Citi'nin yeni planı

Citibank Türkiye Genel Müdürü Serra Akçaoğlu, bireysel bankacılık departmanlarının satışı sonrası ilk defa konuştu ve yeni rotalarını anlattı.

1.10.2013 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Citi'nin yeni planı

4- Her tür kurumsal ve ticari müşterinin, finansman, nakit yönetimi ve dış ticaret alanında her türlü ihtiyacında yanında olacağız.
5- Çok uluslu şirketlerle aktif çalışıyoruz ve yüzde 23 gibi büyük payımız var. Lideriz ve büyümeye devam edeceğiz.
6- Türkiye’deki halka açılmalarda ve finansmanlarda aktif rolümüzü sürdürmeye devam edeceğiz.
7- Menkul kıymet saklamada yüzde 45 payla lideriz. EFT hacminin yüzde 15’inden fazlasını biz yapıyoruz. Buradaki liderliğimiz sürecek.
8- Lider olduğumuz alanlarda bunu korumak, lider olmadıklarımızda ise büyüme stratejimiz var. Büyüme nakit yönetimi, dış ticaret ve finansmandan gelecek.
9- Türkiye’de 2,2 milyar TL kredi hacmimiz var. Bu yıl toplam kredilerde yüzde 20 büyüme hedefliyoruz.
10- Kurumsal bankacılıkta 500, ticari 10 bankacılıkta 1.700 müşterimiz var. Hem mevcut müşterilerimize daha penetre olmak hem yeni müşterilerle çalışmak istiyoruz.
11- Türkiye, Citi için çok önemli. 10 kişilik bir ekiple bölgedeki işleri Türkiye’den yapıyoruz, bu işleri daha da fazla artıracağız.

“TÜRKİYE YAPACAKLARINA ODAKLANMALI”
GEZİ OLAYLARI RİSKİ ARTIRDI MI?

Hayır, ülke riskini artırmaz. Citi gibi kuruluşlar çok tecrübeli, ülkeleri çok iyi analiz ediyor. Derin analizler yaparak Türkiye’ye güveniyor. Citi, Türkiye’yi çok seviyor. Türkiye’nin orta ve uzun vadeli çok büyük bir potansiyeli olduğunu düşünüyor. Bu olaylar değil ama dünyadaki gelişmeler yatırım kararlarını daha çok etkiliyor. Her ülkenin kendi içinde sorunları olabilir, bunlar bizim yatırım iştahımızı etkilemez. Ben kısa vadeli hareket etmemek lazım diye düşünüyorum, analiz ederken de kısa vadeli bakmamak lazım.
FED’İN KARARLARI
FED’in bu kararları beklenmiyordu. Yakından izlememiz lazım. Ama her kararı anlık takip edip ona göre pozisyon alınmasına da karşıyım. FED’in son kararları Türkiye’yi pozitif etkiledi. Ama bir tek bu kararların pozitif etkilemesine güvenmemek lazım. Türkiye kendi dinamiklerine aynı şekilde odaklanmaya devam etmeli. Bu da Türkiye’nin akıllı şekilde ihracatını artırması, bölge merkezi olması, daha fazla yatırım çekmek için çalışması demek. Tabii dış etkenleri, diğer ülkelerin ekonomik kararlarını çok yakın takip etmemiz lazım ama Türkiye yapacaklarına odaklanmalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz