Çift Şapkalı Sabancı Yeni Proje Peşinde!

Yıllardır tekstil sektöründe faaliyet gösteren Demet Sabancı Çetindoğan, kariyerinde yol ayrımında. Bossa, Yünsa ve Demsa’da üst düzey yönetici olarak çalışan Çetindoğan, “Kariyerime bu...

17 TEMMUZ, 20150
Paylaş Tweet Paylaş
Çift Şapkalı Sabancı Yeni Proje Peşinde!

Yıllardır tekstil sektöründe faaliyet gösteren Demet Sabancı Çetindoğan, kariyerinde yol ayrımında. Bossa, Yünsa ve Demsa’da üst düzey yönetici olarak çalışan Çetindoğan, “Kariyerime bundan sonra tamamen farklı bir sektörde devam edebilirim” diye konuşuyor. Ardından, bu düşüncesini şu sözlerle açıklıyor: “İnsan hayatında zaman zaman farklı meydan okuyucular olmalı diye düşünüyorum. Çeşitli sektörlerden teklifler alıyorum. Örneğin sağlık alanından gelen teklifler oldu. 2006’nın benim için iş hayatımda bir dönüm noktası olması büyük ihtimal.”

Demet Sabancı Çetindoğan için tekstil çocukluk yıllarında hayatına giren bir olgu. Küçük yaşlarda babası Hacı Sabancı ile birlikte Bossa’ya giden ve orada zaman geçiren Çetindoğan için bugün geldiği nokta o günlerde çizilmiş gibi… O günleri anımsarken, “Bazen kuzenim Emine de gelirdi, fabrikanın altını üstüne getirirdik. Adeta oyun yerimiz gibiydi. İşletmedeki çalışanlarla, sekreterlerle, müdürlerle sohbet ederdik. Yığılmış pamuk balyaları, masuradaki iplikler, ham kumaşlar derken baskı dairesindeki heyecan beni çok etkiliyordu” diyor. Tekstile karşı duyduğu bu ilginin ardından eğitimde işletme bölümünü seçen Sabancı, okul biter bitmez de soluğu tekstil fabrikasında almış.

Bugün ise Bossa, Yünsa ve Demsa şirketlerinde yönetim kurulu başkanvekilliği yapıyor. Sabancı Grubu ile olan bağlarını Bossa ve Yünsa ile devam ettirirken, eşi Cengiz Çetindoğan ile ortak olduğu Demsa şirketiyle de gruptan bağımsız olarak çalışıyor. Demsa’da dünyaca ünlü markaları Türkiye’ye getirerek, onların buradaki temsilciliğini üstleniyor.

hedKısacası Demet Sabancı Çetindoğan, zamanını grup şirketleri ve Demsa arasında ikiye bölüyor. Ancak, Sabancı’nın bu çalışma sistemi ve çocukluğundan itibaren hayatında olan tekstille bağı çok da uzun sürmeyecek gibi. Çünkü, kariyerine bu yıl içinde farklı bir yön vermenin planlarını yapıyor. Bundan sonra tamamen farklı bir sektörde çalışmaya devam edebileceğini belirten Demet Sabancı Çetindoğan, sözlerine şöyle devam ediyor:

“İnsan hayatında zaman zaman farklı meydan okuyucular olmalı diye düşünüyorum. Çeşitli sektörlerden teklifler alıyorum. Örneğin, sağlık alanında gelen teklifler oldu. 2006’nın benim için iş hayatımda bir dönüm noktası olması büyük ihtimal.” 

Sabancı Grubu’nda ve Demsa’da üst düzey yöneticilik yapan Demet Sabancı Çetindoğan ile Bossa ve Demsa’daki hedeflerini, tekstil sektörünü ve gelecek planlarını konuştuk:

* Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? İş yaşamınıza nasıl başladınız, bulunduğunuz noktaya nasıl geldiniz?
Adana doğumluyum. Adana Anadolu Lisesi’nden mezun olduktan sonra Londra’da, Richmond College’da işletme tahsili yaptım. Teksas’ta ilk iş hayatıma başladım. Çeşitli bölümlerde görev aldım. Şu an hem Bossa hem Yünsa hem de Demsa şirketlerinde yönetim kurulu başkanvekilliğini yapıyorum. Türkiye İşkadınları Derneği 2’nci Başkanlığı ve Yaratıcı Çocuklar Derneği’nde yürütme kurulu başkanlığı yapıyorum.

* Neden tekstil sektörü? Çalışmaya ilk başladığınız dönemlerde iş yaşamınız için kendinize ne tür bir hedef koymuştunuz? Bugün geldiğiniz nokta odaklanmış bir kariyer miydi, yoksa zamanın getirdikleri mi?
Çok küçük yaşlarda, cumartesi günleri babamla Bossa’ya giderdim. Bazen kuzenim Emine de gelirdi, fabrikanın altını üstüne getirirdik. Adeta oyun yerimiz gibiydi. İşletmedeki çalışanlarla, sekreterlerle, müdürlerle sohbet ederdik. Yığılmış pamuk balyaları, masuradaki iplikler, ham kumaşlar derken baskı dairesindeki heyecan beni çok etkiliyordu.

Tahsil hayatım biter bitmez kendimi tekstil fabrikasının içinde buldum. Benim için esas olan, işimi en iyi şekilde yapmaktı. Bunun için ne gerekiyorsa ödün vermeden yapmaya çalışıyorum.

* İş anlamında babanız Hacı Sabancı’dan neler öğrendiniz, kendinize kimi, kimleri örnek aldınız?
Boş zamanlarımda babamla işe gidip gelmek benim için ayrı bir keyifti. Onun işe bakışını, heyecanını ve konuyu anlatımını çok dikkatli dinlerdim. Tabii ki rahmetli babamdan çok şey öğrendim. Her şeyden önce çok iyi bir dinleyiciydi. Konunun uzmanından mutlaka fikir alır ve kendi düşüncesini de katarak konuyu, olayı çok güzel özetlerdi. Özel hayatında da iş hayatında da dürüstlük ve doğruluk esastı. Önceliklerini belirlemede, randevu saatlerine önem vermede, insan ilişkilerinde hassas ve dengeli olmada hep babamı örnek almışımdır. Ayrıca en etkileyici yönü mütevazı kişiliği ve içtenliğiydi.

Bir başka örnek aldığım kişi ise ağabeyim Ömer Sabancı. Son derece disiplinli, düzenlidir ve işini zamanında takip eder.

* Tekstil, Sabancı Grubu için stratejik bir sektör mü? Sabancı Grubu içinde Bossa’nın konumu nedir?
Tekstil, Sabancı Grubu için ilk sanayiye giriş alanı. Hatta Bossa, Sabancı’nın ilk sanayi tesisi. Sabancı Grubu’nda tekstil, cirosu itibariyle finans dışı işlerin yüzde 6’sı, sanayi grubunun da yüzde 12’si büyüklüğünde. Bossa da tekstil grubunun yüzde 65’ini teşkil ediyor. Tekstil grubun önemli bir parçası. Bu alandaki duruşumuzu, büyüme ve sürdürülebilir kâr belirler.

* Üretiminizin yüzde 60’ını ihraç ettiğinizi biliyoruz. Peki bu ihracatta Bossa olarak kendi markanızı mı satıyorsunuz?
Elbette kendi adımızı öne çıkararak ihracat yapıyoruz. Ancak, sonuç olarak değer zincirinde ara malı ürettiğimiz için bunu tam olarak marka kavramında düşünmek zor.

* Geçtiğimiz yıl Bossa’da marka ve mağaza zinciriyle ilerleme kararı almıştınız. Bugün bu strateji sayesinde nasıl bir gelişme kaydettiniz?
Uzun vadeli strateji, isminden anlaşılacağı gibi uzun soluklu bir süreç, uzun bir yol. Bossa ürünlerini Armani, Hugo Boss, Diesel, Gap, Guess, Vakko gibi yerli ve yabancı birçok üst marka kullanıyor.

* Bossa’nın 2005 cirosu ve 2006 ciro beklentisi nedir? Yüzde kaçlık bir büyümeyi hedefliyorsunuz?
2005 çok özel ve sektörümüz için de zor bir yıldı. Bossa 165 milyon dolar ciro gerçekleştirdi. 100 milyon dolar ihracat yaptı, 2006 yılı için yüzde 20 seviyelerinde bir büyüme bütçeledik.

* Bossa’nın gelecekteki büyüme hedefleri neler? Bossa cephesinde satın alma ya da  ortaklık gerçekleşebilir mi?
Sürdürülebilir kâr ve büyüme hem Sabancı topluluğu, hem de Tekstil Grubu için değişmez ve tartışılmaz hedef. Globalleşme, dikey entegrasyon, fark ve değer yaratma konularında katkı sağlayacak yerli ve yabancı her türlü işbirliğine açığız.

* Tekstilde ne tür zorluklar yaşıyorsunuz? Sizin bu zorlukların üstesinden gelmede uyguladığınız taktikler neler?
Sektör genelinden daha az sorun yaşadığımızı ve daha doğru stratejilere, daha doğru bir yapıya sahip olduğumuzu düşünüyorum. Fark yaratma, inovasyon, hız ve esneklik en önemli güçlerimiz. Bizim hassasiyetle üzerinde durduğumuz konular müşteri rölasyonları ve müşteri memnuniyeti.

* Bossa’nın yönetim kurulu başkan yardımcısı olmanın yanında Demsa’nın ortağısınız. Demsa’daki pozisyonunuzdan, görevlerinizden bahseder misiniz? Bu iki şirket zamanınızın yüzde kaçını alıyor? En aktif görev aldığınız şirket hangisi?
Yakın geçmişe kadar hem yönetim kurulu başkan yardımcılığı yapıyordum hem de şirketin iç denetim ve tüm hizmet mal alımından sorumluydum. Ancak, çift şapka söz konusu olduğu için şu an sadece iç denetim ve başkan yardımcılığını yürütüyorum. Buna paralel önceden Demsa’da şirket ortağı olarak görünüyordum ve mevcut işlerle fazla ilgili değildim. Ancak şu anda vaktimi yarı yarıya kullanıyorum diyebilirim.

