın maddiyata oynama. Başarıyı gerçekten yakalarsan maddiyat arkadan gelir’ derdi. Hakikaten de, iş yaşamında da, normal yaşamda da başarı odaklı bir yapı, maddi refahı otomatik olarak arkasından getiriyor.”

Bu sözler, Bilecik’in iş hayatının vazgeçilmez öğeleri olmuş. Bilecik, şu anda geldiği konumda, aldığı ve uyguladığı öğütlerin payını inkar edemeyeceğini belirtiyor ve şöyle devam ediyor: “Başarı hiç bir zaman tesadüflerle elde edilmiyor. Başarının şartları bellidir.  Zamanı iyi değerlendirmek ve planlamaktır, çok çalışmaktır. Maddi değerler peşinde koşmak sizi başarıya ulaştırmaz. Öncelikle ‘başarı’ hedefiyle ortaya çıkıp buna kilitlenmek gerekiyor. Bunu gerçekleştirince, başka artılar da kendiliğinden geliyor.”

İyi yöneticiyi ekibinden anla

HP Türkiye Genel Müdürü Şahin Tulga’nın unutamadığı öğüt, genel müdürlük pozisyonu için yaptığı bir mülakat sırasında gelmiş. Talip olduğu bölümün başkanı Alberto Fresco, mülakat sırasında Tulga’ya “Şahin, iyi bir yöneticiyi nasıl anlarsın?” diye sormuş. Tulga ise “Vardığı sonuçlardan” şeklinde yanıt vermiş. Fresco “Ekonomik durumu çok dalgalı olan ülkelerde bu mümkün değil” demiş ve eklemiş: “Yanında çalışan insanların kalitesinden anlayabilirsin. Kaliteli insan, kaliteli yöneticiyle çalışır. O yüzden en önemli kriter yanında çalışan insanların kalitesidir.”

Tulga, hayatında unutmadığı en önemli öğüdün bu olduğunu söylüyor. Bu nedenle de iş hayatında kaliteli insanlarla, hatta kendisinden daha nitelikli insanlarla çalışmaya gayret ettiğini belirtiyor ve “Beni tamamlayacak, kendimde eksiklik bulduğum konularda benden daha iyi olan ve genelde çok iyi insanlarla çalıştım” diyor.

İnnova Bilişim Çözümleri Genel Müdürü Aydın Ersöz ise bilişim sektöründe bir üst düzey yöneticinin öğüdünü sık sık hatırladığını söylüyor. İlk iş hayatına başladığı günlerde aldığı bu öğüdü, “Para kazanmanın tek yolu, sadece müşterilerine para kazandırmaya konsantre olmaktır” şeklinde aktarıyor. Ersöz, “Bilişim sektöründeki kariyerimde, hep bu bakış açısıyla davrandım. Kendi şirketimi kurduğumda şirket kültürünü bu yönde oluşturmaya gayret ettim. Bu yaklaşımın özellikle kriz yıllarında karşılığını gördüğümüze inanıyorum” diyor.

Büyük ikramiyeye hazır ol

Verilen öğütlerin aslında çoğu sadece iş hayatında değil, özel yaşamda da uygulanabilecek türden. Aralarında kişisel gelişim, sorun çözme ve insan ilişkileri hakkında çok etkileyici tavsiyeler var. Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan’a verilen öneriler,  onun hayatında çok etkili olmuş.

Microsoft Genel Müdürü Çağlayan Arkan, iş hayatıyla ilgili en iyi öğüdü babasının verdiğini anlatıyor: “Henüz 7 yaşımdayken, devlet okulunda okuyor olmama rağmen, bana İngilizce bilmenin öneminden bahsetti. Bunu mutlaka en iyi şekilde başarmam gerektiğini anlattı. Ben de babamı dinleyip, büyük kişisel çaba göstererek ve her türlü imkanı zorlayarak İngilizce’yi iyi öğrendim. Çok büyük faydasını gördüğümü söyleyebilirim. İlk, orta ve lise öğrenimini devlet okullarında standart müfredatla yapan birisi için bu gerçekten önemli fark yarattı.” Arkan, bir de ODTÜ’de öğrenciyken hocası Prof. Muhan Soysal’ın bir öğüdünü hiç unutmuyor. Arkan, “Mümtaz Hoca, Milli Piyango’nun büyük ikramiyesi çıktığında parayı nasıl harcayacağınızı bilin; her zaman hazırlıklı olun derdi. Bu bana, hayat etmeyi ve büyük düşünmeyi öğretti” diye anlatıyor.

Ekibin kararına inanmasını sağla

hedShell Türkiye Genel Müdürü Canan Edipoğlu, yıllar önce finans direktöründen aldığı “öğüdü” unutamadığına dikkat çekiyor. Edipoğlu, “O dönemdeki finans direktörümüz bana unutamadığım üç cümle söyledi; ‘Doğru kararlar almak yetmez. Bu kararların iletişimini çok iyi yapmalısın. Takımına gerçekten benimsetmeli, onları kararının doğruluğuna inandırmalısın. Bu öğüdü hiç unutmam” diye anlatıyor.

Ona göre, bu öğüdün arkasında çok önemli bir mesaj var. Canan Edipoğlu, “Mecburiyetten yapılan iş, inanarak yapılan işin yerini asla tutamaz. Üstelik aynı sonucu da veremez” diye konuşuyor. Edipoğlu, bu tavsiyeyi hiç unutmuyor ve yöneticilik yaşamımda hep uyguluyor.

Edipoğlu, aldığı kararları her zaman takımına, Ülke Başkanı olduktan sonra da tüm şirket çalışanlarına doğru ve etkili bir şekilde anlatmayı ilke edindiğini anlatıyor. Çalışanların, “Salt karar verme durumunda olanlar öyle uygun gördü” diye bir işi yapmalarını istemediğine dikkat çekiyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Tam tersine söylenenin ne kadar doğru olduğunu gerçekten anlamalılar, ona inanmalılar ki, onlardan isteneni kendilerinden bir şeyler katarak yapabilsinler. Yaptıkları işe sadece akıllarını değil, yüreklerini de koyabilsinler. Bunun yararını her an görüyorum.”

Hataların önüne geçme formülü

İş yaşamında şeffaflığın ve soğukkanlı olmanın önemine dikkat çeken bir öğüt E-kolay. Net’in CEO’su Tanju Erkoç’un hala kulaklarında.

“Su gibi, bazen durgun, bazen coşkulu ol; ama köpürme; her zaman berrak ve açık ol.” Bu sözler, Tanju Erkoç’un bir yakınına ait. Erkoç, bu sözlerin etkisiyle her zaman ahenkli bir çalışma kurmaya özen gösteriyor. Attığı her adımın istikrarlı olmasına çalıştığını belirtiyor ve ekliyor:

“Bu öğüdün çok faydasını gördüm. Zamanımı daha verimli kullanmaya başladım. İlişkilerde güven öncelikli değerlerim arasına girdi.”

Hataların önüne en baştan geçmenin formülünü arıyorsanız, Boyner Büyük Mağazacılık Genel Müdürü Aslı Karadeniz’e verilen öneriyi, siz de kendi hayatınızda uygulayabilirsiniz.

Büyük  Mağazacılık Genel Müdürü Aslı Karadeniz’in bugüne kadar aldığı en iyi öğüt ise “Hiçbir şeyi varsayma, mutlaka kontrol et.”

İlk iş yeri olan Arthur Andersen’daki bir yöneticinin söylediği bu sözleri iş yaşamında aldığı tüm görevlerde uyguladığını belirten Karadeniz, “Bir konunun öyle olduğunu varsayarak karar aldığınızda, sonuç sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Zaman ve daha birçok değeri kaybedebilirsiniz. Oysa, o konunun gerçek durumunu baştan bizzat kontrol ederek engelleyebilmek, iş hayatında büyük kolaylık ve başarı sağlar” diyor.

SİSTEMİ VE DEĞİŞİMİN DİNAMİKLERİNİ İYİ ANLA

Vestel Pazarlama Genel Müdürü Levent Hatay, hayatta aldığı en iyi öğütlerden birinin “İçinde çalıştığın sistemin detaylarına hakim ol. Ortamın dinamiklerini ve senin sistemini nasıl etkileyebileceğini çok iyi anla” olduğunu söylüyor.

Bu doğrultuda, çalıştığı her şirketin altyapısının sağlıklı olmasına ve sisteminin şeffaf olmasına özen gösterdiğini belirtiyor. Şirketinde herkesin veri tabanı sayesinde, yaptığı işin en küçük detaylarına hakim olabildiğine dikkat çekiyor ve “Ayrıca, herkes yaptığımız düzenli koordinasyon toplantıları sayesinde şirket içindeki diğer fonksiyonların kendi işini nasıl etkilediğini biliyor” diye konuşuyor.

Hatay, üst yönetim olarak zaman zaman sektörle ilgili senaryo çalışmaları yaparak, içinde bulundukları sistemin hangi şartlarda değişebileceğini irdelediklerini söylüyor.

ÖĞÜDÜ TUTTU KENDİ İŞİNİN SAHİBİ OLDU

Umut Oran, tekstil sektöründe öne çıkmış isimlerden biri. Türkiye’yi yurtdışında da bu alanda temsil ediyor. Yatırımlarıyla çok sayıda kişiye istihdam sağlıyor. Oran’ın tekstil sektörüne girmesinde ise aldığı bir öğüt etkili olmuş.

İŞ ARARKEN ÖĞÜT ALDI Doktor bir aileden gelen Oran, uzun yıllar futbol oynamış. Okulu bitirip, iş araştırması yaptığı dönemde de yabancı lisan bildiği ve servis sektörünü sevdiği için turizm ya da havacılık sektöründe çalışmak istemiş. Ancak, bir aile dostu, “Bu işlerde kendi işinin sahibi olamazsın, sana bir sektör önereceğim” diyerek onu tekstil ve hazır giyim sektörüne yönlendirmiş. Üstelik iş bulmasını da sağlamış. Bu aile dostunun öğüdüyle Oran, sıfır sermaye ve iyi insan ilişkileri sayesinde tekstil ve hazır giyim sektörüne girmiş ve kısa zamanda  kendi işimi kurmuş.

BABASININ SÖZÜ İLE BAŞARDI “Bu sektöre ilk girdiğim yıllarda iş beni hiç sarmamıştı, modadan markadan anlamıyordum ve bana göre olmadığını düşünüyordum” diyen Oran, bir gün doktor olan babasına bu duygularını aktarır… Sonra olanları Oran’dan dinleyelim:

“Bana, ‘Türkiye’nin iki büyük sorununa fayda sağlıyorsun, binlerce kişiye iş sağlıyorsun ve ülkenin en çok ihtiyacı olan dövizi getiriyorsun’ dedi. Ben de işe farklı gözle bakmaya başladım. Futbola benzettiğim işi bir takım çalışması olarak düşündüm. Kendim takımın yöneticisi, çalışanlar oyuncu, yüklemelerde maçtı. İnsanlara insanca davranıp, motive edip, doğru sevk ve idare ile yüklemeler oluyordu. Bu şekilde bakmak beni de işe ısındırmıştı. Kendimi takımın hem kaptanı, hem teknik direktörü hem de klüp başkanı gibi düşündüm ve bugün çok sevdiğim bir işe sahibim.”

İNSAN İŞ HAYATINDA HER ZAMAN İLK SIRADADIR

TNT Ekspres Türkiye Genel Müdürü Turgut Yıldız’ın aldığı en iyi öğüt ise üniversite yıllarında yaptığı bir sunuma profesörünün yaptığı yorum olmuş. “Otomasyon ve gelecekte iş dünyasında yaratacağı sonuçlar” üzerine sunum yapan Yıldız, teknolojinin çok hızlı gelişeceğini ve gelecekte iş süreçlerinin insanlardan robotlara kayacağını söylemiş. Otomasyonun insanlara yapacak fazla bir şey bırakmayacağını savunmuş. Fakat, sunumu tamamladığında, hocası insan unsurunun her zaman iş dünyasında birinci sırada olduğunu ve bu önceliğin gelecekte de süreceğini bunu ilerideki iş hayatında unutmaması gerektiğini söylemiş.

Yıldız, bu öğüttün nasıl yararlandığıyla ilgili şunları söylüyor:

“TNT Ekspres 1988 yılında Türkiye’de kurulurken ben genç bir yönetici olarak zorluklarla nasıl baş edeceğimi düşünüyordum. Fakat biliyordum ki, TNT Ekspres'in teknolojisi, dünya çapındaki organizasyonu bana yardımcı olacaktı. Kısa sürede işin o kadar da kolay olmadığını sadece teknoloji ve uluslararası bir güçle Türkiye’de başarılı olunamayacağını anladım. Konusunda yetkin, yetenekli, doğru kişileri bulmam ve yola onlarla devam etmem gerektiği sonucuyla yönetim ekibini titizlikle kurdum.”

Bugün hala aynı ekip iş başında bulunuyor. TNT Ekspres, insan unsuruna değer veren bir kurum olarak “İnsana Yatırım Yapan Şirket” (Investor In People) kalite sertifikasını Türkiye’de alan ilk şirket.

YENİ GENEL MÜDÜRE CAN SİMİDİ OLAN ÖĞÜT

Hyundai Assan’ın Genel Müdürü Kurthan Tarakçıoğlu, en iyi öğüdü Opel Türkiye Genel Müdürü Peter Fahrni’den almış. Bu öğüt özellikle genel müdürlüğe yeni atandığı dönemde onun çok işine yaramış. Tarakçıoğlu, Fahrni’nin “Soruna odaklan, çözümü ara-bul ve harekete geç” sözünden iş hayatında nasıl yararlandığını şöyle anlatıyor:

“Daha geniş sorumluluklara sahip olduğum yeni görevimde, daha önce görev almadığım fonksiyonlarında yönetim sorumluluğu bana geçmişti. Her konunun detayına indim, odaklandım. Ve bulunan çözümleri icraata dönüştürebilmem sayesinde, bana bağlı departmanların işlerini daha yakından kontrol edebildim. Yeni ekip ile aynı doğrultuya bakabildim.”

Bu tavsiyeye uymak yetki delegasyonunu belli seviyelerde azalttığı için fiziksel olarak yorucu olabiliyor. Ancak, Tarakçıoğlu, bu yaklaşımın yöneticinin iş ile ilgili kişisel gelişiminde çok etkin olduğuna inanıyor.

DÖRT YABANCI CEO’DAN UNUTULMAZLAR

ÖNCELİKLER DEĞİŞEBİLİR Novartis’in CEO’su Daniel Vasella en iyi öğüdü doktorluk ihtisası yaparken patronundan almış. Vasella’nın çalıştığı hastanede her sabah, kısa bir toplantı yapılıyormuş. Hastaların geceyi nasıl geçirdiği ve o günkü sorumluluklar hakkında konuşuluyormuş. Toplantıyı yöneten patron, geç kalanlardan hiç hoşlanmıyormuş. Kârlı ve buzlu bir kış sabahı Vasella, toplantıya 15 dakika geç kalmış. Salona girdiğinde ise özür dileyerek yerine oturmak için yürümeye başlamış. Bir yandan da neden geç kaldığını anlatmaya çalışıyormuş. Tam o anda patronu lafını keserek, “Böyle bir günde sadece aptal insanlar zamanında burada olur” der. Vasella, bu sözden şu dersi çıkarır: “Öncelikler değişebilir. Şartlar kurallarınızı yeniden şekillendirmenizi gerektirebilir. Gerektiğinde kendi kurallarınızı değiştirmeye hazır olmalısınız”

MANTIKLI İŞLERLE UĞRAŞ Yayın grubu Earl G.Graves’in kurucusu ve CEO’su Earl G. Graves, 1960’larda bir gayrimenkul alım satım şirketinde satış elemanı olarak çalışıyormuş. Graves, bu şirketin patronu Cardinale’den aldığı öğütleri hiç unutmuyor. Patronunun yaptığı işlerde çok başarılı olduğunu söyleyen Graves, başından geçen bir olayı şöyle anlatıyor: “Bana bir gün ‘Bay Graves öncelikle bilmen gereken, herkes eşittir. Gelen kişinin multimilyoner bir gayrimenkul alıcısı ya da bizim bir kiracımız olması fark etmez. Ben hiçbir zaman zamanımı ofise gelip kirasından şikayet eden biri için harcamam. Sadece mantıklı olarak yapılabilecek işlere zaman ayırım.”

SADECE İNSANLARI DÜŞÜN Ogilvy & Mather Worldwide CEO’su Shelly Lazarus,  9 yıl önce şirketin CEO’su olacağını öğrendiğinde, şirketin efsanevi kurucusu David Ogilvy’yle konuşmak için 3 günlüğüne Paris’e gitmiş. Mart ayında Paris’e giden Lazarus, David Ogilvy ile şatosunda saatlerce iş hakkında dışarıda konuşmuş. Bu görüşmelerin sonunda da Ogilvy’e “Bana tek bir şey söyleyecek olsan, ne söylerdin?” diye sormuş. Ogilvy’de hiç duraksamadan şu cevabı vermiş: “ İnsanları değerlendirmek, anlamak için ne kadar düşünürsen düşün yeterli olmayacaktır. Önemli olan tek şey, insanlardır. Sen sadece onlar hakkında düşün.”

“OLDUKÇA İYİ” İYİ SAYILMAZ: Starwoods Hotel & Resort Worldwide CEO’su

Barry S. Sternlicht’in hayatında aldığı en iyi öğüt ise “ Oldukça iyi demek iyi anlamına gelmez.” Viacom’un Başkanı Mel Karmazin’den aldığı bu öğüt Sternlincht’in bütün iş hayatında etkili olmuş. Karmazin, Sternlicht’e çalıştığı bir şirkette çıtayı yükseltmek etrafındaki insanlara “İşler nasıl gidiyor” diye sormasını tavsiye etmiş. Eğer cevap “Oldukça iyi” ise de “Neden mükemmel değil” sorusunu yöneltmesini salık vermiş. 

FADİME ÇOBAN
fcoban@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz