Dost bildikleri Jan Nahum'a niye sırt çevirdi?

Jan Nahum Türkiye'de otomotiv sektöründe karşılaştığı zorlukları ve Türkiye'nin sektöre bakış açısını anlattı.

1.07.2010 00:00:000
Paylaş Tweet Paylaş
Dost bildikleri Jan Nahum'a niye sırt çevirdi?


Capital:
 Katı atık yönetim işiniz nasıl gidiyor?
- Bizim esas ilerlemiş konumuz, katı atık değerlendirme konusu. Pamukova’da bir tesis kuruyoruz. Orada en son teknolojiyi devreye koyuyoruz. Tesis önümüzdeki yılın şubat ya da mart aylarında üretime geçecek. O yöredeki 5-6 belediyenin bütün katı ve evsel atıklarını toplayıp gaz yapacağız. Bununla da kalmayacak elektrik ve gübre üreteceğiz. Isısından faydalanıp soğuk hava deposu çalıştıracağız. Dolayısıyla ilk başta topladığımız atığın yüzde 90’ını değerlendirip yüzde 10’unu hiçbir zararı olmayan atık olarak normal depolama sahalarına yollayacağız. Bu, Türkiye’nin ilk entegre tesislerinden biri. Bunun yazılımla kontrol edilmesi gerekiyor. O yazılımları yapmak üzere çalışıyoruz. Bu teknolojiyi ilk önce Türkiye’de sonra bölgede yaygınlaştıracağız. 

Capital:
 Kıraça ile ortak Sirena Marine’de yelkenli üretimi yapıyorsunuz. Burada işler nasıl gidiyor?
- Sirena Marine’de çıkarttığımız yelkenli markası Azuree, benim için çok enteresan bir konu. Orada dünya markası yaratma yolundayız. Kıraça Grubu’nun yatırımı ama biz de orada ortağız. Ağabeyimle birlikte uğraşıyoruz. Bana sorarsanız dünyanın 70 feet’e kadar olan en iyi deniz taşıt üretim tesisini kurduk. Dünyada benzeri yok. Türk yelkenli markasıyla tüm dünyaya yayılmak niyetindeyiz. 

Capital:
 Birçok yenilikçi işle aynı anda uğraşıyorsunuz… Bu işlerinize yönelik birleşme, satın alma veya ortaklık teklifleri geliyor mu?
- Bütün işlerimizde bizle ortak olmak isteyenler var. Ama şu anda bizim öyle bir niyetimiz yok. Ciddi bir kıymet yaratmadan ortaklığı cazip bulmuyoruz.

Capital:
Profesyonel hayattan girişimciliğe geçiş döneminizde, büyük hayal kırıklıklarınız oldu mu?
- Hayal kırıklığı yok. Bir gerçekle karşılaşıyorsunuz. Eskiden bir kurumun başındasınız. Herkesin size gösterdiği bir itibar var. O kurumdan çıktığınızda elinizde çantanızla uğraşmaya başlıyorsunuz. Randevu istiyorsunuz vermiyorlar, 9 kere bir konuyu ikna etmek için toplantıya giriyorsunuz. Yüzünüze bir şey söylüyor, arkanızdan başka türlü şeyler yapıyorlar. Sokaktaki insanın sıkıntılarını yaşıyorsunuz. 

Capital:
 En büyük hayal kırıklığını kimlerden gördünüz?
- Benim en büyük hayal kırıklığım, beraber omuz omuza çalıştığım, öne çıkarıp desteklediğim arkadaşlarımın beni arkadan vurması oldu. Birçok iş arkadaşım yüzüme gayet güzel konuştuktan sonra iş konusunda yardım istediğimde sırt çevirdi. Ve bunu hepsi yaptı. 

Capital:
 Bunu neye bağlıyorsunuz insanlar neden destek olmuyor, girişimcilikten kaçınıyor?
- İnsanlar kurumlarda rahat ediyor. Kurumun dışına çıkıp savaş verdiğinizde başarılı olmanız istenmiyor. Bunun 2 nedeni var: Birincisi, kurum kurumdan çıkanın başarılı olmasını istemez. Kurumun dışında kendi savaşını verip başaranlar arttıkça yaşamak için o kuruma ihtiyaç olmaz. İkincisi, herkes de o riski almak istemez. Kurumun dışına çıkanın tökezlemesi farklı bir seçimin olabileceğini kabullenmek istemeyenlerin işine gelir.
Böylelikle “Kurumun içinde kalmakla iyi yaptım” der. Beklemediğim taraf buydu. Geri kalan her şeyi bekliyordum. Birinin kapısına 7 kere gitmek benim için normaldi. Ama iş arkadaşlarımın, dost olduğum insanların bana sırt çevirmesini beklemezdim. O bayağı sıkı bir hayat dersi oldu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yorum Yaz