Sabancı Grubu Tekstilden Çıkacak mı?

* Türkiye tekstilde ucuzluk avantajını yitirdi. Sizce tekstilde daha fazla hasar almadan ilerlemek için hangi noktalara odaklanmak gerekiyor?
Türkiye, uzun zamandır ucuz sıra malı üreterek tekstil yapan bir ülke konumundaydı. Ancak, yaratıcılık, hız özellikle de AB’ye yakınlık avantajı, lojistik, güçlü pazarlama ve satış, sektörü geleceğe taşıyacak kavramlar. Biz de stratejilerimizi bu yönde yapılandırmış bulunuyoruz.

* Türkiye gelecekte tekstil ve konfeksiyonda önemli bir oyuncu olabilecek mi?
Katma değeri yüksek ürünler dışında rekabet gücümüz önemli ölçüde aşındı. İstihdamın üzerindeki yükler ve pahalı enerji çok ciddi faktörler. Tüm bunlara karşın sektörün kabiliyetleri, ülkemizin konumu üst sınıf için bize şans veriyor. Bunları akıllı değerlendirirsek önemli bir oyuncu olmamamız için bir sebep yok diye düşünüyorum.

* Sabancı Grubu tekstilden çıkacak mı?
Böyle bir karar veya önyargı yok. Ancak, Sabancı Grubu işadamlarının yönettiği bir iş grubu; koşullara göre değerlendirme yapıp doğru değeri bulduğu ve katkı gördüğü her işi alacak  veya verecektir.

 “Demsa 2 Yılda Yüzde 45 Büyüdü”

Markaların Türkiye’ye İlgisi Arttı Türkiye’de ekonomik ve teknolojik gelişmeler, ülkenin konumu, 72 milyonluk nüfusun yüzde 50’sinin 25 yaş altında olması gibi birçok önemli faktör var. Bu faktörler dünyanın önde gelen markalarının ülkeye olan ilgisini artırdı. Türkiye’nin önümüzdeki dönemlerde yatırım yapmayı planladıkları ülkeler arasında en üst sıraya oturmasını sağladı.

Fiyatlar Ulaşılabilir Seviyelerde Son 1-2 yıl içerisinde Demsa’ya başvuran markaların sayısı da bu kapsamda her geçen gün artıyor. Ancak, Demsa bu konuda çok seçici davranarak, marka portföyüne her kesime hitap edecek ve müşterilerine her ürün karmasını sunabilecek markaları kattı. Bunu sağlarken yurtdışı satış fiyatlarını göz önüne alarak, her zaman fiyatları ulaşılabilir seviyelerde tutmaya özen gösterdi. 
Demsa Artık Yüzde 30 Büyüyecek Bugün Demsa dünyaca ünlü 10 markasının temsilciliği ile 70 mağazaya ulaşmış durumda. Türkiye’ye getirdiği Mothercare markası ile 22 mağazaya ulaştı. Önümüzdeki 3 yıl içerisinde 60 noktaya ulaşmayı planlıyor. 

Demsa son 2 yılda yüzde 40-45 oranında büyüme gerçekleştirdi. Önümüzdeki yıllarda bunun yüzde 30 gibi devam etmesi öngörülüyor. Görüşülen 2 yeni marka dışında Demsa’nın 2’nci misyonu ise  “yeni sektörlerde gelişmek” konusunda atılımlara devam etmek. 

 “Kariyerime Farklı Bir Sektörde Devam Edebilirim”

Vefat İle Grup Geçiş Dönemi Yaşadı Sakıp Sabancı, ailemiz ve grubumuz için çok önemli bir liderdi. Çok sevilen ve çok saygı duyulan bir insandı. Allah rahmet eylesin Türkiye’ye, Türk insanına çok önemli mesajlar verdi. Vefatı sonrası Sabancı Grubu için bir geçiş dönemi oldu. Ve bunu grup 3’üncü kuşak ile yapmaya karar verdi.
Performans Değerlendirmesi İçin Erken Performans konusunda değerlendirme yapabilmek için biraz zamana ihtiyaç var. Ancak, şunu söyleyebilirim, teslim alınan bayrak çok önemli bir bayrak. Tüm Sabancı Grubu’nun da bunun bilincinde olduğunu sanıyorum.
Güler Sabancı’yı Başa Getiren Neden Güler Sabancı bizim kuşağın ilk temsilcisi. Grubumuzun başında olmasının en büyük nedeni bilgi birikimi ve tecrübesi diyebilirim.

2006 İş Hayatımın Dönüm Noktası Kariyerime bundan sonra tamamen farklı bir sektörde devam edebilirim. İnsan hayatında zaman zaman farklı meydan okuyucular olmalı diye düşünüyorum. Çeşitli sektörlerden teklifler alıyorum. Örneğin, sağlık alanından gelen teklifler oldu. 2006’nın benim için iş hayatımda bir dönüm noktası olması büyük ihtimal.

Nilüfer Gözütok
ngozutok@capital.com.tr


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz